[ Geri Dön ]

 

 

İlettikleriniz

 

Yayınlanmasını istediğiniz iletiler için tıklayın...

 

 

27 Mart 2009

DEĞERLİ MALKAYA KÖYÜ SAKİNLERİNİ BURADAN SEVGİ VE SAYGILARIMLA SELAMLIYOR BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN ÖPERİM...

Bursa'dan Baki ERGÜN-İnşaat Teknikeri (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@gmail.com

 

 

24 Şubat 2009

Sevgili Malkayalılar,

Köyümüzün web sayfası, yeni web adresinden "http://malkayakoyu.net" yayınına devam edecektir.

Malkaya Köyü Web Sayfası

 

 

24 Şubat 2009

Sevgili Malkayalılar,

Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/140 nolu kararı gereği, Yahoo Geocities alan adının Türkiye'den erişimi Telekominikasyon İletişim Başkanlığı'nca engellediğinden köyümüzün de web adresinin bulunduğu alt alanlara erişim 04 Şubat 2008 tarihinden itibaren engellenmiş olup bu yasak halen de devam etmektedir. Bu erişim yasağının köyümüz web sayfası ile hiç bir ilgisi olmayıp, tümüyle Yahoo Geocities sayfası ile ilgilidir. Bilgilerinize sunar bu süreç içersinde web sayfamızın hizmet sunamayışından dolayı özür dileriz.

 

Malkaya Köyü Web Sayfası

 

 

24 Şubat 2009

Web sayfamız 04 Şubat 2008-24 Şubat 2009 tarihleri arasında erişilememiştir.

 

Malkaya Köyü Web Sayfası

 

31 Ocak 2008

Diyarbakıra 123 km olan köyümüz,arapgir şam ticareti yol güzergahı yakınından geçmesi handere garakilise adış çüngüş,ikmal ve tedarik edinme,TOĞHMAK BABA KALESİ, HABURMAN KÖPRÜSÜ,üzeri mola ergani, ÇAY ÖNÜ, toplanma olarak KARACADAĞ DEVEGEÇİDİ,DELİLLER HANI,konaklama,alışveriş,KIRKLAR DAĞI ONGÖZLÜ KÖPRÜ üzeri,şam güzergahlarında,bezirgan yolculuklarını çokça yapan ecdat ve hemşerilerimiz,hemen hemen bir çoğu rızkını bu meşagavetli yollarda idame ederlermiş,Yöre ve köyümüzün,alış veriş şehirleri,HAĞPUT,ve diyerbekir,den yaparlarmış,diyerbekire katır eşekle yüklü 3 günde gelirlerdi bende yetişdim,bundan dolayı bu güzel sahabeler  peygamberler diyarında ,okuma çalışma ticaret yapma,gibi uğraşlarla,sürekli kalır hale gelenler,çokça olmuş,5.6. kuşak olan aileler vardır,köyümüzden şimdiyse ben şahsen,33 senedir,bir fiil burada geçti 150 eve yalnız bizim köylülerimiz,oluşmaktadır,yöre ve köylülerimizin,sosysl ve kültürel faaliyetlere hobi olarak paylaşım merak duyarlılık,! fazla olduğundan,içe kapalı bir toplum oluşmaktadır.Üzerinde yaşadığımız,toprak ve şehir,hakkında malesef 1 çoğumuz,bilgi ve görsel tanıma merakı oluşmamaktadır,oysa çok önemli,MUBAREK,bereketli kutsal bir şehirde yaşmaktayız.Diyarbekir anadolunun,ilk yerleşim bölgelerinden,olduğu isbatlanmıştır.Dünyanın,ticaret merkezi niteliğinden DOĞUNUN PARİSİ,ünvanını almıştır.MÖ.300.Yıllarından cumhuriyet dönemine kadar,36.DEVLETve HÜKÜMDARLIKLAR,yaşamış,yazıt ve tarihi kalıntılar, 800, senede yapılan dünyada eşi olmayan ,İÇ SUR DIŞ,SUR ,VE çeşitli kıl kamış döneminden günümüze kadar çeşitli yazılar ,TILSIM,EBCED,İLİMLERİ,çeşitli  güç figürlerive TANRISAL,yazıtlar sayılmayacak  kadar ilmine vakıf olunmayan,bir açık hava yazılı kitabelerle,motiflenmiş açık hava surlarıdır.YUNUS,Peygamber,gemiyle,ŞAT,kenarı olan FİSKAYASI,kenarına yunus balığı  bırakmış,7. sene bu diyarda ikamet etmiş,Diyerbekir kale projesini yapan plnlayan,yukarıdan bakıldığında balık figür görünümündedir,HÜSNÜ KABUL,!  nedeniyle diyerbekire özel duası vardır.YUNUS peygamber,ZÜNUN, BALIK. ismini buradan almıştır.MEVLANA HALİDİN,bağdadi,esrinde ise ayaklarınbasamayacağı,kadar şehit ve SAHABELER,den bahseder,ayak basacak yer bulamadım,diye yazmaktadır,bu kadar sahabeyikiramın,konuk olduğu,bir yer yoktur,İYAZ BİNİ GANEM,Komutanlığındaki ordu 27 mayıs 638 de şehri feht etmişdir,ilk etapta 40 şehit verilmişdir,27 si,hz.süleyman bölgesinde,13,ü şehrin farklı kapı ve yerlerinde şehitlik mertebesine ulaşmışlardır.SULTAN SASA ya 500.sahabe katılmış sur içi ve dışında hepsi şehit olmuş.sultan sasa ve diğer akınlar, kazaya katıllmışlar sayısı ALLAH bilir farklı kayıtlarda 1000.nin üzerinde şehitlik mertebesine ulaşanlar olmuş,bunların içinde cennete müjdeli olan sahabeyi kiram veli  olanlarda bulunmaktadır.İL merkezinde bulunan surlar esrlerin başında anıtsal değere sahip bulunmamaktadır.yalnız çin seddinden sonra en büyük kale niteliğindedir,5,kmt re uzunluğu 82,burcu ,8 kapısı çeşitli kültürlerlşe yazılı,kale sur niteliğindedir.ANADOLUNUN,en eski mabetlerinden,MAR,TOM! A,Kilisesi, 5 ci,HAREMİ,ŞERİF,olarak kabul edilen,islama katılımından sonra,osmanlı sonuna kadar,ÜLAMA ve BÜYÜK zatlar,asırlarca,HAC yolunun,1 cci tevaf ve ibadet yeri,kabul edilmiş,HACCIN,İlk ziyaret ve 1 ci ayağı toplanma yeri olarak kabul edilmiş,MİHMANDAR  ve DELİL, buradan başlayarak,,hac farizasına başlanırmış.1.c, ULU CAMİ 2ci şamda CAMİYİ ümmüye,3cü, MESCİDİ NEBEVİYE,4,cü,MESCİDİ AKSA,5ci BEYTULLAH,Olarakhac farizesini asırlarca böyle dönüş ayni 5 haremi şeriften 1 haremi şerife gelindiğinde her hacı diyarlarına yol alırmış,ulu cami hz SÜLEYMAN, Ziyareti son bulurmuş.bu denli MUBAREK ,olan şehrimiz ve bu toprakları sağlığımızda tanımaya çalışalım,ben bildiğim kadar mihmandarlık yapmaya her zaman varım,azda olsa ziyaret ve şehrimizi tanıyalım,selam ve saygılar sunarım...

                  

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

24 Ocak 2008

Emine teyzenin vefatini üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum, merhumeye Allahtan rahmet kederli ailesine başsağlığı dilklerimi iletiyorm...

İrfan Turan (Havvagil),  eposta: elveda_gencligim3541@hotmail.com

 

 

 

20 Ocak 2008

VEFAT. Köyümüz sakinlerinden, Emine SEVLİTOPU, İstanbul'da vefat etmişdir. Merhumeye ALLAH’dan rahmet yakınlarına baş sağlığı dilerim...

                  Oğlu Recep SEVLİTOPU’nun ev telefonu: 0 412 251 1457

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

05 Ocak 2008

KARA KIŞ Kış yurdun bir çok yerinde olduğu gibi köyümüzdede yollar kapalı tipi don zorlu kışa girmektedir tabiiki bizden yukarıda daha fazla kar ve kış ihtişamını göstermektedir,ALLAH Fakır fukaraya yardım etsin zarğahsı hayvan besleyenin sap samanı az olana hasta ve ihtiyar okula gitmek zorunda olan öğrencilerin ALLAH yadımcısı olsun.selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

31 Aralık 2007

ORMAN VE AĞACIN ÖNEMİ,hani dinimidede öyle bir hadis var yarın kıyamet kopacağını bilirsen elindeki ağacı dikuyarısı var temacı olman gerekmiyor,belkide köyümüz ve yörede ağaçları heba ettik diye,fay hattı örüvizyonkayma hareketliği oluşuyor,gibi kanılar oluşmaktadır.Köyümüzde kurulandan bu yana çok evrim geçirdiği,değişken yerleşim alışkanlık kültür yokluk geçirmişdir.Bir zamanlar sarıkaya geğik pınarıormanla kaplıyermiş öyleki köyün belli aileleri irice BİĞHRİ,köclerikesip, mercenin meşeden yuvarlar epsem deresinde toplar evlere getirilermiş,kışın yakacak ve ışığından faydalanırlarmış,Belli evler 40 adet köc sayılı olarak yakarlarmışki çilenin çıktığına onlar cevap verirmiş,Şöyleki evler yerdamı içeri ev gezeme yatmayeri olarak yapılanmış kışı karı çok olurmuş hatta çuvallrla damın karını dere ve boş yerlere sırtla götürürlermiş,akşam 1 köc dikerler üzeri ışık altı ısı şeklinde söndükçe gamış üfürüklerle üflenirmiş,artı yemek te pişirilirmişgenelde çelem pancar!  aşı mısır gilgil aşı .KİNOĞUYA,Ateş çekilip sac ayakla pişer,ışığından İG egirme ÇIYRIK çevirme,BEDÜRÜK yapmaTENE ekleme,ŞEHRE,keswme HEKET heketleme, CENK ,ktaplrı okuma gibi uzun kış ge4celerinden faydalanırlarmış.çok acil misafir ve yaşlı misafirler geldiğinde ,HAĞNPEK,ve küçe kapısına kadar,İDARE lanbası FENOS,ÇIRA gibi lanbaların ışığıyla gönderirlermiş.Bilerde yetişdik bu yaşamlara,Tasbiikiçüngüş ve mırgandanpamuk balyelerı yün kıl mısır kefini gibi ham olarak getirilir YUMAK ,ÇİLE ,olarak bedel karşılığı  alırlar bzı aileler in evinde dokuma tezgahlarıda vardı ,bez çuval hğral  heybe gibi sipariş alıp ücret karşılığı ve must ula dokurlardı.ailesi kalabalık müsait olanlar tabiiki,Köyümüzde eski yaşlılar kışın çok ve EHVAN,geçeceğini bazı işaretlerle bilirlerdi ZARHĞA ,DEĞİRMENLİK,alafı ona göre ayarlarlardı,şöyleki kavak ağacının tepesi sararınca kış  çetin altı sararınca ehvan normal sararıca normal gibi birde yerli keklikle gitmezse gibi yani bunlar perşnbeyi çarş! anbadan hissderlermiş.Oturma yerleri BİHĞRİ ,bacaları rüzgara göre ayarlanır çevirme yapmasın diye ve hırsız eşgıyalar geldiğinde,anlamak için çay taşları ağır çakıl büyüklüğünde baca etrafına dizilir işlenirse bacadan düşer sac ayaklı sininin üzerine ve hırsızlığa temayul edeni yakalarlarmış.yani hem çalışır  hem tedbirini alırlarmış ilkel metodlarla çünkü eşkıyalar alaca kaya ve bahçebabayı böyle talan etmişler.yani laf üretmeden bedenen binbir meşagavetle çlışır rızkını idame etmezlermiş dedikodu yapmazlar yapanıda yadırgarlarmış.Dedikodu dinimizcede çok vebal görmeden yaşamadan yorum ve ön yargı dar düşünce çok kötüdür,bir davranıştır,insanın başına büyük dertler açar,ummadığınız yerde söyldiğiniz söz gün gelir karşınıza çıkar,unutmayalımki yerin kulağı vardır.yeni yıl tüm hemşeri insanlık alemine yayılar getirsin dileklerimle selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

31 Aralık 2007

Yeni yılın Dünyamıza Barış, Özgürlük, Sevgi ve sağlık getirmesi dileğiyle Nice Mutlu yıllara...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

31 Aralık 2007

2008.YILININ.TÜRKİYEMİZE,Yurdumuz ve islam,alemine köylü,dost ve sevenlerimize,sağlıklı yaşam huzur,bereket şans hayırlı ömür nasip etmesini YÜCE, ALLAHDAN, Niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

31 Aralık 2007

SIR. Köyün ortası cami önü ve damı orta mahalleden,kuş bakışı nazar edildiğinde,kaya üzerinde, GUŞLUK VAKTİ, İnsan başı yüzü tebessümlü,size bakar vaziyette,Öğlen padişah kavuklu,ikindi saray kapısı,Görünürü figürü simetrik olarak sanki işaret anlamına görünmektedir,dikkatli bakılınca,Yeni yıl tüm hemşeri dost ve tüm yurdumumuza hayırlar bereket sağlık huzur getirmesini,YÜCE ALLAHDAN Niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

31 Aralık 2007

ORMAN VE AĞACIN ÖNEMİ,hani dinimidede öyle bir hadis var yarın kıyamet kopacağını bilirsen elindeki ağacı dikuyarısı var temacı olman gerekmiyor,belkide köyümüz ve yörede ağaçları heba ettik diye,fay hattı örüvizyonkayma hareketliği oluşuyor,gibi kanılar oluşmaktadır.Köyümüzde kurulandan bu yana çok evrim geçirdiği,değişken yerleşim alışkanlık kültür yokluk geçirmişdir.Bir zamanlar sarıkaya geğik pınarıormanla kaplıyermiş öyleki köyün belli aileleri irice BİĞHRİ,köclerikesip, mercenin meşeden yuvarlar epsem deresinde toplar evlere getirilermiş,kışın yakacak ve ışığından faydalanırlarmış,Belli evler 40 adet köc sayılı olarak yakarlarmışki çilenin çıktığına onlar cevap verirmiş,Şöyleki evler yerdamı içeri ev gezeme yatmayeri olarak yapılanmış kışı karı çok olurmuş hatta çuvallrla damın karını dere ve boş yerlere sırtla götürürlermiş,akşam 1 köc dikerler üzeri ışık altı ısı şeklinde söndükçe gamış üfürüklerle üflenirmiş,artı yemek te pişirilirmişgenelde çelem pancaraşı mısır gilgil aşı .KİNOĞUYA,Ateş çekilip sac ayakla pişer,ışığından İG egirme ÇIYRIK çevirme,BEDÜRÜK yapmaTENE ekleme,ŞEHRE,keswme HEKET heketleme, CENK ,ktaplrı okuma gibi uzun kış ge4celerinden faydalanırlarmış.çok acil misafir ve yaşlı misafirler geldiğinde ,HAĞNPEK,ve küçe kapısına kadar,İDARE lanbası FENOS,ÇIRA gibi lanbaların ışığıyla gönderirlermiş.Bilerde yetişdik bu yaşamlara, Tasbiikiçüngüş ve mırgandanpamuk balyelerı yün kıl mısır kefini gibi ham olarak getirilir YUMAK, ÇİLE ,olarak bedel karşılığı  alırlar bzı aileler in evinde dokuma tezgahlarıda vardı, bez çuval hğral  heybe gibi sipariş alıp ücret karşılığı ve must ula dokurlardı.ailesi kalabalık müsait olanlar tabiiki,Köyümüzde eski yaşlılar kışın çok ve EHVAN,geçeceğini bazı işaretlerle bilirlerdi ZARHĞA, DEĞİRMENLİK, alafı ona göre ayarlarlardı,şöyleki kavak ağacının tepesi sararınca kış  çetin altı sararınca ehvan normal sararıca normal gibi birde yerli keklikle gitmezse gibi yani bunlar perşnbeyi çarş! anbadan hissderlermiş. Oturma yerleri BİHĞRİ, bacaları rüzgara göre ayarlanır çevirme yapmasın diye ve hırsız eşgıyalar geceleri baskın yaparlarmış onun için,bihğri dam delik çevresine çay taşları ağır çakıltaşlar dizerler, altınada saç ayak üzerine siniyi bırakırlarmışki suçluyu yakalasınlar gibi bazı ilkel metodlar uygularlamış, bizden bazı aiiler amerikda çalıştıkları için sürekli eşkıya dikkatini çekermiş zaten alacakaya bağhçe baba bu şekilde talan edilmiş.Yani diyeceğimher aile reberlik ve hayvancılıklageçimini çalışarak idame edremiş,Boş insan yok çalışmadan avanta geçinmek yok boş lafta dedikoduda yokmuş,dedi kodu dinimidede çok kötü görmeden yaşamadan ön yargı hiç hoş değil,İnsanın başına büyük dertler açar,ummadığınız yerde söylediğinizsöz,gün gelir,karşınıza çıkar,unutmayalımki yerin kulağı vadır.Yeni yıl tüm köylü hemşeri dost sevenlere ve tüm yudumuza yayırlar getirsin selam saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

28 Aralık 2007

2008 YILININ TÜM İSLAM ALEMİNE VE GÜZEL ÜLKEMİZ TÜRKİYEMİZE HAYIRLI UĞURLU OLMASINI YÜCE RABBİMDEN DİLERİM. SİZ KÖYLÜLERİZİN DE YENİ YILINI KUTLAR SAĞLIKLI UZUN ÖMÜRLER TEMENNİ EDERİM, YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

 Mersin'den Aydın Yücel ve Ailesi (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

28 Aralık 2007

Bir yılı daha geride bırakıyoz acısıyla tatlisiyla ve yeni bir yıla giriyorz inş. yeni yılın tüm köylülerim için güzellik, mutluluk ve esenlik getirmesi dileğimle...

İrfan Turan (Havvagil),  eposta: elveda_gencligim3541@hotmail.com

 

 

28 Aralık 2007

BİLİYORMUYDUNUZ?. Köyden hayli uzak zirveden kuş bakışı bakıldığında köyümüz KALP figürü görünümündedir. Köyümüzün ortası camiidir cami damı ve önünden SABAH, ÖYLEN KUŞLUK, İKNDİ, AKŞAM, Vakit namazları ve saat ayarları eski zembelekli saatler ve vakit namazlarının,görünür,yerlerde işaretleryle, yanılma payı sıfır yerler bulunmaktadır, büyüklerimizden öğrenelim cevabını.selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

27 Aralık 2007

5.ORTAKLI DUVAR. Şaşırmayın demeliyim, çünkü köyümüzde hemde bizim ev 1958 yılında sağır gil lakaplı sofu mustafanın eski eviymiş. Ancak ben bir anımı anlatmadan geçemeyecem, benim d.s.i de 32 sene gibi çalışmışlığım ve 25 sene bir fiilsosyal hizmetler şefliği yaptım.Görevim gereği sosyal kültürel tarihsel konuları paylaştım,misafir ve heyetlerle bizati ben yöre ve memleketin tarihi yerlerini baraj gezilerini rehber ve mihmandarlığını çokça yaptım. Yine bir gurup çay önü ve karakaya baraj gezisinden sonra, jeoloji inşaat mimar müendis ve şübe müdürleriyle, gezi dönüşü köyümüze, çıktık müdümüsü çayda bırakıp çay molsı derken çok beğendiler köyün yerini yeşillik ve doğal güzelliklerini, derken çay yanları evlerin de biraz yukarı köy içine merak üzerine çıktık, ayak üstü köy hakkında biraz dilim döndüğü kadar bahsettim, köyle ilgili aldığım yanıt,bana ahmet bey, HARKULADE, bir yerleşim yeri seçildiğini rüzgar ve güneşden yararlanma,yaban tarla bahçelere nazır,daha önemlisi, buyapıları projeylemi yapmışlar diye sordular, bende dilim döndüğünce aktarmaya duyduklarımı aktardım, reşber ve beslenen hayvanlara göre doğa şartlarına göre yapıldığını yanıtladım,bana hayır bu ustaların yapılanması farklı diye evlerin duvarları,yanlarına yaklaştık yorum yaptılar, bu ustalar RADYAL,sistem depremden en az etgilenen, proje düşünülerek,yapılar hesabı yapıldığını ima ettiler.Temel taşları farklıduvar taşları işlenerek ağırlık ve ayrılma hesapları yapılarak ustalıkla yapılanmış 1, KOR TAŞ ÇAMUR TOPRAK,1 KOR KÖC HALAKAN, KÖSTEKLİ,giyme ve uzundemır çivilerle muhkemleşmiş, mazbut bir yapılanma, terazi şakul hesabıyla ayrı bir simetrik verilmiş,diye ortak görüş belirttiler. Bende şimdi aklıma geldi bu anı bu usta ecdadımız köyümüzde sayılır bir kaç 150 /300/ senelik senelik evlerin duvarları dimdik duruyor ihtişamıyla, bu kadar depremden hiçde etgilenmemiş.Yoksa bunlar biliyormuydu bu günleride ona göremi yapılanmışlar,onca yokluk ve maşagavette demeden geçemedim,tüm bu vefakar cedadımıza tanrıdan rahmet diliyorum. 5. Ortaklı duvarda bizim evde bulunmaktadır,2 katlı evimizin arka bölümü yapılışı bilinmiyor,1,ci kat hacı paşa gille sağır gil ortak,2.kat paşa gil hacı paşa gil ve biz, 5. ortak edyor, evde eski lakabıyla, ZELEgil BALİK gil SAĞIR gil olarak ortak kullanmışlar, şimdi duvar duruyor, direk üzeri hezen keşişli aruda mertekle asturahğ kullanılmakta mecburen bşaltmışız, duvar yanpiri duruyor, belkide köyümüzün bu tür çok ortaklı oluşundanmı kalmış diye sizlerle bu anımı paylaştım, selam ve saygılar sunarım....

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

26 Aralık 2007

FISILTI. Salvaz aktaş bizim köy salvaz aktaşın yerleşim yerlerini ana yola doğru almayı düşündükleri söylemler arasında ancak bizim köyün braz uzak en yakını kır daş gibi oda köye çok uzak olduğu yeni arayışlar arandığı kulaklara gelmektedir .Bizden yukarı elazığ malatya sınırlarındada çok köy fay hattına rastladığı söylmler arsında.bu fay hattının yeni oluştuğuda fısıltılarla halk arasında söylenmektedir zemin etüdü deprem araştırma elamanlarının yaptığ söylenmektedir.Jeolik yapı itibarıyle bizim oraların altının boş olduğu söylenmektedir.ben münübüsçülük yaparken erganiden yaşlı bir adam yanıma müşteri olarak bindi evladım.sen nerelisin dedi bende eylolu olduğumu söyledim güzel sizin orasıda çok eski yerleşim yeridir sizin ecdadınızı tanırım dedi ve anlattı .Benim dedem  ufak kuzu oğlak baharda alır göl kenarılarında besiye  ve otlatır güzün getirir çüngüş çermik erganide siverekte satar rızkını idame edrmiş dedi ancak arapgir şam yolu güzargahıdır buralar eşkıyalarda yol güzargalarından eksik olmazmış.paraları altın lira yapıp bastonun ucuna demirle boru şeklinde saklarmış kimse farkına varmazmış 3.5 lira gibi yine bir gün gölde öylen sıcağında davarı su kenarına bırkıp gölün içinde yüksek kaya üzerinde gaylolu kestrme yapmış aniden uyandığında baston suya düşmüş ne kadr armışsa bulamamış uzun müddet sonra çrmiğe hayvan satmaya geldiğinde dükkan ününde oturan birinde bastonu görünce hemen tanıyarak yanına yaklaşmı dayı bu bastonu nereden n aldın nerede yaptırdın gibi korkarak sormuş hayır ben bunu kısrağı sakaltutann gözeye götürdüm yani sinek çayının çıktığı yer bulduğunu söylemiş benim bu bastonda 5 lira altınım var demiş ve ispat edip taacüp etmişler nerde hazar gölü nerde çermik sinek çayı diye hayrete düşmüşler ve eklemişler demek burları9n altı boş diye yayılmış bu aynen almuştur evladım diye bu efsaneyi bizzatı bana anlattı dolmuşta müşteriler de vardı hepimiz taacüp ettik.ben de şimdi ecaba barajlar doldu yeni bir fay hattımı olutu buralarda bizim köyler kaya üstü zemin sağlam görünüyor deprem haritasına bakıldığında biraz konya diğer yerler tehlikeli yurdumuz deprem bölgesi ALLAH Esirgesin şimdi teknoloji ilerdedir en iyisini etüdle bulurlar kanaatindeyimtabiiki resmi bir açıklama yok şimdilik bizim sadece kulak dolgusu ve fısıltı aslı olmayanda söylenmez araştırmalar olduğu bir gerçek.selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

24 Aralık 2007

23 ŞUBAT 2007 tarihinde 5.7 depremini bizati yaşayalarındanım tabiiki yörede çok tahrifat olmuşdur. köyümüzdede eski ve taş ağaç toprakla yapılan evlerin hepside hasar görmüşdür.hasar tesbit heyeti zannımca 2 eve oturulamaz raporu vermiştir doğrusu ben bir hayli fotoğraf çektim rast gelmeyince yine pürütle yamalayıp bu senede idare edlim gibi yetindik .köyümüz 1200 yıllarından beri bir iki değişkenlikle şimdiki yeri mesken olarak arkası kayabaşı duz başı kire taş kemerle çevrili altı yerli kaya rüzgarı arkasına alıp güzle kış güneşinden çokça faydalı canlı yaşam için zarhğa gurutma rçşberliğe hayvacılğa müsait en güzel yer olarak seçmişler şimdiye kadar doğal afet depremlerden hiç etgilenmemişşönünden arkasından geçmiş ama köy yerinde hiç bir tahrifata maaruz kalmamış ancak slayı rahim ve bayram ziyaretinde aslı varmı bilmem ötme ve küçe çay söylemlerinde göya köyün altında fay hattı geçiyormuş gibi söylemler duydum ve erkenden geldim ne derece aslı var  eğer ölçüm yapılmışsa doğruluk payı vardır. şimdi teknoloji ilerde olabilirde. ben tekrar edyorum alttan çok fena ses ve sarsıntı yaşadık benim halen canım dirseniyor aklıma ve oradaki ötmeyi görünce allah bir daha rast getirmesin dileklerimle selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

21  Aralık 2007

TÜM KÖYLÜLERİMİN KURBAN BAYRAMINI VE YENİ YILINI CANDAN KUTLAR MUTLU YARINLAR DİLERİM...

Hayrettin Yıldırım (Mollagil), eposta: hayretttin_yildirim21@hotmail.com

 

 

19  Aralık 2007

Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir. Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun. Aileniz ve sevdikleriniz hep sizinle olsun. BAYRAMINIZ mübarek olsun...

Ayda Koca, eposta: ayda_koca@hotmail.com

 

19 Aralık 2007

Tüm İslam Alemi’nin ve siz sayın hemşerilerimin bayramını kutlar; yeryüzüne huzur, mutluluk, sevinç, barış getiren ve kardeşçe yaşanan bir dünyaya açılan kapı olmasını Cenab-ı Hakk'tan niyaz ederim...

Leyla Kırık  (Gırığhgiller), eposta: aborijin_325@hotmail.com

 

 

19 Aralık 2007

Köylülerimin ve tüm müslümanların Kurban Bayramı'nı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim...

Berat Yıldırım (Mollagil)-Nilüfer İHL Edebiyat Öğrt./BURSA, eposta: beratyildirim21@mynet.com

 

 

19 Aralık 2007

mubarek kurban bayramınızı kutlar hayırlara vesile olmasını ALLAH  tan dilerrim. GÜZEL BİR BAYRAM  DİLEĞİYLE...

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

18 Aralık 2007

Tüm islam aleminin ve malkaya köylülerim hemşeri dostlarımın,KURBAN BAYRAMINI,cani gönülden, kutlar sağlık mutluluk huzur dolu günler geçirilmesini,YÜCE ALLAHDAN Niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

18 Aralık 2007

Öncelikle Ahmet ÇİTFÇİ abimize köyümüz ile ilgili incelemeleri ve bu konudaki duyarlılığı için teşekkür ederim. Bütün Malkaya köylülerimin ve bütün İslam aleminin mübarek Kurban Bayramını kutlar hayırlar vesile olmasını dilerim...

Yasin Başdemir (Şihogil), eposta: yasinbasdemir@gmail.com

 

 

18 Aralık 2007

Sevgili Malkaya'lı dostlarım! Dostluğu, sevgiyi ve geleceği... Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı... Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim...

Mehmet FIRAT (Karakaya Muhtarı ), eposta: mehmetfırat1985@hotmail.com

 

 

18 Aralık 2007

tüm köylülerimizin ve islam aleminin kurban bayramını ve yeni yılını kutlar  gelen yeni yılın islam alemine ve köylülerimize hayırlı  olmasını dilerim...

Zülküf Yıldırım (Mavalioğulları-Mitatgil), eposta: zulkufelyosi@hotmail.com

 

 

18 Aralık 2007

Tüm hemşerilerimizin ve köylülerimizin mubarek kurban bayramını kutlar, herkese sağlık huzur ve başarılar dilerim...

Bursa'dan Baki ERGÜN-İnşaat Teknikeri (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@gmail.com

 

 

 

m Köylülerimizin ve dostlarımızın Kurban Bayramını ve Yeni yılını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

 

Malkaya Köyü Web Sayfası

 

 

 

18 Aralık 2007

Tüm islam aleminin ve tüm malkaya köylülerinin o nacizane insanlarının kurban bayramı mubarek olsun...

Mehmet Kızılyamaç (Berbergil), eposta: mehmet116@hotmail.com

 

 

17 Aralık 2007

Tüm hemşerilerimizin ve köylülerimizin mubarek kurban bayramını kutlar, herkese sağlık huzur ve başarılar dilerim. Sevgi ve saygılarımla...

Mehmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), Ankara Diyarbakırlılar Derneği Gen. Sek. Yard..

eposta: 21mehmeter@mynet.com

 

10 Aralık 2007

YILIN İKİNCİ KARI DÜŞTÜ. Saulcak dağı ve gevher baba dağlarına ikinci kar tuttu beyaza büründü,alt ksimlerde,birinci yağışdada erken eridi köyümüzde ve yörede reçberleliğ ve bağ bahçe fehlen havra budama çubuk dikimi tüplü ilkel dikim çokça yapıldı  maşallah yöre insanı bir hayli uğraş ve meşagavetli çalışmalar beklenti damahkerlikle beraber hobi düşünceleri taşınmaktadır.Aslında değerlendirme,mantığı çok az düşünüldüğü için hayıf teref olmaktadır,çünkü gübreleme ilaçlama ladese bırakma,mantıkla olduğundan istenilen mığal alınamıyor modern tarım ve danışma ilçe tarımda bu konuda yöre ve kölüleri bilgilendirme öneri üretmediklerinden nasip buymuş deyip yetinilmektedir,yinede ALLAH Rast getirsin, kimsenin emeği boşa gitmesin bereket bollukla yemesi ve irad elde edilmesi,emeklerin boşa gitmemesi temennisiyle, selam ve saygılar  sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

05 Kasım 2007

KÖYDEN KISA KISA. Günlerin kısalmasıyla, havaların da gün geçtikçe iyiden iyiye soğuduğu şu günlerde, kara kışa ramak kala güz fakırının son günleri, reşçberin başşağı sayılmaktadır, eyemlerin iyi gitmesi hasatın kalkmasında naçar da olsa çok faydalıdır. Akşamları güneş yorgunluk üzerine aranmakta, kaya dibi evayvan kinoğularında gün batımı harika şu günlerde, reşçber ne demiş güz güneşi kızıma bahar güneşi gelinime demiş, güz güneşi güzelleştirir, bahar güneşi çirkinleştirirmiş, onun için kış uykusuna yatan ayıdan gımıla kadar çeşitli sürüngenler bu ayda sebze meyvaların kalorisi çok olduğundan bolca yer gün boyu güneşten, yararlanır bahara kadar toprak ana karnında yatar. Kışa hazırlık ayı bu aylar artık naçarı çalşma dönemine girilmektedir, yani naçarı ihtiyarlık dönemine benzer kırsal ve kışı çok mahrumuyet bölgeleri bir ayağıda,bizim köyümüz, çünkü 8 ayı kış 4 ayı bahar yaz yaşanmaktadır çoğu sene, rakımı1200, 2500 arası dağlarıyla oluşmaktadır, ALLAH Fakir fukara ve zorunlu ikamet edenlere yardım etsin.1.Son günlerde günde sabah akşam, kolluk kuvvetleri yol güzergahları orman ve av yasak olmasına rağmen dışardan ve yöreden gelen avcıları men etmek için devriye gezmekte, bu da takdire şayandır, ALLAH onların eksiklerini vermesin, işleri rast gitsin inşallah. 2.Köyümüzde de güz görünümü günden güne yeşil sarı gazal dökümü günden güne artmakta köylüler sapı gazalı yazdan galan ot çalı çirpi çıbla odun tedariği yapmaktadır. 3.Çelem piri dolmalığı, pancar baldırı dolmalığı patetes çıkarma yer elması turşu ve sirke garnitörü hazırlıkları hummalı bir şekilde çalışılmaktadır, kış kabakları toplanmakta domates hağhleri toplanıp tulamaya terbilenmeğe hazırlanmaktadır, kış kurutmaları son güneşlenmektedir. Köyümüzde bu sene 1 ev yapıldı, köy içinde rağbet ve yeni yapılma hevesi yok iması var, o da ortak kullanılan yol su kanal gibi sosyal ortak kullanılanlar yenilenmiyor bakımı yapılmıyor, herkes banane boş ver, bütçe verme imece çalışma su parası sorumluluk yok denecek durumda malesef muhtar ve heyette bitgin yalnız kaldıklarından yakınıyor çok değerlerde kayboluyor, çünkü boş konuşma yardımcı olma taşın altına elini koyma yok herkes iyisini biliyor icrahat yok malesef. 30 .40. sene gerilere bazı paylaşımlarda görülmektedir. 4. Köyde bu sene bir hayli boşaldı yazlıkçılar gitti yine 30.40.haneye düştü ,çoğu dul kadın yaşlı, sessizlik hakim,3 tane çocuk kalmış çay mahallesinde arada bir çaylarda sesli oyun oynuyorlar çok değişik geliyor, bilmeyen diyecek helal olsun bu köy tam nufus planlamasını uyguluyor, hani,işin garibi hayvan sesi de yok, işin diğer görünümü, köy ötesinden, yazı çuvallarla köy yakınlarına bırakılan, özürlü ve huysuz kediler, onlarca, küçe ve ötmelerde, insana mahsumca mırıldanmakta, aç kaldıkları her hallerinden belli insana saldırmaktadır, zaten tarla ve bahçelerde ne kuş ne sincap bıraktılar kollektif yaparak avlanıp yediler. Artık ağaçlar kurusa bademle ceviz diken olmayacak yok olcak. Bu da sahipsizliğin doğa dengesinin bozulması demektir diye düşünüyorum. Çünkü bizler baba ve dedemizin mirasıyla geçiniyoruz, bizler emek sarf etmeden faydalanma, cihetine gitmekteğiz diye gözlemlekteyim bu sene de koca sene boş ve yenilik yapılmadı köyümüzde kısır döngülerle, geçmişdir. Maalsef diyorum.selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

30 Ekim 2007

SİRKE. Maalesef köyde gördüğüm bişmelerden sonra sirke yapımı çok az ve önemsenmemekte, şivler atıl durumda, küçeler de istenmeyen koku ve görünüm oluşmaktadır. Oysa bizim sirke yapımımız farklı çünkü halk değimi merdiven altı tekniği, oysa toprak zemin üstüne yeşil yaprak serilip şiv üzerine havalandırılıp yığılmalı ortasına 3.5 kitmik bırakılıp üstü mühkem bir şekilde kapatılmalı, 3 gün sonra bakılıp biraz soğuk su serpilip tekrar kapatılmalı, ekşiyince bidonlarda sulandırılıp 3.5 gün de öyle bekletilmeli, pancar baldırı domatez ğhagi, terbiyeleyip garnitör olarak ilave edilmeli, belli kaplarda yemeye hazır kaldırılmalı hele akşam kuvvetli yemekler üzerine çok iyi gelir tarih boyu kış yemeklerinde marifetli ellerden geçildiğinde harika yemeklere ve sağlığa yarayışlıdır. Şöyleki hazmı kolaylaştırır,mide hareretini giderir safrayı keser, safra rahatsızlığını giderir, akıntıları düzeltir,diş etlerini düzeltir, mikroplardan arındırır, kolastryu düşürür, nezle ve soğuk algınlığını buhulandığında ateşi düşürür, varise iyi gelir, kalp kasları dahil tüm kas yapılarını güçlendirir, saçların dökülmesini önler, saç kepeğini önler, daha saymayım siz sirkeyi hayıf etmeyin yapın yaptırın, diye öneriyorum afiyet olsun yarasın diyorum tabii ki köyde yapıp yiyenlere, selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

30 Ekim 2007

KENGER: Kengerin kahvesini bilirmiydiniz? Kenger baş çıkardığında çiçekken toplanıp kurutulur, övütülerek kavrulur, yarım sütle kaynatılıp içildiğinde harika tadı vardır, kalörisi de fazladır ve çok lezetlidir çok beğeğeneceksiniz, ikramı makbuldür,  AFİYET OLSUN...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

30 Ekim 2007

BİŞMELER: Bu sene diğer senelere göre daha verimli ve bol bol köylüler pekmez, pestil, kesme sucuk pişirdi, biraz eyem bozuk oldu ama yine de iyi geçdi. Uzun kış gecelerinde yemesi nasip olsun dileğiyle, bu sene ceviz başşağı maalesef sektör olmuşdu çokta başşağh ediyorlar çokta güzel gügüg çıkarak ağaç diplerine dökülüyor. Gidenler birer şinikten aşağı gelmiyor. Afiyet olsun selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

16 Ekim 2007

CENNET VATANIMIZI BÖLMEYE ÇALIŞAN KARDEŞİ KARDEŞE KIRDIRAN BU HAİNLER ELBETTE HAK ETTİĞİ CEZAYI BULACAKLARDIR. PEYGAMBER (SAV) OCAĞINDA  KUTSAL VATAN BEKÇİLİĞİ YAPAN ASKERİMİZE KURŞUN ATAN ELLER ELBET HAK ETTİĞİ CEZAYI BULACAKTIR TÜM ÜLKEMİN BAŞI SAĞOLSUN ASKERE UZANAN ELLER KIRILSIN. UNUTMAYIN TÜRKİYE BİR BÜTÜNDÜR VE BÜTÜN KALACAKTIR. ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLUNMEZ...

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

12  Ekim 2007

Mübarek ramazan bayramınızı tebrik eder hayırlara vesille olmasını Yüce mevladan niyaz ederim...

Harun Güldoğan, eposta: harun1453@yahoo.com

 

11  Ekim 2007

Tüm köylülerimin Ramazan Bayramını kutlarım...

Rıdvan Turhan, eposta: ridvan.turhan@hotmail.com

 

11  Ekim 2007

"Bayramınız mübarek ola!""Daima bugünlere kalasınız!"...

BERAT YILDIRIM-BURSA (MOLLAGİL(CERRAHOĞULLARI)), eposta: beratyildirim21@mynet.com

 

 

11  Ekim 2007

Vefatını öğrendiğim Bedirhan abiye Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabırlar dilerim...

BERAT YILDIRIM-BURSA (MOLLAGİL(CERRAHOĞULLARI)), eposta: beratyildirim21@mynet.com

 

 

11 Ekim 2007

Bayramınız kutlu olsun...

                                                                                                                         Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

11 Ekim 2007

Tüm İslam Alemi ve Köyümüzde ikamet eden ve gurbette olanaların  Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Ramazan Bayramınız kutlu olsun! Mübarek Ramazan Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun. Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin...

Bursa'dan Baki ERGÜN-İnşaat Teknikeri (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@gmail.com

 

10 Ekim 2007

Tüm İslam Alemi ve Köyümüzde ikamet eden ve gurbette olanaların Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, kurbanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca. Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar...

 ?,  eposta: ?

 

 

10 Ekim 2007

Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Ramazan Bayramınız kutlu olsun!...

 Mersin'den Aydın Yücel ve Ailesi (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

10  Ekim 2007

islam aleminim ve köylülerimizin ramazan bayramını kutlar tüm dünyaya barış ve kardeşlik getirmesini yüce mevladan dilerim...

Zülküf Yıldırım (Mavalioğulları-Mitatgil), eposta: zulkufelyosi@hotmail.com

 

10  Ekim 2007

Hakkın rahmetine kavuşan Bedirhan dayı'ya Allah'tan rahmet,kederli ailesine başsağlığı dilerim...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

10  Ekim 2007

Bayram bu... Hüznü dahi sevince, Heyecanı coşkuya çeviren.. Düşüncelerimize bir sıcak keyif veren...Bayramınız bu sevinci, heyecanı yaşatan; yanınızda sevdiklerinizle, kulağınızda kahkahalarla dolu bir bayram olsun. Olsun ki böylesi bayramı olmayanlara da, bayram yaptırmak için bize güç verip, kapı açsın. Tüm islam aleminin Mübarek Ramazan bayramını kutlar, Nice bayramlar dileğiyle...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

10  Ekim 2007

Tüm islam alemine ve dünyanın her yerindeki malkaya köyü nufusuna kayıtlı olanların Mubarek Ramazan Bayramlarını Kutlar yapmış oldukları ibadetlerin  kabulünü dilerim tüm bu mesajı okuyanlara selamlar...

Hasan İlhan (İmamgil), eposta: ILHAN1960@MYNET.COM

 

10  Ekim 2007

İyi dilekleriniz için teşekkür ediyorum. Bende sizlerin ve sizlerin nezdinde tüm Malkaya Köylülerinin  Ramazan Bayramı kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum...

Ayda Koca, eposta: ayda_koca@hotmail.com

 

10  Ekim 2007

Tüm  Alem-i İslamın  ve bütün  köylülerimizin mübarek Ramazan  Bayramını tebrik  eder hayırlara  vesile  olmasını  Ceanb-ı Haktan niyaz ederim...

Mustafa Ergün (Değirmencigil), eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

09 Ekim 2007

İslam alemine bahşedilen nice güzelliklerden biridir bayramlar. ’Ne de güzeldi o eski bayramlar…’ der hep büyüklerimiz. İçimizde ukde kalan bir şeylerin yansımasıdır bu sözler…Ancak; Mevlana’nın da dediği gibi: ”DÜN GEÇMİŞ OLA, ONUNLA GİTTİ GİDER SÖZÜN…” diye. Şimdi bize düşen yaşadığımız andan zevk almaktır. O halde zevk alalım bu bayramlardan da; zira yarın ki bayramlar da bugünleri yad edecektir her zaman ... Ramazan  Bayramınızı kutlar hayırlara vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ederim...

Leyla Kırık  (Gırığhgiller), eposta: aborijin_325@hotmail.com

 

 

09 Ekim 2007

TÜM TÜRK İSLAM ALEMİNİN RAMAZAN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN...

Cihangir Yıldırım (Mavalioğulları-mitatgil), eposta: cCc_bozkurtcihan_cCc@hotmail.com

 

 

Tüm Köylülerimizin ve dostlarımızın Ramazan Bayramını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası

 

 

08 Ekim 2007

TÜM MALKAYALILARIN RAMAZAN BAYRAMINI SAGLIK VE ESENLIK DİLEKLERIMLE KUTLUYORUM...

Doç. Dr. Ahmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), eposta:ergun@medicine.ankara.edu.tr

 

 

09 Ekim 2007

VEFAT. Uzun süredir Dicle Ünversitesi hastanesinde tedavi gören Bedirhan ÇATALAĞAÇ, 08/10/2007 tarihinde, saat 21:00 sıralarında HAKKIN RAHMETİNE kavuşmuştur. Merhuma ALLAH’dan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

               Başsağlığı için rahmetlinin kardeşi Salih Çatalağaç'ın tel numarası: 0 542 597 4083

  Malkaya Köyü web sayfası

 

08 Ekim 2007

Tüm, köylü, hemşeri ve islam aleminin, Bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi,ve Ramzan bayramı hayırlara vesile, mubarek olmasını YÜCE RABBİMDEN Niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

08 Ekim 2007

Tüm İslam aleminin ve köylülerimizin kadir gecesini kutlar hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan dilerim...

İSTANBUL'DAN AYŞEGÜL UYSAL (Değirmenciğil), eposta: ayseguluysal01@hotmail.com

 

08 Ekim 2007

Bütün İslam aleminin ve sizler aracılığı ile bütün köylülerimin mübarek kadir gecesini tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim...

Yasin Başdemir (Şihogil), eposta: basdemiryasin@hotmail.com

 

 

07 Ekim 2007

TÜM KÖYLÜLERİMİZİN VE İSLAM ALEMİNİN KADİR GECESİ VE RAMAZAN BAYRAMI MUBAREK OLSUN...

Hayrettin Yıldırım (Mollagil), eposta: hayretttin_yildirim21@hotmail.com

 

 

07 Ekim 2007

BU GÜNLERİN FEYZİ ÜZERİNİZE, RAHMETİ GEÇMİŞİNİZE, BEREKETİ EVİNİZE, NURU AHİRETİMİZE, SICAKLIĞI YUVAMIZA DOLSUN. KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN. SAYGILARIMIZLA...

 Mersin'den Aydın Yücel ve Ailesi (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

07 Ekim 2007

Tüm Hemşerilerimizin Mubarek Kadir gecesini tebrik eder, yaklaşan Ramazan Bayramının da hayırlara vesile olmasını Allah'dan dilerim. Tüm hemşerilere Ankara'dan selamlar.sevgi ve saygılarımla...

Mehmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), eposta: 21mehmeter@mynet.com

 

06 Ekim 2007

ÇIRBAN.Köyde gönüllü bir günlük çırbanlık yaptım,toplam su iki arkta hizmet vermekte,1,ci orta ark 2,ci yazı ucu orta arkhaznedara kadar, zarzavatları giderken aldırılacakşdönüşde ekili olanların tümü sırasıyla suvarılacak,rutumuz böyle,zaten çırbanın asıl görevi arkları kontrol etme mal sahiplerini sırasına göre ekili yerleri suvarması için çağırma,gel görki ne mümkün,2.3.defa çağırmama rağmen,lütfen geliyor çoğu,geleninde küreği dehresi yok,arhğı çöple kesiyoryarısı suyun boşa gidiyor,tarlanın baş yanı keseceği yok gavarı belli değil,zarzavat yerine mısırın içine leblez ekmiş mısırıda gıplamış,alt yan hğıyar yerinede çelem ekmiş koca tarla sulanmasa almıyor,gel aldır suyu,HA BABAM DE BABAM,Gelenlerin çoğuda ihtiyar,dul kadın,kuveti yetmiyor,işin yoksa anlat biraz acele edelim zaten suyun dörtte biri anca geliyor,arklar ilkel toprak,çoğu yerler çim ve şekille tutturulmuş,GELOO, delikleri görünmüyor arklar ağaç kökleri çimliklerden suyu yutuyor ve engelliyor,gece! kimse suya gelmiyor,çoğu çırbanlığa,gidip uyanıklıkla başka arkala kendi tarlasını suvarıyor,ayıp olmuyormu denildiğinde eh kemle suvardım gibi gaf yapıyor,çırbanlık 24 saatlığına ,arkları 3.5. defa kontrol yaptığımda,arklar artık kullanılır gibi değil,çok KÖSTÜ,deliği,çok tahrifatlar var,çoğu sebzeleri ben haber vermeden aldırdım,haber verdiklerimdede bazılarının,olumsuzluklarını gördüm doğrusu üzüldüm bu kutsal birgörev olduğu için, sebze diye verdiğim kişi talanın alt başında sazlğı suvarıyor çöple sorduğumda eh sazlık kurursa tarla uçar,sebze diye verdiğim kişi gıplanmış mısırı inadına suvarıyor,sebze diğe verdiğim,mısır tarlası fasulyeleri suvarıyor,sebze diye verdiğim,güzergah dışı arkla başka yerleri suluyor, tabiiki bazıları,etraf köylerde saatle bizde alel acele yeniden saat sistemine geçmeliğiz,hiç bir yere benzemiyoruz,böyle olunca dedikodu ayyuga çıkıyor,kadınlar ötme ve sığır sürerken manşet atıyor erkekler çayda insafsızca dar düşünce ve yersiz eleştiri yapıyor bütün sebzelerin,kurumasına bilinçsiz ve düzensiz sulandığından kurumuş hayıf olmuştur,Önerim baş arkla orta arka anca sebze ekilebilir,çatakla baş ark arta ark baypasla islh edilmeli,tez acele yeniden düzenlemeyle saat sistemine gidilmeli,zaten gızgozuyla orta ark arası artık sebze ekilemez duruma gelmiş maalesef,tamamen kirletilmiş,sebze bu iki ark dışında özel göl nöbeti olan yerlerde ekilmesi gerekli çünkü bitmiş artık hastalık taşıyor resmen,bukadar bana ne boş ver çer çöpten geçilmiyor malesef,ben bizati fotğrflarla alıntı aldım doğrusu nbu kadarını bilmiyordum.önlem alımazsa tarlaların tümü ekilemez duruma gelir çok yakın tarihlerde,çatağa kadar maalesefsaz araları çöp ve atıl foşetler dolu,lütfen sahip çıkalım burası bizim köyümüz bu atılanlardan hepimiz sorumluyuz,temiz bir toplum yakışır davranışlar,temennisiyle selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

05 Ekim 2007

CEVİZ. Kıymetini,çok az bildidiğimiz,sağlık için çok önemli,bir tür meyvadır.Sağlıkta duman duman koruyucusu,isal kesici,cildi temizleyici,kanın pıhtılaşmasını,önler kan dolaşımınıdüzenler,karaciğer folksiyonunu düzenler,kalp dammar hastalıklarına iyi gelir,vucuttaki fazlalık yağı eritir,meyva ve sebze vitaminleri,E,ile ilişkisi olduğunu göstermektedir,tabiiki günlük 3,5, ceviz yersen.bu harika meyvadan faydalanırsın.Tabiiki  bizde batıl inanç diyeceğim ceviz aşısı ceviz dikme yok nedeni işte ceviz boyun kalınlığına ulaşınca diken ölürmüş gibi,düşünce hakim ancak ben tembelliğe bağlıyorum.ALLAH,eksiklerini vermesin,zıraatçı köy deyimiyle,DEYİNLERİN,Çünkü bu çalışkan ve kış hazırlıklarını temin eden bu güzel yaratıklara borçluyuz,badem ceviz palamut mazı guzuğhları,ağaçları bunları eseridir,ancak son seneler köy ötesi köyler çuvalllarla,özürlü ve huysuz kedileri getirip köy yakınlarına SEPLEMEKTEDİR,bunlarda sürüler halinde sürüngenler ve sincapları ekip yaparak biri takip edyor dalda diğerleri ağaç altında atlayınca can havliyle tutup yemektedir köy dolu yaban güvercini ve üveyik kaya bülbülüve güzel kuşlar ın yavrularını yemekteler,ebeveynleride,PİRENGELLİ,olarak terk etmişler,bu köyleri hayvan koruma derneklerine şikayet etmek lazım.Bu sene ceviz çarpmada iki tane kazazede verildi köyümüzde,cevizlerde erkn çarpanlar oldu hiç GÜGÜK, çıkmıyor çıkanında GIYNAĞI,simsiyah,cevizler fidan ve susuz olduğundan,kuvvetli sürgüler olmamış,zayıfları açılmış fıs oluyor,ramazan dolayısıyla günde bir fidan anca çarpılıyor,oda dipleri sazlık oluşmuş tarlalar yabalaşmış cevizler toplanamıyor,nerede o eski ulu ağaçlar bir ceviz ağacından 3.4. yük ceviz olurdu hep bir kaç milyona yok pahasına gelip kütükçüler kandırarak o güzelim ağaçları kestiler,ALLAH köymasın zaten hayırını görmedi çoğu tanık olduk.Meyvaların en güzeli olan ceviz meyvası kuru yemiş ve tatlısucuk pestilde vaz geçilmez bir meyva niteliğindedir.azda olsa köyümüzde köyde olanlar gügük gıynahğ derken ha bire uğraşmaktadır,bir kısmı başşahğ yapmakta,güzel cevizlerin çarpılmayan tepeleri gece ruzgar estikçe dökülmekte süzek ve foşetlerle başşahğ edilmektedir,ceviz ağaçlarını koruyalım yeni ceviz çeşitleri eklim,mevcut olan cevizleri HAYIF TEREF,etmeyelim sahip çıkalım,AFİYET OLSUN,selam ve saygılar sunarım....

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

04 Ekim 2007

ÜZÜM.Eskiden efsanelerin meyvası ve tanrıların güç kaynağı olarak kabul edilirmiş.Şekeri minarelleri  bool ve zengin olan bir meyva türüdür.C Vitaminlerinden yoksun olmasına karşın A, ve B, vitaminleri yönünden zengin olan  üzümde ayrıca bol miktarda POTASYUM,ve DEMİR,bulunmaktadır.Yöremiz jeolojik yapı itibarı ile üzümü çok meşhur olmaktadır,şöyleki ŞARAPÇILIKTA ,Maya maya niteliğinde pekmez sirke pestildede çok çeşitli maharet ve ustalıklarla damak tadıyla kış  kuru aparatif ikramlarda çok makbule geçen yiyeceklere dönüşmektedir,Çüngüş,ve yerli türk köyleri kadınları marifetli ve maşagatli ekip haliyle usta ve beceriyle,bağda dermesinden cinsine göre sıkmasından,rengine kadar ayrılan kestirmesinden pişirmesine hatta meşe odunu ve çalısına toprağına savurmasına,savanların kalite ve temizliğine,savanlara sermesinden ceviz gıynağı küncünün kavrulması,savanlardan çıkrılıp telemeğe brakılması saklama kabları olan TAĞAR,sırlı küplere basılıp ağzına ham deri tapasına  kadar maharet ve ustlık isteyen bir tür yiyecektir,ama  kış ayları soğuk günlerde yemek üzeri,çeşitli tatlılar y6apılarak ikramları unutulmaz,çokta makbule geçer diyorum.Önerim islam bağlarında ve gağhlığda üzüm çok köy içi ve ağaçlardada var hayıf olmasın,malı olan gelsin yapsın olmayan satın alsın bu güzel nimetten yesin diyorumselam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

03 Ekim 2007

03.10.2007 tarihinde, saat 11:50 civarında Aykan-Nimet Çiftçi çiftinin bir erkek çocuğu olmuştur. Adı Ahmedi Furkan bırakılmıştır. 2. dede olma şansına eriştiğim için çok mutluyum.. Dileğim tüm sevenlerim bu mutluluğa erişsin. Torunum adıyla yaşasın, Rabbim analı babalı büyütsün, amin...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

03 Ekim 2007

Biliyormuydunuz? Nezere ve hoşgir oyununu Elazığ üzerinden Türkiye'ye Amerika'dan Çüngüşlü çalışanlar getirmiştir. Yine Diyarbakır'a ilk kamyonet aracını getiren yine Amerikada çalışan Çüngüşlü Ömer Karabiber lakaplı şahısdır. Çüngüş  yani narıyla meşhur geçit köyünün Ahmet kahya narı meşhurdur. Ahmet Kahya derdereye götüren Bavangin ağası namıyla namudar bir zattır. Selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

21  Eylül 2007

Tüm İslam aleminin ve Köylülerimizin mubarek Ramazan Ayını canı gönülden kutlar, bu mubarek günlerin hayırlara vesile olmasını yüce Allah'dan niyaz ederim...

Mehmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), eposta: 21mehmeter@mynet.com

 

20 Eylül 2007

Güzel laf paylaşmak istedim......"Kör cehalet çirkefleştirir insanları !...Suskunluğum asaletimdendir...   Her lafa verecek bir cevabım var...Lakin bir lafa bakarım laf mı diye,birde söyleyene bakarım adam mı diye"....Selamlar sevgiler...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

12  Eylül 2007

Tüm köylülerimin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik eder, hayırlara vesile olmasın Cenab-ı Hakk'tan niyaz ederim..

BERAT YILDIRIM-NİLÜFER AND. İHL/BURSA (MOLLAGİL(CERRAHOĞULLARI)),

eposta: beratyildirim21@mynet.com

 

 

12  Eylül 2007

Mübarek Ramazan Ayının, Tüm  Köylülerimiz ve Alemi İslam  için  hayırlara vesıle olmasını  Cenab-ı Haktan niyaz ederim...

Mustafa Ergün (Değirmencigil), eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

 

12  Eylül 2007

11 Ayın Sultanı RAMAZAN ayına tekrar kavuşmuş bulunuyoruz. Bu vesileyle ümmeti muhamet ve köylulerimizin ve hemşerilerimizin İSLAM  ALEMİNİN  RAMAZAN ayının hayırlara vesile olması dileğiyle hayırlı  vesilesiyle  saygılarımla..

Bursa'dan Baki ERGÜN-İnşaat Teknikeri (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

 

 

09 Eylül 2007

Onbir ayın Sultanı Rahmet Bereket Mağfiret ayı RAMAZAN ayına tekrar kavuşmuş bulunacağız. Bu vesileyle tum köylulerimizin ve hemşerilerimizin İSLAM  ALEMİNİN  RAMAZAN ayının hayırlara vesile olması dileğiyle hayırlı  RAMAZANLAR diler saygı ve sevgilerimizi sunarız  saygılarımla...

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

04 Eylül 2007

Güzel Köyümüzün isim değişikliği için benim önerilerim" YEŞİLYURT - SERİNYURT-ALİMLER-olabilirmi? Tüm teklifler içinde bu isimlerin de değerlendirilmesi...

SALİH TURAN (HAVAGİL-KÖSEOĞULLARI), eposta: salih_turan21msn@msn.com

 

 

04 Eylül 2007

KÜRESEL ISINMA. Köyümüzde küresel ısınmadan nasibini almıştır öyleki çok ağaçlar çığrık atar ğibi yarı kurudu lahnetlenmiş görünümde meyvası meyva değilde siğillerle değişik kızarıklar koruklamış sebzeler mantarlı samlı tatsız değişken görünümde efsafını yitirmiş, HAYIF TELEF Olmuş malesef toprak bile değişime uğramış doğrusu ALLAH Beterinden saklasın dileklerimle selm ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

04 Eylül 2007

ÇER ÇÖP.Çevre kirliliğinden,köyümüzde malesef git gide nasibini almakta,her yıl günbe gün artmaktadır.Doğrusu görünen manzara içler acısı demeden geçmeğeceğim.Ben 55 yaşına gittim bu denli çevreye insafsızca tahrifat yapıldığını görmedim.Kapı önleri ötme küçeler tarla bahçe yol kenarlarları dere yatakları taş dibleri ağaç kovukları sazlıklar,çokça yarı açık foşetler yemek kırıglarında çocukbezi,NEBLEM NE,Ayıp diye bir şey var pes doğrusu,vıvızılar bile çevrede kötü görüntülü dıçkıları gördüğünde uzun uğraşlarla appo bilya tipi yaparakgörünmeyen taş diplerine yuvarlayarakonunla nesil geliştirme görevi sergilemektedir,ve ayni zamanda haşere ve gargalar çevre temizliği yapmaktadır,oysa biz gördüğümüz kirliliği temizlemediğimiz gibi  birdaha atarak dahada kirletiyoruz.çataktan akpınara kadar yol kenarları arkları yanları sazlıklar alabildiğince yarı kokuşmuş,kötü görüntü oluşmaktadır.Bu senede illa maşallh haşereyle mücadele sisleme yapıllamadı,haşere ve mikrop kırıcı oparasyon yapılması gerekmektedir geçmiş senelerde eşek ve traktörlerle uzak yerlere götürülürdü,Köyümüz kışın 35.40 hane.yazın 200 hane gibi nufus artmaktadır.Çoğu kapı önleri ve boş kimse görmeyen yerlere sorumsuzca gece bırakıyor sanki kapıcı belediye alır gibi sorumsuzca hiç haberi yokmuş gibi davranışlarda bulunuyor,bunları başka köylü getirmedi ya ,Köy ötesi köylülerde bunu fırsat bilerek köylerindeki istemedikleri hastalıklı özürlü kedi köpekleri çuvallarla köy yakınlarına arabayla bırkıp gidiyorlar onlar bizden daha  acımasız davranıyorlar.B u sahipsiz hayvanlar yiyecek foşetlerini eşeliyorlar bunlarda mikrop saçmakda yakarca gara sinek sivri sinek sağlığımızı tehdit etmektedir.İhtiyar heyetide bütçe imece toplayamadığından bu hizmeti veremediklerinden yakınıyorlar.Nsıl olurki kendimize tavsip etmediğimizi komşumuz ve insanlığa bu denli tahrifat ve duyarsız olabiliriz çevreyi kirletmeyle.Hani dinimizin esası temizlik ve komşu ilişkisideğilmidir.Biz yetişdik 50 se! ne evvel her evin önleri ötmeler küçeler  isthnasız hergün davar sığır gittikten sonra temizlenip  süpürülür kabaları eşeklerle tarla bahçeye  kokan kırıntılar gömülürdü,ABDAZHANELERDE ,Denetime hazır bulunurdu,bir domun su bulnmazken anne ninelerimiz bir domun suya taaaa yukrı çaylardan getirirlerdi,şimdi illa maşallh 24 saat sular akıyor evlerden malesef kirlilikten geçilmiyor,allah bizden sorar diyorum,birde kapı girişleri sıvalı pürüt ve byaz toprak ve kireçle çarpma zorunluğu vardı,Diyorumki yaz aylarında özellikle günü birlik misafir ve yazlıkçılardan belli nırğhla çöp ücreti alalım muhtarlık makbuz karşılığı manfaatımız vesağlığımız açısındanyararlı olacaktır diye düşünü yorum,ve öneriyorum.TEMİZ BİR TOPLUM GEÇMİŞİMİZE YAKIŞIR DAVRANIŞ SAĞLIKLI YAŞAMLAR TEMENNİSİYLE.Selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

03 Eylül 2007

KENGER. Yöre ve köyümüz dağlarında,4.5.çeşit bulunmaktadır.Ancak eski ata ve ninelerimiz,baharın gelişiyle kenger boranısı ısıtması çorbası böreği ,çeşitli ıkramlar yapılır sofraya gelirdi bacılıklar komşu analar nineler baharın gelişiyle savan mantiğini gazgoco alırlar dağlarımızın genelde taşlı yerlerine gider biçlhğ tekedaşşağ sakal keb uçkun beze livinç yarpz toplrlrdı birazı günlük,kurutma turşu gibi saklama gablarında biriktirrirlerdi. KENGER.Çeşitli hastalıklara iyi gelir,,çene gevşemesi,patlayan kulak zarının düzelmesi,safra kesesinden taş düşürülmesi,şeker tansiyon kalpdamarlarının gevşemesi, hazmın kolaylaşması, iştah açıcı, diş etlerini kuvvetlendiricidir. Olgun başları kavrulup öyütüldükten sonra enfes kahvesi sütlü sade kaynatılarak olmaktadır. Çokta nefis ve yararlıdır.KENGER SAKIZIDA,Başda bahsettimgenelde çene gevşeme ve yararlarını dilim döndüğü kadar anlatmaya çalışdım. Geçenlerde,ALTAY ,Kardeşlerle hele bir, kenger sakız zamanı gidelim gibi teklif ge! ldi,gittik 10 a yakın kanattık nefisdi grd sakızına sonradan gittim doyran başları yılancalarda bulunuyor ,malesef,kimse yeni nesilden bilmiyor ,kanatma bu aylarda yapılır,honi şeklinde kenger dipleri kazılır çukur kalır gölgede yatay kesilir sabaha kadar uyur sakız tolanır ertsi akşam tekrar kesilip toplanır, 1 müddet suda bekletilir toprak çözülünceye kadar,kurutulup,çiynenmeye hazır porsiyn yapılır.Kurt sakızıda bu aylarda toplanır yıkanıp o da porsiyon şeklinde istiflenir.Biz yetişdik her evde var herkesde bu yöntemleri bilirdi,çoğu aile sakıla geçimini yapardı, KÖYÜZDE, Çok iyi hayvacılık ve reşberliğiğle.namudar,SALEH ÇAVUŞ,Dayı vardı Rahmetle anıyorum,yaprak yığını gibi kenger yığını yapar kışın büyük baş hayvanlara ıslar verirdi, hayvanlar rasyondan dolayı çok kalori alır çoğu zaman dışarıda kalırdı o kış şartlarında çokta sağlık olurdu ,Diyeceğim o durki malesef natural sağlıklı nimetlerimizi tanıyalım faydalanmaya çalışalım diyorumselam saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

02 Eylül 2007

KÖYÜN  yeni ismi için önerim ELYAZI veya KALECİK, Olsun bu bir öneri şöyleki vaktiyle elyazı yazarları çıkmış köyümüzden,mesela sofu mustafa bizim köylü iyi bir hat yazarı çok kitapları var el yazısı bizim köyün camisinin mimarı selçuklu mimarisi tarzı köyün camisinin yapımında önder olmuş.Diyerbekir ulu cami imamlığını uzun süre yapmış kitap ve günlük notları, diyerbekir tarihçisi Abdulsattar hayati AFŞARDIR, kaynak.halen yaşayan tarihdir. KALE de vaktiyle mamele babaya yapılan savunma ve kireç söndürme hediyelik eşya yapımı rahibe yetişdirme yeri olarak söylemler olmakta ve kalıntıları kale  olarak vardır ancak küçük kale olarak adlandırılmış,çeşitli kültür dillerine mağlup olduğundan,galacuğ olarak köy deyimlerinde geçmektedir,selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

01 Eylül 2007

HASED.Malesef çok küçük yerleşim yerllerinde olduğu gibi yöre ve köyümüzdede,sığır yolu çay ünversitesi edebiyat ve lugatlı hani ulusal gazetelerin manşetini geçmiş siyasetin zirvesinden muhtarlığa kadar küçe ve çayda gider ayak çay sohbetleri hep ayni çırbandan çobandan hep ayni plaklar dönüyor,üretim yeni altarnatif öneri yok herkes en iyisini duymuş söylüyor malesef git gide gelenek ve örf adetlerimiz kaybolmaya yüz tutmaktadır buda acı yönüaşağı dereden ağh pınara kadar içler acısı adış ve çüngüş şahsi nağhrları karşı meşe harmanlara geliyor gün ortasında meymene meysere kimse tın demiyor,meşeler mecimeklliye kadar kiliseliler papur yolu yapmış,gece gündüz yaprak götürüyor,odunuyla bizde ha bre ben demedimmi ben bliyorum mantığıyla nereye gideceğiz üç beş sene anlarız hiç bir mana teşkil etmez diye yazık olur diyorum.bana ne boş ver çok toplumu etkilemiştir.Nemrüt 1 süre ağır hasta olmuş iblis hemen devreye girmiş arkadaşı kılığında kapıya gelmiş muhafızlarda! n musade istemiş tez haber vermişler nemrüt tanımadığını emir vermiş iblis başka yolla huzura gelmiş yahu insaf demiş hem tanrılık taslıyon ve kapıdaki kulunu bilmyon demiş.Ey iblis sen harisdin bir zamanlar tanrı bizden daha kötü bir mahluk yarattımı biden daha ağır yargılanacak varmı diye sorduğunda,Evet var demiş tanrı hased edenleri bizden daha ağır yargılayacak yanıtını vermiş.hani çok eskiden heketlerler,iki kadın sğırı galacuğa sürmüş bir o bir dğeri akşam olmuş bakmışlar sığır gelmiş iki tene kaldı oda yarına demişler,boş insana şeytan iş verirmiş,boş konuşmanın hiç bir fayda getirmeyeceği bir gerçektir,faydalı ve gerçeklerden konuşulanlara dikkat edelimki itibarımız nelimize yakışalım selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

31 Eylül 2007

BİLİYORMUYDUNUZ, BİŞMİŞİN PYEYERİNİ.Bişmişin piyeri orta arkla bedir ağacı hizasnda çıkar çok serin ve AĞARI, için hebene vedestilerle getirilir genelde akşam ve gün batımı kimse görmeyecek ve eve konuşmadan gelinmesi makbulmuş.meşhur bir su  dram içinden çıkar çokta soğuk çayı enfes oluyor.bu aile köyümüzde geçen ailelerden,Değirmenci gillerden son emine bacı  ninesikelmas tüfenin annesi derlermiş bu aile gçmiş ALLAH rahmet eylesin.selm ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

31 Eylül 2007

NIRHĞ.Geçmişde köyümüzde,dışardan gelen satıcı ırgat ,çoban,usta olanlar köyde alışveriş ve çalışanların,nırhını kaza ve yakın komşu fiat birimine göre muhtar ihtiyar heyeti,ticaretle uğraşanlar bir araya gelerek fiat birimlerini,yemekli yemeksiz,fiatını belirlerdi,Şimdi meymene mysere oh ne güzel gelişi güzel satıyor çalışıyor gidip birde aşağlayıcı tabirlerde bulunuyor,rast gele fiat doğru değil,en azı muhtara danışarak alışveriş ve çalıştırmada soralım lütfen,selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

30 Ağustos 2007

Ahmet abinin yazısını okuyunca ,yeşillikler içinde olan köyümüze yakışmayan bir isminin olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır.Siteyi ziyaret eden tüm ziyaretçilerin köyümüze yakışır buldukları isimleri göndermeye başlasınlar.Benim aklıma ilk gelen isimler YEŞİLYURT veya  PINARBAŞI...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

30 Ağustos 2007

KAYBOLMAYA  DOĞRU GİDEN  HALLERİMİZ.Malesef, diyorum,Çok yerlerde olduğu gibi,Köyümüzdede reşberlik hahvancılık yok denecek duruma gelmiş,Şöyleki tarlalar bostan ve meyva bahçeleri,tamamen efsafını kaybetmiş,Bilinçsiz tarım ekimi  ve sulama yapılamadığından maalesef efsafını kaybetmiş .Yaban otları çoraklaşmış toprak budanmamış ağaçlar dengesiz sulama,Çırbanın ayağında terlik küreği dehresi  yok taşradan gelmiş gavarı keseceği bilmiyor,tarla sahibini tanımıyor,köyün yerliside ihtiyar dul kadınlar,dışardan gelenlerde çocuklar,gece suvarma yok,gündüzde tarlada,görürse malsahibi çayda taşradan gelenler evlerin ön ötmelerinde kadınlar durmadan hay huy HANGEME,Yapmaktadırlar çoğu insafsız ve haksız yere yorum ve davranışlarda bulunmaktadır.Çünkü arklar çok ilkel  köstü delikleri  yıkılan yer ve sazlıklar harğh içleri mil kum çim ağaç kökleri salmış,suyun debisi üçde bire düşmekte,bu mantık ve davranışlar malesef diyorum bitirmiş köyümüzü,çünkü değirmen işletir su olma! sına yüzde doksan ekilmemesine rağmen bu olmsuzluklar devam ediyorsa doğrusu bu yakışmıyor bize diyorum.Oysa bizler yetişdik baharda dellal çağırılarak köy meydanında muhtar ve tecrübeli eski reşber olanlar sebze ekilecek yerleri arpa buğday mısır ekim yerlerini çırban ve sucu olacakları saatlerce köylünün manfaatına iradın daha fazla alınması tartışılırdı.herkes her yere zarzavat ekemez,su kanalları yanında ağaç dikmezyollar belliydi su yolu yaya yük yolları ayrı yerlerdendi,Öhle herkes her yerden gidemez her yere zarzavat ekemezdi,15 günle 40 gün arası sulanırdı eşek yatacak boş yer yoktu köyümüzün tarlalarında ,7 yerde ortak göl yapılırdı çatakla aşağı dere arasında,bu kadar başı bozuğ ve olumsuzluklar olmazdı maalsef kaç senedir köyümüzde buğday arpa darı ekilmiyor,27 tane yalnız buday arpa harmanı bulunan köyümüzün şu haline bak.Sebze ve zarzavatlar genelde özel göl suyu olan yerlerde ekilirdi mesela çatak sallı göl eye gölü bedir ağacı yukrıdere yukarı göl koyunun göl!  mastalı yusbun piyer kavak gölü aşağı dere yer pınar gibi yerlerde ekilirdi,Şimdi MEYMENE MESERE,Olmaz işte bir tre ahmed yeri olmadığından ekerdi,birdüzen vardı çoğu aile geçimini zarzavattan ederdi,ÖNERİM Şuki beraber çoraklaşan tarla toprağını tahlil yaptıralım çeşitli iklim şartlarına göre meyva dikelim,su arklarının yerlerini değiştirelim,en az 5 yerden traktör yolu yapalım büyük çatakla başarkı baypas la güçlendirelim arkları dağılımını çelemin dereden yönlendirelim,suyuda yeniden saat sistemi ve ücretli yapalım geceyle gündüz yüzde 50 indirmli yapalım çırbanı dışardan maaşlı tutalım 3 ay diye öneriyorum,bir kaç seneye tümü gider önlem alınmazsa diye düşünüyorum bu bir görüşdür.siz hemşerilerden öneri ve görüşlerinizi yazınız lütfen diye haykırıyorum.selam saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

27 Ağustos 2007

Bütün islam aleminin ve sizler aracılığı ile tüm köylülerimin mübarek kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim...

Yasin Başdemir (Şihogil), eposta: yasinbasdemir@mynet.com

 

 

 

27 Ağustos 2007

Tüm Köylülerimizin Beraat Kandilini kutlarız...

Malkaya Köyü web sayfası

 

 

27 Ağustos 2007

Dünya denizinde, KURAN-I KERİM gemisinde, RESULULLAH gibi bir kaptanla, İslam pusulası yolunda, Cennet sahilinde buluşmak ümidiyle, Tüm İslam aleminin ve köylülerimizin kandilini kutlar bu BERAAT kandilinde BERAATIMIZI almak dileğiyle HAYIRLI KANDİLLER...

İSTANBUL'DAN AYŞEGÜL UYSAL (Değirmenciğil), eposta: ayseguluysal01@hotmail.com

 

 

27 Ağustos 2007

Tüm köylü, hemşeri ve islam aleminin BERAAT KANDİLİ’nin Hayırlara vesile olmasını yüce ALLAH'dan niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

24 Ağustos 2007

DUYURU! Tüm Malkaya Köyü halkına ve sevenlerine ilan olunur. Köyümüzün 1200 yıllarından bu yana yörenin en eski yerleşim yerlerindendir. Çeşitli isim ve deyimlerle adlandırılmış ancak son bıraklılan isim mantıksız ve yakışmayan MALKAYA adı köyümüzde Hoca Hattut Ravi Din ve İlim adamlarını çeşitli idareci ve yönlendiricilikleriyle NAMUDAR insanlar yetiştirmiş. Tarih boyu reşberlik ve hayvancılıkla geçimini idare etmiş, komşu ve devlet ilişkilerinde başarılı hizmetler vermiş bir toplumun yadigarları olarak diyorum ki! güzel bir isimle bu güzel köyümüzü adlandıralım. Muhit ve su, dut, meyve, kekik, kengen keveni ve üzümleriyle meşhur olan akla ve mantığa yakın bir adla hepimize hoş gelen Osmanlı ve öncesine çağrışım yapan anlam ve mana ifade eden yöreye uygun bir ad koymak için sesleniyorum. Bu sitelerde de en yakın zamanda görüş ve önerilerinizin yayınlanmasını öneriyorum. Yenisi şimdi valilikten değişiyor. Bu kampanya çok önemli. Köyümüz bu addan sonra hep gerilemiş. Selam ve saygılarımı sunarım..

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

10 Ağustos 2007

bütün köylülerimizin ve islam aleminin miraç kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim...

Zülküf Yıldırım (Mavalioğulları-Mitatgil), eposta: zulkufelyosi@hotmail.com

 

10 Ağustos 2007

Fani dünyanın padişahı değilim. Gönül hırkalarını yamar giyerim. Dostlarla ağlar, dostlarla gülerim. Sevdiklerime iyi kandiller dilerim...

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

10 Ağustos 2007

Tüm Köylülerimizin Miraç Kandilini kutlarız...

Malkaya Köyü web sayfası

 

 

09 Ağustos 2007

Bütün İslam aleminin ve bütün köylülerimin mübarek Mirac kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim...

Yasin Başdemir (Şihogil), eposta: yasinbasdemir@mynet.com

 

 

09 Ağustos 2007

Tüm malkayalı hemşerilerime selamlar...

Levent Altay (Cebecigil), eposta: levent.altay@unilever.com

 

 

27 Temmuz 2007

09.07.2007 tarihinde babamız Haydar ARSLANOĞLU vefaat etmiştir. Acımızı bizlerle paylaşan tüm köylülerime ve tüm dostlarıma teşekkür ederim. Rabbim büyüklerimizin mekanını cennet kılsın...

Osman ARSLANOĞLU (Bastamgil), eposta: osmanarslanoglu@hotmail.com

 

 

26 Temmuz 2007

KÖYÜMÜZ VE YÖREDE YETİŞEN DUT meyvasından bahsederek, dilim döndüğü kadar açıklamaya çalışacağım. Bizim köyde benim bildiğim, RUM DUTU şurubu şeker madenleri, vitaminleri ile vucudu kuvvetlendirir. RUM dutunda bol miktarda P vitamini bulunur, DAMARLARI YUMUŞATIR, İÇ VE DIŞ KANAMALARI önler, bu sebeplerden gelecek felçleri önler. Yemekler üzerine yenildiğinde susuzluğu keser, aç karna yenildiğinde üzerine biraz su içildiğinde isal yapar. DUTUN mide iyot dengelenmesi kalori bakımından çok zengin bir meyva türüdür. DUT KÖYÜMÜZDE  yalnız beyaz çekirdeksiz olanları mevsiminde taze yenir, bir miktar da kışın yemek için kurutulur. Yeni nesil maalesef hiç yemiyor ve tanımıyor. O güzelim dutlar kocaman heybetli ağaçların mığalları hayıf olmuş gidiyor. Oysa biz çocukluğumuzda selelerle önce mera sebil olan ırak yerlere sabahın köründe gider sepetlerle dut biriktirir okul harçlığımızı çıkarırdık, okul arkadaşlarımızla yarışırdık ailemize hem katkı sağlar hem de vaktimizi değerlendirirdik. Şimdi maalesef piyer başları ve çaylarda başı boşlar, tabii ki büyüklerimiz yönlendirelecek köyümüzde. RUM DUTU, BEYAZ DUT, YEDİ VEREN, KALEMKUŞ DUTU, ŞİNGİL DUT, ÇEKİRDEKLİ DUT, ŞURUP DUDU, KIRMIZI DUT, GILLI DUT, AVUT DUDU gibi dut çeşitleri bulunmaktadır. Maalesef bu sene gördüğüm kadarıyla bir kaç aile duyarlı, nimet gözüyle bakmaktadır, diğer dutlar HAYIF olmuş gidiyor. Şahsen ben çok seviyorum ve çokta yerim. En sevdiğim, dağdaki dutlar biraz geç olduğundan taze cevizle muşmula olan dutu ağacında dalda oturarak taze cevizi honbaba çıkarıp üç dut bir gınak harika oluyuyor. Fırsatı olanlara tavsiye edilir. Temennim bu ejdat yadigarı kalorisi yüksek olan meyva türlerini severek alışkanlık olarak kullanalım, sıhat ve şifalarından faydalanalım. Tamamen doğaldır, ikramları çok makbuldür, yiyenlere afiyet olsun. Köyümüzde Amerika’da çlışan köye seferberlik öncesi geldiğinde Lido düzünde dutları satın alıp köyümüze vakf ederek insanlığa en güzel hizmettir demiş, selam ve saygılar dilerim..

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

24 Temmuz 2007

30 ağostos 2007 tarihinde dünya evine girecek dayım İzzet Güldoğan'a ve yengem Pınar Yıldızhan'a bir ömür boyu mutluluklar diliyoruz...

Demet Yıldırım  ( - ), eposta: demet.118@hotmail.com

 

 

22 Temmuz 2007

Köyümüzün Bu Sitesinde Emegi Geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum Güzel olmuş Ellerinize Saglık Ama siteye bu girişimde   beni üzen  1 takım olaylar oldu...Köyümüz den gelen   Ölüm  haberlerine  gerçekten  cok üzüldüm..Tüm hayatını Kaybedenlere ALLAH'tan Rahmet ve Kederli Ailelerine ALLAH'tan sabır Diliyorum Mekanları Cennet Olsun...

Mehmet Kızılyamaç (Berbergil), eposta: mehmet116@hotmail.com

 

 

21 Temmuz 2007

köyünüzün konumu çok hoş soy adı MALKAYA olan aile varmı?..

Murat Malkaya (MANİSA*BEYAZ MURAT), eposta: beyaz-murat@hotmail.com

 

19 Temmuz 2007

Bütün İslam aleminin ve sizler aracılığı ile bütün köylülerimin kandilini kutlarım...

Yasin Başdemir (Şihogil), eposta: yasinbasdemir@mynet.com

 

19 Temmuz 2007

Bütün islam aleminin ve köyümde bulunan hemşerilerimin üç ayların başlangıcı olan BERAAT Kandilini kutlar, hayırlara vesile olmasını yüce RABBİM'den niyaz ederim, saygılarımla...

Bursa'dan Baki ERGÜN-İnşaat Teknikeri (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@hotmail.com

 

 

18 Temmuz 2007

16/07/2007 tarihinde Hacı abinin annesi Hanım Bacı hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhumeye Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilerim...

Hüseyin İşgör (İşgilgil), eposta: h.isgor@hotmail.com

 

 

13 Temmuz 2007

Yanık sesli,ezan ve kamed okuyuşunu özleyeceğimiz Haydar dayının vefatını öğrenmiş bulunuyoruz. Allah gani gani rahmet etsin, mekanı cennet olsun, yakınlarına sabır versin...

SALİH TURAN (HAVAGİL-KÖSEOĞULLARI), eposta: salih_turan21msn@msn.com

 

 

10 Temmuz 2007

Dedem, Bastam lakaplı Haydar ARSLANOĞLU 09.07.2007 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Hepimizin başı sağ olsun..

Rakip Yıldızhan (Bastamgil), eposta: rakip68@yahoo.com

 

 

06 Temmuz 2007

AŞI: Bu aylarda, kuyruk doğana kadar yaprak aşısı yapılmaktadır. Önerim, hiç olmazsa köyde olanlar, yaprak aşısını, panpin aşısını ve kalem aşısını bir reşber torunları olarak bilmemizde fayda vardır. Şöyle ki baharda ağaçlar açmadan kalem aşısı genelde melez olan fidelere asma, armut, kaysı ağaçlarına yapılmaktadır ama kuyruk doğana kadar da yaprak aşısı ve panpin aşısı genelde şeftali, dut çeşitleri, kiraz, vişne, kaysı, armut ağaclarına yapılmaktadır. Başka yerde fidan getirdiğimizden yerinde çıkan melez fidanlar daha uzun ömürlü, toprak ve havaya adaptasyon sağlamakta, çok da mıgal alınmaktadır. Örneğin benim dedemin babasının 130 sene evvel Dağucu’na diktigi ve aşıladığı dutlar halen hem verim vermekte, haşere ve sürüngenler ağaç delen ve ibob gibi çeşitli hayvanlara kalori ve besin ikram etmekte ve ev sahipliği yapmaktadır. Asırlık ağaç yer yer degişime uğramış, çeşitli tarifatlara maruz kalmış, yaban ve sert kış geçirmesine rağmen mahsul ve ev sahipliğinden ödün vermemiştir. Bu da ejdadımızın rahmet kapısını acık bırakmıştır. Örnek ve vefakar oldukları, köyün ve yörenin yol güzerğahları su gözelerinde sebil ve hayrat olarak hizmet vermektedir, bunun yöre ve köyümüzde örneklerini verebiliriz. Diyeceğim, bir öneri olarak, mümkün mertebe ejdadımıza layık hoşgörü paylaşmak maksatlı olmaya itina göstermektir aşıya önem verip meyveli ağac yetiştirmeye çalışalım. Selam ve saygılarımla...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

04 Temmuz 2007

Köyümüzde, 01/07/2007 tarihinden itibaren, muhtarlık anonslarıyla ilan edilerek, 1.ci sıra olan Salih TURHAN’dan başlanarak çırbanlığa başlanmıştır. Hayırlı bereketli ürünler  hasat ve zarzavat kazanıp yemesi nasip olsun tüm köylü hemşerilerime. Selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

04 Temmuz 2007

Köyümüz dağları Gevherbaba, Nergiz dağı, Soulcak muhitlerinde kekik, nergiz ve yayla çayı derme zamanıdır. Yapraklandırıp gölge yerde pamuklu bez veya gazete kağıdı arasında kurutulup grip ve üst solunum rahasızlıklarda çok şifalıdır. 15 gün sonra vakti geçer. Çorba, köfte ve ızgaralarda da kekikler damak tadı verir. YAKIN VE DOSTLARA en güzel iltifat ve ikramdır çok makbule geçer, tavsiye edilir. Afiyet olsun...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

17 Haziran 2007

10 Haziran 2007 tarihinde Mevlüt ve Hatice'nin kızı Latife Savcı Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenab-ı  Allah'tan rahmet diler yakınlarına baş sağlığı dilerim...

Ali Arslan (Murtazagil), eposta: dsiarslan@hotmail.com

 

16 Haziran 2007

sevgili köyümüzün yiğit gencleri yarın O S S sınavına girecek olan tum genclerimize başarılar diler ALLAH yardimcıları olsun, bahtları ve talihleri acık olsun dileklerimi sunarım saygılarımla...

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydinyucel_64@hotmail.com

 

14 Haziran 2007

oks öss giren tüm arkadaşlarıma başarılar diliyom...

 Alişan Yıldırım (Mollagil),  eposta: baraj_delisi@hotmail.com

 

 

13 Mayıs 2007

Anneler gününüzü Kutlar köyümüzdeki tüm Annelerin elleinden hurmetle öper, saygılarımı iletir, hayır dualarınızı beklerım. ALLAH  eksikliğinizi göstermesin, saygılarımla...

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydinyucel_64@hotmail.com

 

 

13 Mayıs 2007

Köylümüz ve tüm annelerimizin Anneler Gününü kutlarız...

Malkaya Köyü web sayfası

 

 

11 Mayıs 2007

İşgilgillerden Huriye İşgör'ün dayısı, 27 Nisan 2007 tarihinde Kastamonu'da hakkın rahmetine kavuşmuştur.  Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dilerim...

Hüseyin İşgör (İşgilgil), eposta: h.isgor@hotmail.com

 

03 Mayıs 2007

Köyümün güzel insanları akbaları komşuları ve dostları arayıp soralım, bu konuda biraz zayıf kalıyor dünya meşakketlerine düşüyoruz gibi geliyor. sadece düğün veya cenaze merasimlerinde bir birimizi hatırlayalım, bu konuda bir birimize sıkı bir şekilde kenetlenip illa gidip ziyaretle değil dünya niğmetlerinde herkesin cebinde bir cep telefonu var arayıp soralım. Bu konuda sizden bir ricam var herkesin cep numarasını sitemize eklemesini rica eder, saygılarımı sunarım...

Bursa'dan Baki ERGÜN-İnşaat Teknikeri (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

 

24 Nisan 2007

Saygıdeğer köylülerim, 15 Nisan pazar günü Diyarbakır Altındağ tesislerinde Prof. Dr. Ahmet AKGÜNDÜZ'ün vermiş olduğu konferansa olan yoğun ilgi ve katılımcıların zor ulaşım şartlarına rağmen 3500-4000 kişiye ulaşması beni malkayalı olarak onure etmiştir. Bu nedenle başta medarı iftiharımız olan Ahmet AKGÜNDÜZ'e ve konferansa katılan tüm köylülerimize teşekkür eder şükranlarımı sunarım. Saygılarımla...

Hayrettin Yıldırım (Mollagil), eposta: hayretttin_yildirim21@hotmail.com

 

 

24 Nisan 2007

13.04.2007 tarihinde ilişki kesme 19.04.2007 tarihinde D.S.İ lokalinde emeğimin karşılığı başarı plaketi ve bana oranın izlerini taşımam için kendilerinden manevi değeri büyük ve özel hediye ve veda yemeği düzenleyerek beni onure etmişlerdir. 32 sene gibi bir fiil D.S.İ X.Bölge Müdürlüğü’nde 5 seneye yakın işçilik, 3 sene lokal amiri ve 20 sene gibi en uzun bir süre başarılı bir şekilde çeşitli teşekkür ve taktir alarak Sosyal Hizmetler Şefliğini en zirvede, popular, baraj açılışları, organizasyon ve sosyal içerikli hizmetleri eksiksiz olarak tamamladım. 3 sene gibi 4 şubenin Malzeme Mut. ve ilişki kesme kütüphane sorumlusu olarak görevimi hep olumlu ve başarılı olarak işimi severek, kendimden bir şeyler katarak, prensiplerime bağlı ve kendi işime saygı duyarak, mütevazi, hoşgörülü olarak, kendimi motive ederek bu 32 senemi D.S.İ gibi Türkiye’nin en büyük kurum olan güzide bir camiada, bu kutsal sayılan görevleri yaptığımdan dolayı kendimi çok bahtiyar, anlım ak, başım dik olarak, kazasız belasız ayrılmayı Allah nasip etti.

 

Rabbime şükürler olsun diyerek ikinci bir yaşam olan emeklilik kapısından geçmekteyim, rabbim tüm çalışanlara böyle kendi isteğiyle ayrılmayı nasip etsin. Herkesin gönlüne göre rızkını versin. Kazançların helali nasip olması temenimdir. Tabiki emekli oldum bir meşguliyet ve uğraşdan uzak duracağım anlamına gelmez. Ben yaşamım boyu kendime ve çevremde ortama göre hep değişik ve kendimi geliştirerek hobi gibi alışkanlıkla hiç uğraşmadım, bir yaptığımı bir daha yapmadım. Değişik ve yeni sosyal ve ticari amaçlı paylaşım ve ortak akılla konu ve müteşebüslere talip olmuşumdur. Alıntıyla noktalıyorum:

“YAŞAYARAK, EDİNİLEN BİLGİLER TAŞ ÜZERİNE, YONTULMUŞ, YAZILARA BENZER..”

“ İNSAN DİLİ İLE DEĞİL, YAPTIĞI İŞLERLE KONUŞMALI”. Selam  ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

05 Nisan 2007

15.04.2007 günü, saat 13:30'da köylümüz Prof. Dr. Ahmet AKGÜNDÜZ'ün kutlu doğum haftası ile ilgili olarak D.Bakır Altındağ Tesisleri'nde vereceği konferansa tüm halkımız davetlidir...

 Habip Başdemir, eposta:  -

 

 

30 Mart 2007

SADE DUYGULAR YUKSELSIN GOKLERE, YUKSEKLERDE HAFAKAN, GOZLERDE YASLAR, ONA SUSAMIS DUDAKLAR KADAR ACILAN ELLER VAR. KANDILINIZ MUBAREK OLSUN...

Mersin'den Suzan Yücel (Mollagilin gelini), eposta: suzan_yucel_69@hotmail.com

 

30 Mart 2007

YIPRANMIS VE KATILASMIS GONULLERI RAHMET MELTEMIYLE YESERTEN ESSIZ PEYGAMBERIN DOGUM GUNU OLAN MEVLIT KANDILINIZI EN ICTEN DILEKLERIMLE TEBRIK EDERIM..

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydinyucel_64@hotmail.com

 

 

30  Mart 2007

 

Tüm Köylülerimizin Mevlüt Kandilini kutlarız...

Malkaya Köyü web sayfası

 

30  Mart 2007

Bu gün ve bu gece, PEYGAMBER efendimizin doğduğu gündür. PEYGAMBER efendimiz rabiülevvel ayının on ikinci gecesinde doğmuştur. Her yıl bu gün ve bu gece müslümanlar PEYGAMBERİMİZİN dünyaya gelişini ibadet ve dualarla tüm inanan ve müslümanlar,sabaha kadar  ellerini semaya kaldırarak yürekler yaradana onun için açılır. Tüm köylü hemşeri dost ve islam aleminin kandili mubarek duaları RABBÜLALEMİNİN yanında kabül olsun, AMİN.SELAM VE SAYGILAR SUNARIM...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

30  Mart 2007

Bu gece peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa S.A.V 'in dünyaya şereflendirdiği gecedir. O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı, cehalette en üst seviyelere ulaştığı, küfür ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş ve dünyaya ilahi bir nur, rahmani bir şifa olmuştur.. Dularımız bu gece eksik olmasın, kalplerimiz imanla dolsun, Mevlid kandiliniz mübarek olsun...

Mehmet FIRAT (Karakaya Muhtarı ), eposta: mehmetfırat1985@hotmail.com

 

 

30  Mart 2007

Sen olmasaydın ey habibim, alemleri yaratmazdım ilahi hitabına mazhar  olan, insanlığın önderi, şefaatçimiz Peygamber  Efendimiz (S:A:V) in dünyaya teşrif ettikleri bu gecede, tüm  İslam Aleminin ve köylülerimizin Mevlit  kandilini  tebrik eder, hayırlara vesıle olmasın Cenab_ı Hak'tan temmeni ederim...

Mustafa Ergün (Değirmencigil), eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

 

28 Mart 2007

güzel bir söz  “SULAR YÜKSELİNCE BALIKLAR KARINCALARI YER, SULAR ÇEKİLİNCE DE KARINCALAR BALIKLARI YER, KİMİN KİMİ YİYECEĞİNİ SUYUN AKIŞI BELİRLER” paylaşmak istedim...

                                    Mevlüt İlhan (İmamgil),  eposta: mevlutilhan@cabanna.com

 

26 Mart 2007

bu siteye emegi geçenlere teşekkürler bütün köylülere selam...

Mehmet Sevlitopu (Mollabekirgil), eposta: mehmet_selvi0021@hotmail.com

 

 

26 Mart 2007

slm diyarbakırlı hemserilerim ben handere köyünden mesut hepinize sağlık ve huzur dolu günler diler insallah sizin gibi gönlü güzel insanlar oldugu müttetce diyarbakır daha iyi günler görecektir hepinize tekrar slm larımı günderiyorum sağlık ve huzur icinde kalın allaha emanet olun bankacı cuma ya bu sayfayı cıkardığı icin tesekkürlerimi dile getiriyorum...

Mesut Karakaya  (Hamit Yiğit'in torunu), eposta: meskut21@hotmail.com

 

 

18 Mart 2007

Bugün ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ. İnanıyorumki BU güzel ÜLKEMİZİN düşman eline geçmemesi için bizim köyden de gidip  ŞEHİT VE GAZİ olmuş atalarımız ve dedelerimiz varmış.  ALLAH  onlardan razı olsun, mekanları CENNET OLSUN, bizlere bu cennet VATANI  bıraktıkları için, bu vesileyle Ruhları  şad olsun. ALLAHA emanet olun. Saygılarımla...

 Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydinyucel_64@hotmail.com

 

 

17 Mart 2007

Ben Belgin 10 yasındayım, Almanya da doğdum. Köyümü hiç görmedim nenemi de özledim dedemi de, amcalarımı da bi de halalarımı da çok özledim, çünkü onları hiç görmedim...

Belgin Yigit  (Kirvarli-Kesikköprü köyü), eposta: efsanezaza@hotmail.de

 

 

15 Mart 2007

Merhaba Kesiköprükoyü Yigit ailesi ve tüm yigitlere Almanyadan selamlar deprem icin gecmis olsun...

Nuri Yigit  (Kirvarli-Kesikköprü köyü), eposta: efsanezaza@hotmail.de

 

 

14 Mart 2007

Tüm Saylık ailesi ve köyümüz için mutlu ve huzur dolu bir yıl diliyorum. saygılarımla...

Abdulğani Saylık (Saylık Ailesi), eposta: gani_3447@hotmail.com

 

05 Mart 2007

Yaşanan depremlerden dolayı geşmiş olsun dileklerimle...

Ömer İpek (köyümüzün eski öğretmeni), eposta: omeripek21@hotmail.com

 

 

03 Mart 2007

DYB cüngüs köylü hemserelime cok büyük gecmis olsun dileklerimi sunar bütün  köy halkına allah sabır versin,  allaha emanet olun...

Handereli Erkan Altunordu  (Hamit Yiğit' in torunu), eposta: teli_toprak24@hotmail.com

 

 

03 Mart 2007

Sayın Malkayalılar yaşadığınız deprem felaketini derin üzüntüyle takip etmekteyiz. Allah bu gibi doğal afetlerden hepimizi korusun geçmiş olsun dileklerimle Allah beterinden korusun saygılarımla...

Mersin'den Suzan Yücel (Mollagilin gelini), eposta: suzan_yucel_69@hotmail.com

 

 

02 Mart 2007

DEPREM. Yine 28.02.2007 tarihinde saat 21:00 sıralarında merkez üstü Çüngüş ve köyleri olan 3.9 şiddetinde deprem sarsıntısı başlamıştır ve aralıklarla devam etmektedir. Çüngüş, Karakaya köyleri tedirgin bir vaziyette, bazı yerler çadırlarda bazı aileler de hasar görmeyen ev ve okul benzeri yerlerde yaşamlarını idame etmektedirler. Başda kaymakamlık, jandarma komutanlığı, sağlık ekipleri ve kamu kurumları olmak üzere yapılan bu yardım ve çalışmalarından dolayı çok teşekkür ederiz, böyle çaresiz ve afet anında yöremiz insanlarıyla bu acıyı paylaştıkları için. Çok kötü doğa felaketi, geçen hafta ben o anı bizzat yaşadım. 21 şubat saat 13:00 sıralarında, yeğenim Ensar Çiftçi ile köydeki evi bir kolaçan yaptık, ğhnpek açıktı gezemeden indik tam ötme kapısını kapatırken acayip sesler, yer uğultuları, garip ses ve hareketleri bir anda hissttim. Oğhma ki zelzele oluyormuş. Birden tumtuğhdan dama fırladım. Kadın çığlıkları, sümük taşları düşüyor ev beşik gibi sallanıyordu. Halen o korkuyu atamadım doğrusu. Bu şiddetdeki depreme kamu binaları kalkas ve betondan zemin etüdü, mühendis kontrolundaki binalar dayanmıyor kaldıki bizim toprak ve bakımsız evler ne kadar sıhhatlidir o da ayrı düşünülür. Köyümüzde de son bir haftadır olan depremlerde bütün evler nasibini almıştır. Bazı evlerin damları çatlamış, duvarları patlamış, temeller kaymış, mağlar yerinden çıkmıştır. Köyümüzün ikamet edilen evleri üçer katlı olarak geçmişte rençber evi şeklinde düşünülmüştür. Şöyle ki köyde kış çok sert ve uzun geçtiğinden birinci kat hayvan ve meret için, ikinci kat ambar ve kiler için, üçüncü kat insan için tasarlanarak taş belli yapı toprağı ağaçlarla inşa edilmiştir. Bu evlerin çoğu da 80-100 sene gibi milladını doldurup evsafını kaybetmiştir. Tabii ki bizden ilerdeki köyler daha fazla hasar ve zayiat vermiştir. Zaten yöremiz deprem kuşağının birinci dereceden fay hattı geçtiğini harita ve bilim adamlarından öğrenmekteyiz. Büyüklerimiz köyümüzün 1800 yıllarında da belli aralıklarla sallanıp sonra çoğu yer ve yerleşim alanları toprak kayması, heyalan gibi yöremizde belirtileri büyük çatlaklarının izleri bulunmaktadır. Bir kaç köy ve yerleşim yeri de memleketi terk etmiştir. Diyeceğim odurki bu evler artık hasarlı olduğundan deprem korkusuyla yaşadığımızdan devletin hasar tesbit raporu hazırlayan mercilerinden muhtarlık ve biz köylü bireyleri olarak bu komisyonlar ile birlikte afet işleri genel müdürlüğüne konut kredisi müracaatı yapılıp yeni depreme dayanaklı küçük çatılı ev, sokakları geniş alt yapılı ve projeli olarak yapılması için yetkili mercilere müracat yapılması lazımdır. Amaç bundan sonra depremden dolayı bi daha sorun yaşanmması için. Tüm yöre halkına geçmiş olsun, selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

26 Şubat 2007

Değerli Malkaya'lılar!...Yaşamış olduğumuz depremlerin kendimizi manevi yönden daha da güçlendirmemize vesile olmasını temenni ederken bu tür felaketlerden ülkemizi,bölgemizi ve hasseten köyümüzü de muhafaza etmsini Cenab-ı mevla dan diliyorum...

Mehmet FIRAT (Karakaya Muhtarı ), eposta: mehmetfırat1985@hotmail.com

 

22 Şubat 2007

Tüm köylulerimize depremden dolayı çok çok geçmiş olsun ALLAH  birdaha böyle felaket yaşatmasın...

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydinyucel_64@hotmail.com

 

22 Şubat 2007

21 Şubat 2007 tarihinde, yeğenim Ensar ÇİFTÇİ ve Ramazan Can’la saat 11:30 ila 14:00 arası köye gittik. Köylülerle hal hatır sorduktan sonra biz Ensar ile küçe tumtuhğları arasında bata çıka eve gittik. Ötmeden, dolu karın arasında eve çıktık. Ayvanda kar vardı küredik, oda ve pencereleri konrol edip saat 13:00 gibi gezemeden ötmeye indik. Dış kapıyı Ensar kitlemek istiyor bir türlü kitleyemiyordu. Beraberiz, ben baktım asturak duvar üzerime yan yattı kalktı, bir uğultu yerden ve duvardan geliyor, anlatmak tarif etmek ne mümkün. Komşuların çığlıkları tavuk ve horozların değişik sesleri. Aniden titreme tuttu ötmeden tumtuhğ üzeri dama fırlamışız. Sümükler döküldü, çağhmalar çatırdayıp yer yer ayrıldı. Hemen kaçar adımlarla Çay’a geldik. Ramazan efendi h.derviş dayının dükkanında namaz kılıyormuş o an. Birinci secdeye varmış sesler ve uğultu duymuş. 2. secdede namaz üzerinden çayın karşı tarafında baktım elinde telefon, ayakları yalın ayak kar üzerinde şaşırmış “Aykan abi Aykan abi” diyerek cep telefonuna bağırıyor, hemen yetişdim. Kendine “gel korkma geçti, buradan cep telefonu çekmez dedim” Biraz sonra Aykan aradı kahveden telefonla görüşdük. Diyeceğim odur ki ben 54 yaşına gittim depremi bu kadar yakınen yaşamamış ve bu kadar irkilmemişdim. Yine 30 sene  evvel Değmen Deresi’nde bahar gülan ayında avdan gelirken dere yatağında baktım kocaman kayalar durup dururken yuvarlanıp çakışıyorlar ateşler çıkıyor. Teeccüp ederek kayanın üzerine çıktım ürkek bir vaziyette. Bir de ne göreyim kısa zaman sonra afat geldi. Eğer ben yüksek kayaya çıkmasaymışım beni o dere yatağından gelen afat götürürmüş. Çok korktum, dudaklarım uçukladı. Bir de ben deprem olayını bu denli yaşadım. O deprem sahte mütahitlerin yaptığı apartmanların olduğu yerde olsaydı yerle bir olurdu. Sanırım ALLAH O vefakar ecdadımıza rahmet eylesin, üçer katlı ağaç, taş ve topraktan yapılan halakan köclerle japon teknikleri gibi köy evlerinde halakan ve köclerin yay gibi gidip geldiğini gördüm ve yaşadım. Temennim ALLAH bir daha bu anları yaşatmasın. Hindibaba köyünde 2 evin yıkıldığını, Karakaya yolunun kapandığını, hayelan nedeniyle arka köylerde hasar olduğu söylenmektedir. Köyümüz ve deprem olan yerlere geçmiş olsun der selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

14 Şubat 2007

Güzel bir söz sizlerle paylaşmak istedim; ÜÇ KURUŞLUK ADAMA, BEŞ KURUŞLUK DEĞER VERİRİSEN, ARADKİ İKİ KURUŞA SENİ SATAR...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

03 Şubat 2007

saygı değer hemşerilerim ALLAH selamı üzerinize olsun sitemizin varlığı ancak bizlerin sitemizi sık sık ziyaret edip yazışmallarla olur  işte o zaman varlığımız da sitemizin varlığı demek olur köyümüzun sesi kulağı olur diğer kardeş sitemiz gibi daha iyi olur bu da bizlerin sayesinde olur...

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydinyucel_64@hotmail.com

 

25 Ocak 2007

İşgilgillerden Harun İşgör'ün 30 Aralık 2006 tarihinde bir oğlu olmuştur.  Sağlıklı olan ve Efe ismi verilen bu en küçük köylümüze hoşgeldin der, anne ve babasını tebrik ederim..

Hüseyin İşgör (İşgilgil), eposta: -

 

22 Ocak 2007

Malkaya köyünün medarı iftiharı kıymetli arkadaşımız Hayrettin YILDIRIM'IN eşi Serpil hanım 28 aralık 2006 tarihinde safra ameliyatı olmuştur. Serpil hanıma acil şifalar, Hayrettin beye de geçmiş olsun dileklerimizi iletir tüm malkaya köylülerine selamlarımızı sunarız...

KARAKAYA BARAJI ÇALIŞANLARI (MALKAYA HAYRANLARI), eposta: karakayahesanakumanda@hotmail.com

 

17 Ocak 2007

Köylüerimizin yeni Yılını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı haktan niyaz ederim...

Mustafa Ergün (Değirmencigil), eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

06 Ocak 2007

Tüm Malkaya Halkının Yeni Yılda Sağlık ve Mutlu Günler Geçirmelerini dilerim...

Metin Sevlitopu (Mollabekirgil), eposta: son1_defa@hotmail.com

 

06 Ocak 2007

05.01.2007 AKŞAM SAAT 18'DE RAHMETLİ BABAM ALİ ERGÜN İÇİN SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN'IN KURAN KURSU OLAN HUZUREVLERİ DR. SITKI GÖRAL CAD. SON DURAK'TA MEVLÜDÜMÜZ YEMEKLİDİR. TÜM HEMŞEHRİLERİMİZ DAVETLİDİR...

Şerafettin Ergün (Perigil), eposta: serefergun@mynet.com

 

06 Ocak 2007

Bu akşam, Şerafettin ERGÜN,  merhume Ali ERGÜN adına sıtkı göral cad.son durak. D.bakır Kuran kursunda  mevlütlü yemek  verecektir. Tüm dost, hemşeri ve köylülerimiz davetlidir. İlanen duyrulur...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

04 Ocak 2007

Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir. Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun, sevdikleriniz hep sizinle olsun..Bayramınız mübarek olsun...

Mehmet FIRAT (Karakaya Muhtarı ), eposta: mehmetfırat1985@hotmail.com

 

03 Ocak 2007

Canım Kardeş sitem bir birimize destek olarak Hedefimize varacağız çunku bu sitelerimizin sayesinde haberleşiyoruz. O yüzden sitelerimize sahip çıkıp her zaman yazişarak iletişim kurup VARLIĞIMIZI HEP duyurmalı KÖYÜMÜZÜN VARLIĞINI SİTE SAYESİNDE Bizlerin Desteğiyle Hep CANLI HEP YENİLİKÇİ OLÇAKTIR. Başka ELYOS, BAŞKA MALKAYA YOKKKK.  SAYGILARIMLA...

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydın_yucel_1964@hotmail.com

 

02 Ocak 2007

Tüm Köylülerimin Kurban bayramını kutluyor saygılar sunuyorum...

Said Akgündüz (Bozogil), eposta: sakgunduz@hotmail.com

 

02 Ocak 2007

KARDESLIGIN DOGDUGU, SEVGILERIN BIRLESTIGI, BELKI DURGUN, BELKI YORGUN, YINEDE MUTLU, YINE DE UMUTLU, YINE DE SEVGI DOLU NICE BAYRAMLARA...DAHA NİCE YILLARA...

Mersin'den Suzan Yücel (Mollagilin gelini), eposta: suzan_yucel_69@hotmail.com

 

01 Ocak 2007

Malkayadaki akrabalarımız ve hemşehrilerimizin kurban bayramını tebrik eder, yeni yılında bütün islam alemine hayırlara vesile olmasını dilerim...

İbrahim Turan (Havvagil), eposta: mhamdituran@hotmail.com

 

 

31 Aralık 2006

Tüm Malkaya köylülerimizin kurban bayramını ve yeni yılını içtenlikle kutlar sağlık, muttluluk ve esenlikler dilerim, büyüklerimin ellerinden ve küçüklerimin gözlerinden öperim...

Salim Yüce (Avutlugil), eposta: polat1988_20@hotmail.com

 

31 Aralık 2006

elyosluların kurban bayramını ve yeni yılını kutlar sağlık ve esenlikler dilerim..

Op. Dr. Cemal Turan (Havvagil), eposta: cemaltrn@hotmail.com

 

31 Aralık 2006

tüm köylülerimizin kurban bayramını ve yeni yılını en içten dileklerimle kutlar hayırlara vesile olmasını RAB'BİMDEN  dilerim. :)

İSTANBUL'DAN AYŞEGÜL UYSAL (Değirmenciğil), eposta: yaprak555@hotmail.com

 

30 Aralık 2006

"Kurban" Sevenin sevdiğine ikramı, melikler meliğinin beşeriyete haysiyet, izzet ve iffet lütfettiği değeri üzerinde düşünüldükce anlaşılacak olan bayramınızı en içten samimi duygularımla kutlar, 2007 yılınında Malkayalılara ve tüm islam alemine huzur, barış ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum. Saygılarımla...

Ayda Koca, eposta: ayda_koca@hotmail.com

 

30 Aralık 2006

tüm köylülerimizin kurban bayramını ve yeni yılını kutlarım nice bayram ve yeni yıllara...

Mehmet Akkılıç (Ğhalogil), eposta: exdiyar_21@hotmail.com

 

29 Aralık 2006

yaklaşan kurban bayramının tüm islam alemine ve köylülerime hayı huzur barış ve mutluluk getirmesini yüce yaratandan niyaz ederim...

Zülküf Yıldırım (Mavalioğulları-mitat cemalgil), eposta: zulkufelyosi@hotmail.com

 

29 Aralık 2006

Tüm Köylülerimin Yeni Yılını ve Mubarek Kurban Bayramını Kutlar.. Daha nice Seneler ve Bayramlar dilegiyle, saglık, sıhhat ve esenlikler dilerim...

Mehmet Tüysüz, eposta: mehmet_tuysuz@hotmail.com

 

29 Aralık 2006

Bütün hemşerilerimin  mübarek kurban bayramını kutlar büyüklerimin ellerinden,küçüklerimin gözlerinden öperim...

Timur Can Altay (Cebecigil), eposta: altaytimur_21@hotmail.com

 

29 Aralık 2006

YENİ BİR BAYRAMDA YENİ YILA MERHABA. Tüm köylülerimizin kurban bayramını ve yeni yılını kutlarım...

Serdar Sarı (Edilegil), eposta: ssari1907@hotmail.com

 

29 Aralık 2006

Kurban bayramınızı kutlar ALLAH tan hayırlara vesile olmasını niyaz ederim. Sitemize emeği geçen saygıdeğer Hemşerilerimizin de ayrıca bayramını ve yeni yılını kutlarım. Saygılarımla...

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydın_yucel_1964@hotmail.com

 

 

29 Aralık 2006

Tüm köylülerimin kurban bayramını tebrik ederim...

Berat Yıldırım (Mollagil), eposta: brty21@mynet.com

 

29 Aralık 2006

Geleceği oluşturan her yeni günün, bir önceki günden daha güzel olması dileğiyle. Yeni yılın tüm insanlığa Neşe, Mutluluk, Sağlık ve barış getirmesi dileğiyle, Nice Mutlu Yıllara...

 

Güzel bir söz, sizlerle paylaşmak istedim. 'HATA YAPMAK İNSANA MAHSUSTUR ANCAK  SİLGİNİZ, KALEMİNİZDEN ÖNCE BİTİYORSA FAZLASIYLA YANLIŞ YAPIYORSUNUZ DEMEKTİR” selamlar..

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

29 Aralık 2006

mubarek kurban bayranı ve 2007 yılının başta malkaya köyü insanları olmak üzere tüm müslüman alemi ve türk milletine hayırlı ve uğurlu olmasını diler nice bayramlara ulaşmaları temennisi ile selam ve saygılarımı sunarım, cümleten bayramınız mubarek olsun...

Hasan İlhan (İmamgil), eposta: hilhan@dicle.edu.tr

 

 

28 Aralık 2006

Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, kurbanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca. Bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpmenlerin çok olsun ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki PAUSE düğmesine dokunun...Kısa bir süre için hayatı durdurun. Tüm hemşerilerimin  Mübarek KURBAN bayramını kutlar, sağlık,mutluluk, esenlikler dilerim...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

28 Aralık 2006

2007 Yılının Hayırlar ve Sevgiler Getirmesi Dileğiyle MUTLU YILLAR...

                                                                                                                         Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

 

28 Aralık 2006

Bayramlar berekettir, umutlar özlemdir. Yarınlar niyettir. Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun, sevdikleriniz hep sizinle olsun. Tüm islam alemi ve yurdumuzun köylü hemşeri dost akrabaların yeni yılı ve mubarek KURBAN BAYRAMI hayırlara vesile olsun...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

28 Aralık 2006

Bizi burada buluşturan ortak değerimiz, güzel köyümüz. Şu anda köyümüzdekilerin  ve köyümüzden çeşitli vesilelerle çıkmış Türkiyenin hatta Dünyanın farklı yerlerinde bulunan,  hasretini özlemini bu sitelere girerek gidermeye çalışan tüm köylülerimizin Kurban bayramını ve yeni yılını kutlar, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dilerim...

Ahmet İlhan (İmamahmetgil), eposta:  ailhan@maliye.gov.tr

 

 

26 Aralık 2006

tüm köylülerimin yeni yılını ve kurban bayramını kutlarım. Saygılarımla...

Cemal Yıldırım (Cemalgil),  eposta: cemalyildirim21@hotmail.com

 

 

26 Aralık 2006

Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzelliklerin sizinle olması nedeniyle? Nice mutlu yıllara!..

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydın_yucel_1964@hotmail.com

 

 

25 Aralık 2006

Köyümüz ve köylülerimizden ne kadar uzak olsak da bizi birbirimize yaklaştıran Web sayfasını hazırlayan arakadaşların ve bütün köylülerimin yeni yılını ve beraberinde mübarek kurban bayramlarını en içten dileklerimle kutlarım...

Yasin Başdemir, eposta: yasinbasdemir@mynet.com

 

 

25 Aralık 2006

TÜM MALKAYA KÖY DOSTLARIMIN YENI YILINI VE KURBAN BAYRAMINI SAGLIK, MUTLULUK DILEKLERIMLE IÇTENLIKLE KUTLAR TÜM YILI SEVDIKLERI ILE GEÇIRMESINI DILERIM...

 

Doç. Dr. Ahmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), eposta:ergun@medicine.ankara.edu.tr 

 

 

25 Aralık 2006

Tüm İslam Aleminin ve ve malkaya köylülerimizin, hemşerilerimizin yeni yılını ve mubarek kurban bayramını en içten dileklerimle kutlar, tüm insanlığa ve İslam alemine hayırlara vesile olmasını Allah'dan dilerim. Sevgi ve saygılarımla...

Baki ERGÜN (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

 

24 Aralık 2006

Bu güzel bayram ve yılbaşı mesajınıza teşekkür eder, ben de sizin nezdinizde tüm islam aleminin ve malkaya köylülerinin, hemşerilerimizin yeni yılını ve mubarek kurban bayramını kutlar, tüm insanlığa ve İslam alemine hayırlara vesile olmasını Allah'dan dilerim. Sevgi ve saygılarımla...

Mehmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), eposta: 21mehmeter@mynet.com

 

 

24 Aralık 2006

m Köylülerimizin ve dostlarımızın Kurban Bayramını ve Yeni yılını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü Web Sayfası

 

 

15 Aralık 2006

Yine köyümüz dağlarında, şellekle keven tedarik eden bizim dağları çok iyi bilen Handere!den bir pesonel yakınımı gördüm. Bana “Ahmet abi dünyanın sonu mu ne!” dedi, “Handere’de köyün içinde gevenler büyümüş gocaman dib olmuş, kimse yüzüne bakmıyor” dedi “oysa biz bu gevenler için Eylos dağlarında önceden yaya gidip etüd yapıyorduk” diye hayıflandı. Ben de aynı soruyla sorguluyorum, bizi ve şu anki durumu, “bir dip keven fazla ederiz belki” diye Ganberli tepeleri, Doyran başları, Göz tepesi gibi en uzak dağ sınırlarına giderdik ki bir kaç dib artırımlı büyük gevenlere rastlayalım, bir kaç yük fazla edelim gibi yalılarımız, damahkerlik yaparak yarın birisi görür keser götürür gibi şellekle eve çoğu gıllı olarak getirilip köyde ütülürdü. Şimdiyse gevenlerden geçilmiyor, 40 sene gibi kısa zamanda neler değişiyor, tabii ki hayvan olmazsa, reşberlik yapılmazsa kime lazım ihtiyaç ki Allah muhanete muhtaç etmesin. Hayvan çocuk gibidir mığaat olmaz, garnını doyurmazsan, mal canın yongası misali, meşagatli sorumluluk ve hizmet ister. İnşallah dünya böyle gider de son olmaz temennileriyle saygı ve selamlar sunarım...

.Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

14 Aralık 2006

Yine bir hafta sonu izlenimlerimi sizlerle paylaşırken geçmişden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Şöyle ki; köyümüz, reşberlik ve hayvancılıkla geçimini ve rızkını idame ettiği için Kasım-Aralık ayları yani güz, eski dil tabiriyle “eyem”, iyi olduğu bu kısa günlerde alafı az olanlar ağızlı kazma ve ligle çubuk keven, tosmağh keven, garı keven, parmak keven, kara keven ve top keven gibi kevenleri köyümüz dağlarının muhtelif muhitlerden her ev 40-50 yük ve şelleklerle getirip çay kenarlarına yaprak yığınları görünümünde yığılıp, kışın hayvanlara Çay’da ıslatılıp küçük zomp ve balta küpüyle dövülüp didildikten sonra dehreyle doğranıp ot, sap, samanla doğranıp alaf harman yapılarak genelde akşam öğünlerinde öküz, düve, tosun, eşek, katırlara iyi bir rasyon olarak sunulurdu. Çünkü bunun kalorisi çok yüksektir ve besicilikte iyi bir fenni yem niteliğindedir ve bu hayvanlara doping yapar. Hayvanlar da, yemliklerde istenilmeyen yemleride yani kaba yemi bunlarla tüketirlerdi. Tabii ki çevre sınır köylülerle keven için kavga her zaman edilirdi. Bir anımı aktarmak istiyorum. 1966 yılında 3-5 hemşerimiz keven için Handere köylüleriyle kavga etmişler Ağgöl ve Çelemli muhitinde. Köye haber verdiler, bütün köylü tedbirli olarak yardıma gittik. 20 yükün üzerinde kevenleri aldık. Beni köye yük hayvanı getirmeye gönderdiler, ben de orada olanları evlerinden eşek ve katırları katar yaparak rahmetli H. İlhan ile götürüyoruz. Tortanpaşat’ta Avutlu Süleyman Aga ve arkadaşları rast geldi, “ne hayrola nedir bu bezirgan katarı, nereye böyle?” dedi “Handereliler kevenlerini bizim sınırlardan tedarik etmişler, bizim köylüleri de dövmüşler. Biz de ellerinden aldık, gidiyoruz ki alınan kevenleri getirelim” dedik. Bir ah çekti “nerede o Avutlu Memed ve Kanber Mevlüd, İmam Ahmed! Yigid isterdi sizin dağ sınırlarında desdursuz geze, galdı ki gele sizin kevenlerinizi sınırlarınzda kese, nerede o namıdiyar adam ve muhtarlar! Bu günleri de mi görecektik” diye hayıflandılar. Diyeceğim odur ki 40 sene evveli ben bu olayı yaşadım, benim büyüklerim ve yaşıtlarım bilirler, ancak ben geçen ayda biraz gevenlerin çokluğundan, içlerinden artık yürümenin imkansız olduğuna değindim. Köyümüzün sitesine bir bilim adamı yanıt verdi, bu bahse konu gevenden 2000 çeşit ilaç olduğunu, bunun da türkiyenin bazı bölgelerinden temin edildiğini yazdı. Diyeceğim odur ki maalesef şimdi dağlardan yürümek çok riskli ve tehlikeli duruma gelmiş, oysa daha 40 sene evvel ölümüne bir dib keven için kavga ederdik. Maalesef şimdi tarlada yoncası, sapı duruyor ona dönüp bakmıyor, acaba böyle bir ecdadın nesli ne çabuk asimile oldu? Zaten hayvan da yok denecek nitelikte, kala kala ihtiyar dul kadınlara kalmış onlar da ne mümkün, “köyümüz gün geçtikçe efsınımı kaybediyor“ demeden geçemiyorum.

Böyle güz ayları, hava açık olunca güneş bir başka güzel, tatlı olur. Bütün haşere sürüngen, kış uykusuna yatan hayvanlar bu aylarda kaloriye, güneş, ısı ve enerjisinden faydalanır. Bahara kadar toprak altı ve inlerinde kalırlar, kış uykusuna yatarlar, onun için reşber ağzıyla “güz güneşi kızıma, bahar güneşi gelinime” diye bir taabir vardır, “çünkü kızım güzelleşsin, gelinimin ihtiyacı yok“ gibi. Bizim de bu aylardan başlar bahara kadar kayluğh böyle bir güneşleme ve şakalaşma yeriydi güneşli günlerde yine köyümüz yol ayrımıyla köyler arası çok güzel kumlanmış, bu da sevindirici bir hzmettir. Selam ve saygılar sunarım...

.Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

08 Aralık 2006

köyümüzden  çanakkale savaşlarına 95 kişi gitmiş bunlardan sadece 3 kişi geri dönmüş salih çavuş (terzi bayramın babası), çatal şükrü (hüseyin yurt un kayınbabası), avutlu hasan (avutlu ahmetin babası)...

                                    Mevlüt İlhan (İmamgil),  eposta: mevlutilhan@cabanna.com

 

 

08 Aralık 2006

Merhabalar akşam işten geldim, sitemizi açınca her zamanki gibi yine günün yorgunluğunu atıp köyümüzde gelişen haberlere bakayım dedim. Sitemizi takip ederken iş yorgunluğunu da bu sayede atmış bulunuyorum. Bu arada hakkın rahmetine kavuşmuş köylülerimize de ALLAH'TAN Rahmet dilerim ve herkese kucak dolusu selam gönderiyorum...

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydın_yucel_1964@hotmail.com

 

 

07 Aralık 2006

saygı değer köylülerim, inanın insan gurbetteyken; köyünü, toprağını hemşerilerinin daha çok kıymetini anlıyor. Benim köyde Zahide halam ve çocukları var, barajda abim Vahdettin Yücel ve eniştem Cevdet var; inanın örf adet gelenek saygı oralarda benliğini özünü kaybetmeyen siz köylülerime candan ve gönülden saygılar ve sevgiler  siteye emeği geçen köylülerimize de sonsuz teşekkürler dilerim....

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydın_yucel_1964@hotmail.com

 

06 Aralık 2006

köyümü çok seviyorum ve çok özledim oraların suyunu kokusunu herkesi çok özledim sizleri inşallah ocak tatilinde oraya gelecem vede yanımda kızımı getirecem kızım hep sizi soruyo orayı çok merak ediyo inşallah geliriz herkese selam...

Muharrem Yıldırım (Beyzadegil), eposta: ummuhan_trabzon_1972@hotmail.com  

 

30 Kasım 2006

27 kasım 2006 pazartesi günü vafat eden Ali Ergün'ün vefatının yayınlnmasından dolayı site kurucularına teşekkür ederim ve saygılarımızı tüm aile adına sunarım, saygılarımla...

Veysel Buçlulğan (merhum Ali Ergün 'ün büyük torunu), eposta:citirdat@mynet.com

 

30 Kasım 2006

22 Ekim-10 Kasım 2006 tarihleri arasında dünyanın en yüksek dağı olan Everest (8850 m) dağının Nepal yüzündeki anakampına yaptığım yürüyüşe ilişkin günceme "Everest anakampda bir Elyoslu" linkinden ulaşabilirsiniz. Tüm köylülerime sevgi ve saygılarımı sunarım...

Hüseyin Sarı (Edilegil), eposta: hsari90@hotmail.com

 

29 Kasım 2006

Çok değerli amcamız Ali ERGÜN'ün hakkın rahmetine kavuştuğunu öğrenmiş bulunmaktayım. Kederli ailesine başsağlığı dileklerimi iletirim...

Baki ERGÜN (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

28 Kasım 2006

Köyümüzün büyüklerinden ve Ergün Ailesinin sevileni Ali Ergün'ün ölümünü esefle öğrenmiş bulunuyoruz. Allah'dan rahmet diler, kederli ailesine başsağlığı dileklerimizi iletiriz....

 

Ankara'dan Ahmet ve Mehmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), eposta:ergun@medicine.ankara.edu.tr 

21mehmeter@mynet.com

 

28 Kasım 2006

KÖYÜMÜZ SAKİNLERİNDEN PERİGİL LAKAPLI, DİYARBAKIR YÖRESİNDE CİN ALİ LAKAPLI, H. Sülayman'ın oğlu Ali ERGÜN, uzun süredir nefes darlığından tedavi görmekteydi. Ali Ergün, 27/11/2006 tarihinde, saat 15.30 sıralarıda Dicle Ünversitesi hastanesinde HAKIN RAHMETİNE kavuşmuştur. Merhum, Diyarbakır Yeniköy mezarlığına defnedilmiştir. Merhuma ALLAHDAN RAHMET, yakınlarına sabır ve başsağlığı dilerim...

.Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

24 Kasım 2006

Malkayalı öğretmenlerin ve tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarız....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası

 

24 Kasım 2006

Köyümüzden yetişmiş öğretmenlerin ve bütün öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun..

Serdar Sarı (Edilegil), eposta: ssari1907@hotmail.com

 

22 Kasım 2006

KÖYÜMÜZDE EN SON GÖREV YAPAN ÖĞRETMEN VE İMAMIN tayinlerinden dolayı okul ve camide yoklukları belli olmaktadır. Onlara üstün başarı ve ömür boyu yaşamlarında sağlıklı yaşam ve mutluluklar dilerim, bir malkayalı olarak. Okul gönder direğinde ayyıldızlı bayrağımızın istiklal marşıyla çocuk sesleri eşliğinde çekilmesi, okulun cevresinin düzenli temiz olması, içinde cıvıl cıvıl cocukların yarının, geleceğimizin çocuklarının eğitim görmesi, eski geçmişlerde olduğu gibi arzumdur. Camide de ibadet saatlerinde ezani MUHAMMEDİYE sesleriyle cami camaatine kabul olur ibadetler yapmasını inşaallah giden imam gibi temiz güzel huylu bir imamın bir an evvel tayin olmasını umut ediyoruz. Cemaat de gün geçtikçe azalmaktadır. Köyde toplam 34 ev kalmış, 15 dul kadın analarımız, 19  ihtiyar ve bekçilik yapıyor mecburiyetten ve ümitsizlikten onlarda köy yaşantısı istemiyerekde olsa yaşamaktadırlar. İş görecek bir muhtar var, o da, elektrik kabloları, sokak lambaları son günlerde çıkan rüzgarlarda bir hayli tahrifat olmuş, H.Hasan, Ayhan ile birlikte onarmaya çalışmaktadır. Bir de sular bazı yerlerden patlamış, onarılması gerekmekte, dere yol güzergahı çökmüş onarılması bekleniyor, hava müsait değil, yapacak ehil elaman bulmak zor, ALLAH yardımcıları olsun diyorum. Geçmişde bu tür yardımlaşma işlerinde örnek olarak imamla öğretmen organize ve yardımlarda en önde ve muhtarın yanında yer alırlardı, diyeceğim yerleri çok belli oluyor, ALLAH onlardan razı olsun, işleri rast gelsin. Çağrım arada bir uğrayıp sılayı rahim hal hatır sormayı ihmal etmeyelim, maddi manevi olarak ortak kullandığımız yol, su, elektirik, kanalazasyon gibi arızalara mehal olan unsurları elbirliğiyle paylaşalım, selam ve saygılar sunarım...

.Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

14 Kasım 2006

geven, latince astragalus olarak bilinen ülkemizde geven ismiyle bilinen çok faydalı bir bitki türü. 300 den fazla çeşidi bulunmattadır. Ülkemizde gökçeada, ankara, konya, van yetiştiğini bildiğimiz yerlerdir. özellilkle bitkinin kökünden elde edilen ekstreler immüm sisteminin güçlendirilmesi ve üst solunum yollarına yönelik viral ve bakteriyel enfeksiyonlarla vücudun savunmasına destek olmak amacıyla kıllanılır. Asya tıbbında 2000 yılı aşkın kullanılmaktadı...

Semra Kocaman, eposta: semra.kocaman@intl.fritolay.com

Semra Hanım'a, bu bilgileri bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz... Malkaya Köyü web sayfası

 

11 Kasım 2006

ben  köylüyüm yıllardır gurbetteyim bu aralar bazı sorunlarım var ALLAH izin verirse istanbulda yaşayan dayımı ziyaret edecem TALİP ARSLAN... bilmediğim birçok şey var ve bilgi edinmek için araştırma yapıyom... bana ulaşabileceğiniz tlf 0543 956 52 43 alanyada oturuyom şu an mersindeyim ama kimliğimi cüzdanımı kaybettim herhangi bi yolculuk yapamıyom mağdurum...

Tarık Altuntaş (rüşdü aslanın torunuyum), eposta: tariklar07@hotmail.com

 

10 Kasım 2006

selamun aleyküm.bu siteye bi rastlantı sonucu rastladım. cok begendim ve cok memnun oldum böyle bi sitemiz oldugundan. yeni kusak olarak zaten köyümüzden köyümüz insanlarından ve o kültürden cok uzak yasıyoruz bence. bu yüzden bence köyümüz insanları icin cok faydalı site. emegi gecen herkese cok tesekkürler...

Ahmet ARSLANOGLU (ibrahim in oğlu, bastamgil), eposta: doctor_ahmetarslanoglu@hotmail.com

 

 

03 Kasım 2006

Ahmet bey'in yazısını dikkatlice okudum ve halen kısmende olsa devam eden örf ve adetlerimizden bahsetmiş...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

27 Ekim 2006

22/23/24/25 tarihleri arasında, bayram münasebetiyle, ailece köyde bulundum. Gördüğüm eksik ve yanlışları dilim döndüğünce lanse etmek gayesiyle anlatmaya çalışacağım. ÖRF ADETLERİ YAŞAYARAK HAZ ALMAYA ÇALIŞALIM. MANEVİ YAŞLI BÜYÜKLERİMİZİ ZİYARETLE HAYIR DUALARINI ALALIM. YOKSUL ve FAKİRLERİMİZİ YARDIM VE HOŞ GÖRÜYLE SEVİNDİRELİM. MANEVİ DEĞERLERİMİZİ SAYGI VE DUALARLARLA YAD EDELİM. EJDAT YADİGARLARI OLAN MİLLİ VARLIĞIMIZI HEBA ETMEYE MÜSADE ETMEYELİM. Bir çok yerde olduğu gibi köyümüzde de, örf ve adet dinimizin gereği olan mubarek günler ve arefe akşamları bayram sabahları, kabir ziyaretleri çok az olmakta, hele genç nesilin bir çoğu o kültürü bilmiyor ve saygıyı yaşamamaktadır. Unutmayalım ki köyümüzde  büyük mezarlık bulunmaktadır. Bu mezarlıklar da kendi yakınlarımız ve ecdadımız  yatmaktadır, birde nesli soyu tükenmiş aileler ve keramet ehli ermiş kişiler ve hemen hemen her aileden geçmiş de derin hocalar alimler çıkmıştır. Cuma ve bayram namazlarını Beytullah da eda eden, keramet sahipleri canlı sünnet eden veli zatlar, Köyümüzdeki bu mezarlıklarda yatmaktadırlar, sembol ve türbe yoktur ama bunların kerametleri çok kuşaklara rastlamıştır. Bu mezarlıklarımız ziyaret niteliğinde, 1000 sene gibi uzun mazisi vardır, maalesef hiç rağbet edilmemekte, Sılai raim olan kabir ziyaretlerimizi KURAN okuma ve dualara ihtiyaçları olduğunu unutmayalım bu kabristanları bizzat yerinde ziyaret, dualarla yad edelim. Yarın bizler de buralarda yalnız günah ve sevabımızla baş başa kalacağımızı, esas evimize azıksız, hazırlıksız gitmeyelim. Lütfen! Kabristanlara saygılı selam verip fatiha ve dualar bağışlayarak ölümü hatırlayalım.

Bayram namazına mütaakip köyümüz camisinde manevi ve dostane bir bayralaşma yapıldı çokta güzel oldu gördüğüm en güzel ve duyguluydu, bir gönül alışverişi niteliğinde idi. Sonra aile içi bayralaşmalar, konu komşu, yaşlı büyüklerimizin bayramlarını kutladık, ziyaret ettik. En acıklısı H.Ahmed dayı ve benim dayım ve köyün diğer yaşlı insanları adeta pencere ve kapılardan ziyaretçi gözledikleri her hallerinde anlaşılmakta çokta sevinç göz yaşları akıtmaktadırlar. Bunları ihmal etmeyelim hayır dularını alarakbu güzel anıları paylaşalım. Çünkü bunlar ayağı öpülesi yaşlılarımız. Gün görmemiş yoksullukla dağlık yerde gurd guşla arkadaşlık yapmış, bunca sene köyümüzü beklemiş haline şükür ederek bu yaşlara gelmiş, biz köylü olarak hele yakın ve akrabalar lütfen ümitsiz ve yalnız bırakmayalım. Azda olsa zaman ayırıp bizzat ziyaret edelim. Köyümüzde dul ve yetim de bulunmakta, bunları da göz ardı etmeden hal hatırlarını sorup sadaka fitrelerimizi güler yüzle bizati ikram edip böyle mubarek gülerde hayır haseneti yapıp dualarını alalım.

23/24/25 Ekim'de biraz yürüyüş için ben, Aykan ve Zülküf Yıldırım ile Dağucu, Doyran, Keklik Pınarı, dağbağı, Mercimekli, Garıbağları, Ağılderesi gibi hem gezdik birazda av merakımızı av yapar gibi giderdik. Harika bir hava sakin sökün kuşları ötüşüyor meşe bağlarının ağaçları yarı sararmış, çok güzel bu havayı tenessüf etmek. Madalyonun öbür yüzü çokta üzüldük, şöyle ki; Meşe Bağları'nın bir kısımları hele yol güzergahları içler acısı, resmen ağaç katliamı yapılmakta, genç fidanları dehreyle yarıdan biçilmiş, meyva ağaçları olan alıç armutlar dahi kesilerek talan edilmiş. Geçmişde baba dedelerimiz birinin meşesinde, doğunluk, loğdurgıç, saplık gördüğünde müsadesi olmadan malına girmeye utanırdı, çalı odun kış ihtiyacı için kök, tetik keserek ağaçları korumaya alır, bekçiliğini de yapardı çünkü ecdat yadigarı ve ağaca saygılı olan bir toplum insanlarıydı ve yarıdan fazlasının Meşe bağları tapusu bulunmaktadır.  Biz de halen senedi hakani olarak 4 adet tapu bulunmaktadır. Bunların sorumlusu bölge orman şefliğidir çünkü bilinçsiz kesim yaptırdı köylünün canı gibi baktığı meşe bağlarını "artık biz koruyacağız" gibi tahütte bulundular, köylü bağ bahçe içlerindeki meyva ağaçlarndan faydalanmaya çalışırken, Akbaşak köyü, Kündeci, Çüngüş'ün üst başları sakinleri gündüz geç saatlerde gece ay ışığı olduğunda hırsızlıkla kolluk kuvvelerinin olmadığı patika yollardan çalışarak talan etmektedirler. 40 sene evvel ki bir anımı hatırladım, şöyle ki; babamla Dağbağı'nda davar güderken sürüye kurtlar girdi. Ha ho diyene kadar 8 koç ve koyunu parçaladı, 3 ünü kesdik, 5 i mıddar oldu. Babam zalım hayvan yarın yemesi için böyle bilnçli yaptığını söyledi. Ben de meşeyi kesenler de ayni taktiği yapmışlar, ilk günü gördüğümüz manzarayı yarın ki gün yok ederek götürmüşlerdi. Diğer taraftan, Çermik, Ergani, Diyarbakır'dan gruplar halinde arabalarla, pompalı otamatik tüfenklerle adeta katliam yapılmakta bizim sınrlarımız içinde sanki savaş gibi av adı altında silah sesleri insanı ürkütüyor. Köy kavşağında her türlü av yasağı levhası olmasına rağmen vurdukları telef olmakta gördüğüm keklikler de tedirgin şekilde ne ötüyor ne de uçuyor o kadar ki pirengelli olmuşlar. Telefon bantından keklik öttürerek av merakımı giderdim öyle ki av hayvalarını tüketiyorlar, hele bu günlerde. Avcılığın da bu kadarı pes. Biraz da Doyranbaşı, Tanışman, Yılanlıca, Hğllik Pınarı'nda yağmur yozunu almış yarı muşmula şeklinde aluç, dızdik diken burnu yedik tadı harikaydı. Bu da yürüyüş anında harkulede oluyor. Bağ bahçe aralarında kış üzümü taş inciri, yarı muşmula arıyemiş, payır yerlerde deyin gömme ceviz badem, başşağı tadına doyulmuyor doğrusu. GENEL OLARAK SLOGANIM, sağlığı yerinde imkanları müsait olan köylü ve hemşerilere önerim örf ve adetlerimiz çok güzel ve haz vericidir. İşte sanal ortamdan mail ile telefon mesajla edip ulaşsam aynidir mantığı avutucu bir gelenektir. Bayramdan önce köylüleri ziyaret edip hayır dualarını almak yoksulları ziyaret edip sadaka fitreler gibi yardımlarda bulunmak kadar güzel ve dini kuralları yerine getirmek güzel manevi bir alış veriş olamaz. "Ne verirsen elinle o gelir seninle" fesefesi ne kadar haklıdır. Güzel duygular bunlar paylaşmaya gayret edelim lütfen. Kabir ziyaretlerinide böyle mubarek günlerde bizzat ziyaret edilip duaların bağışlanması en efdalı dinimizce. Bu evlere bir gün bizler de gideceğimizi, bizler de hesaplarımızla baş başa kalmayalım mezalıklarda yatanlara dualar hediye ederek bağışlayalım. Unutmayalım ki dünya ahiretin tarlasıdır ne ekersen onu biçersin, ölümden sonraki hayata yatırım yapalım lütfen. Tüm köylü hemşeri dostların bayramını kutlar daha nice bayramlar temennisiyle güzel anılar der selam ve saygılar sunarım...

.Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

27 Ekim 2006

YAKIN BİR TARİHTE MEŞEDE GEÇİRMİŞ OLDUĞU İŞ KAZASI SONUCU KOLUNU GIÇINI KIRAN SEVGİLİ HEMŞERİM AV ARKADAŞIM ORHAN'A ACİL ŞİFALAR DİLER VE ARKADAŞIMIZIN BU DURUMA DÜŞMESİNE SEBEBİYET VEREN EŞŞEĞİN BU DAVRANIŞINI ESHEFLE KINIYORUM...

Züflikar Kırık (Kırıkgil), eposta: zlfkr@turkei.net

 

26 Ekim 2006

Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, sevgili Malkayalılar, Ramazan Bayramınız kutlu olsun...

Mehmet FIRAT (Karakaya Muhtarı ), eposta: mehmetfırat1985@hotmail.com

 

25 Ekim 2006

mubarek ramazan bayramınızı kutlar iyi bayramlar dilerim...

                                                                                                                         Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

                                                                  

 

24 Ekim 2006

Dicle üniversitesi hukuk fakültesini bitiren Kemal Yüce, daha sonra hakimlik bölümünü de başarıp yeni görevi savcılık için tokata atanmıştır.  Kemal Yüce'ye görevinde başarılar dileriz...

                                                                Servet İlhan (İmamgilin gelini),  eposta: servetilhan1981@hotmail.com

 

24 Ekim 2006

Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşce kucaklaştığı günlerdir. Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir.  Sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle...
                                                           Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

23 Ekim 2006

Tüm köylülerimin ve islam aleminin ramazan bayramını kutlar saygılar sunarım...

Cemal Yıldırım (Cemalgil),  eposta: cemalyildirim21@hotmail.com

 

23 Ekim 2006

Tüm hemşehrilerimin ve islam aleminin Mübarek Ramazan bayramını kutlar,sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim...

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

23 Ekim 2006

Tüm koylülerimizin ramazan bayramını tebrik ederim
                                   
Serdar Sarı (Edilegil), eposta: ssari1907@hotmail.com

 

22 Ekim 2006

Ramazan Bayramınızı Tebrik Eder Size ve ailenize mutluluklar dilerim

Said Akgündüz (Bozogil), eposta: akgunduz1@gmail.com

 

22 Ekim 2006

Hepinizin ramazan bayramınızı kutlarım, iyi bayramlar...

Ziya ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ziyaciftci_05@hotmail.com

 

22 Ekim 2006

Tüm köylülerimizin ramazan bayramını kutlar. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öper ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden dilerim....

                                    Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydın_yucel_1964@hotmail.com

 

 

Tüm Köylülerimizin ve dostlarımızın Ramazan Bayramını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

20 Ekim 2006

Ramazan Bayramının Malkayalılara ve bütün İslam alemine barış, mutluluk ve huzuur getirmesi dileğiyle. Hayırlı Bayramlar...

Ömer İpek, eposta: omeripek21@hotmail.com

 

20 Ekim 2006

Sevgili Hemşerilerim; Güzellikleri ile dolu oruçlu olduğumuz günleri geride bıraktık. Mubarek oruçlu günlerin meyvesi olan Ramazan Bayramı tüm köylülerimize hayırlara vesile olmasını Canab-ı Hak'tan diler, saygılar sunarım.Nice mutlu, sağlıklı bayramlara hep birlikte...

Tayfun SELVİTOPU (Salih Çavuşgil), eposta: tayfurselvi@hotmail.com

 

20 Ekim 2006

TUM KOYLULERIMIN RAMAZAN BAYRAMINI KUTLAR SAGLIK VE MUTLULUKLAR DILERIM...

BEHSAT SEVLITOPU (MOLLABEKIRGİL), THY VAN, eposta:  bselvitopu@thy.com

 

20 Ekim 2006

Tüm Malkayalıların ve Müslüman aleminin ramazan bayramını candan kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim...

Hasan İlhan (İmamahmetgil), eposta: ilhan1960@mynet.com

 

20 Ekim 2006

Tüm köylülerimizin, mübarek Ramazan Bayramını tebrik eder, Cenab_ı Haktan, Tüm İslam Dunyası ve insanlığa hayırlara vesile olmasını temenni ederim...

Mustafa Ergün (Değirmencigil), eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

 

20 Ekim 2006

Yüreğinize damla damla umut, günlerinize bin tatlı mutluluk dolsun, sevdikleriniz hep yanınızda olsun, yüzünüzün ve gülünüzün hiç solmaması dileğiyle, TÜM KÖYLÜLERİMİZE HAYIRLI BAYRAMLAR :)..

İSTANBUL'DAN  AYŞEGÜL UYSAL (Değirmenciğil), eposta: yaprak555@hotmail.com

 

20 Ekim 2006

Tüm Köylülerimizin ve dostlarımızın Mubarek Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler diler küçüklerin gözlerinden büyüklerin ellerinden öperim...

Baki ERGÜN (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

 

19 Ekim 2006

TÜM GURBETTE OLAN HEMSERILERIMIN BAYRAMINI CANDAN KUTLAR SAGLIKLAR AFIYETLER DILERIM...

Ahmet Ergün (Değirmenciil), eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr

 

19 Ekim 2006

Tüm köylülerimizin ve İslam aleminin Kadir Gecesi'ni kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim....

Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

19 Ekim 2006

Tüm Köylülerimin Mübarek Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutlar,tüm Müslüman alemine huzur getirmesini Cenab-ı Hak'tan dilerim.En derin Saygılarımla...

Mehmet Tüysüz, eposta: mtuysuz@dicle.edu.tr

 

18 Ekim 2006

Tüm müslüman alemi ve köylülerimin kadir gecesini kutlar ölmüşlere rahmet yaşayanların ise sağlık afiyet ve rahmetlere vesile olmasını dilerim tüm köylülerime selamlar...

Hasan İlhan (İmam Ahmetgil), eposta: ilhan1960@mynet.com

 

 

18 Ekim 2006

Bin aydan daha hayırlı olan mübarek Kadir gecesinin, köylü hemşeriler ve dostlarımıza, tüm insanlığa, Türkiyemize ve islam alemine hayırlar getirmesini Yüce ALLADAN dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

15 Ekim 2006

Bu güzel sitenin hazırlanmasında emeği geçen herkese öncelikle teşekkür ederim. yakın zamanda vefat eden ve ölümü bu mubarek günlere rastlayan tüm köylülerimize ve akrabalarımıza Allah'dan rahmet kalanlara sabır niyaz ederim.bu vesile ile yeni evlenen ve evlenecek olan gençlerede ömür boyu mutluluklar dilerim.Tüm islam aleminin ve köylülerimizin mubarek kadir gecesini ve yaklaşan Ramazan bayramını kutlar.Herkese sevgi ve saygılarımı sunarım...

Mehmet ERGÜN (DEĞİRMENCİĞİL), eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

15 Ekim 2006

Köyümüzden rahmetli Tire Ahmet'in torunu Zeki Tüysüz'ün hanımı Remziye TÜYSÜZ, 14/10/2006 tarihinde İzmirde bir çocuk annesi, genç yaşta aniden hastalanarak vefat etmiştir. Merhumeye Allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

15 Ekim 2006

Köyümüz sakinlerinden Emine Yıldırım ve Edime Güldalı'nın vefatlarını ögrenmiş bulunmaktayım. Kederli ailelerine baş sağlıgı diler, merhrumelere Allahtan rahmet dilerim...

Mehmet Tüysüz, eposta: mehmet_tuysuz@hotmail.com
 

13 Ekim 2006

Tüm hemşerilerimin ve islam aleminin KADİR gecesini ve RAMAZAN bayramını kutlar esenlikler dilerim...

Mehmet Güler (KAMBERGİL), K.S. Ü.,  K. MARAŞ, eposta: meguler21@hotmail.com

 

13 Ekim 2006

Hüseyin bey, Nemrut-Sivrice yürüyüş anılarını ve görüntülerini izledim ve okudum. Seni, ben de Tayfun beyin yazdığı gibi, yöremiz ve köyümüzden bir ilki yapmışsınız, sizi bu sanal ortamda kutluyor ve tebrik ediyorum. Doğrusu çok etkilendim. Seyir müddetince güzergah kolluk kuvvetleriyle kordinalı yürümüşsün ve öylede olmalı. Ancak projeli ekip ve arkadaş grubuyla olması gerekmektedir diye bu tür uzun ve engebelli doğa ortamı çok meşagetli çokta cesaret ve gözü kara olması gerektiğini, tehlike ve olumsuzluklar her an olabilir, gibi yalnızlık ALLAHA mahsustur diye düşünüyorum. Bu tür yürüyüş ve seyahatlar yoldaşlı güzel olacağı kanısındayım. Acaba diye aklıma şöyle bir soru geldi yöre insanları yürüyerek işlerini görmekte ondan mı yoksa aileden mi bu merak seni zorladı diyede sormadan geçemeyeceğim. Ben de biraz geçmiş ve eskilerden ve aileden değinmeden geçmeyeceğim. Köyümüz ve yöremizdeki yaşayan ata ve ecdadımız bir hafta, 15 gün gibi yöremiz sınırlarından, eskilerden patika dağ yollarından, Arapgir, Şam güzergahı değişik yollardan, deve, katır ve eşeklerle çeşitli yük hayvanlarıyla geçim rızkını idame etmek için yaz, güz, gece, gündüz binbir meşegavete tahammül ederek eşgiyaların, soygunların çok olduğu bir dönemde en az zaiyet ve sağlık sorunları ayak şişmeleri olmasına rağmen yaya yürüyerek yüklü hayvanlar arkasında reşberlik ve bağ bahçe iradlarını becayiş veya nakde çevirip kış yiyecekleri ve ihtiyaçları teminine çalışırlarmış. Bunların yanında kısa mesafeli sayılan D.Bakır’a 3 gün, Elazığ, Malatya 2-3 günde, Siverek Ergani 2 günde gider dönerlerdi bizde tanık olduk. Bu yakın sayılan mesafelere, hayvanı olmayanlar sırtlarında yüklerini kervanla yürüyerek, takılanlarda olurmuş. Bunları yaşayanlar köyümüz ve yörede yaşlı dedelerimiz bu meşagatli yolculuk anılarını yaşamış fakirlik yoksulluk, yolculu ve arkadaşlık anılarını hal hatırdan sonra anlatırlar “hey gidi hey eski günler“ gibi ah vahla anlatırlar “bu günlerin kadrini bilin“ diye öğüt veriler. Aileden üç kuşaktan ince yapılı, sert mizaclı uzun müddet İstanbul’da sakacılık yaparak geçimini sağlayan ömrünün son dönemlerinde köyde yaşamış o civardaki yaşamış ağalarla hiç barışık olmayan tavrıyla köyde de çok yüklerini değirmenliği şellekle yakacak ihtiyaçlarınıda çinemelikle taşır yalnız yaşar, İnce Yusup lakabıyla namudarmış yörede. Ben de şimdi Hüseyinciğim öneriyoyum, hiç olmazsa ilkini beraber köylü dost ve arkadaşlarla köy sınırları içinde yuvarlanmadan yürünebilecek muhitlerden belli ritim ve porogramlı olmak 5 ile 8 saat arası köyümüzün 1200 ile 1700 rakımı olan sabah erkenden 05 gibi saatlerde temiz hava, bakir doğada renga renk çiçekler, kekik, kenger kokuları arasında yürüyüş yapmak hiçde fena olmaz. Mesela sen önde olmak üzere ben bir kroki çizeyim hopalıktan başlayıp Ahmed bağlarından İslam bağ yoluyla Fincan tepeye, Sarıkaya, Geyik pınarı İnceoğlu 1. mola Ğhillik pınarı, Delece, Otluk, Öküz pınarı, Gevher baba 2ci mola Hacının düzş Ağurdanlı boğazı, Kenkül oğlu, Nergiz dağı, Çıplağın tepe 3. mola Çınarlıdere, Yılanlıca, Tanışman, Kevenli boğazı, Ağılderesi 4. mola Sımaklı tepesi, Ganber oğlu tepesi, İsgenlerin dere, Süleymanın çayır 5. mola Akpınar, Nacar taşı, Aksu yel değirmenleri, Göz tepesi 6. mola Deveboynu, Gızgozu, Cennet pınarı, Tepe tarla, İbrahimin düz harmanyerleri son .Fikir ve güzergahlar ekibe göre değişir en az ayda 4 defa bahar, yaz, güz aylarında yapılsa sağlık ve zinde için bulunmayacak bir fırsattır diye öylesine aklımdan senin bu gezinden sonra geçti doğrusu. Bu vesileyle belki bu köy sınırlarımızı bilmeyenlere de ben gezdirmiş oldum. Nice sağlıklı yaşamlar temennisiyle selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

11 Ekim 2006

Sayın Hüseyin Bey; Köyümüzün bir çok insanı, köyün sınırları içinde bulunan bir dağdan bir dağa zor yürür. Yürüse de bunun acısını bir hafta çeker. Eskiden Dedelerimiz veya Babalarımız köyde elde ettiği ürünleri satmak için siverek veya diğer il, ilçelere giderlerdi bu nedenle yürümenin ne demek olduğunu yürüyen daha iyi bilir. Ama günümüze gelindiğinde Nemruttan Elyos'a hatta Sivriceye yürüyüşünü gerçekleşen yalnız sensin. Bu yürüyüşü gerçekleştirdiğin için çok teşekkür ederim. Umarım bu yürüyüşün bizlere emsal teşkil eder. Yolunda yürümeye sağlıklı bir şekilde devam et..

Tayfun SELVİTOPU (Salih Çavuşgil), eposta: tayfurselvi@hotmail.com

 

 

04 Ekim 2006

tebrikler böyle bir site için, devamını dilerim. SAYGILAR...

Harun İşgör (İşgilgil), eposta: hn21_1453@hotmail.com

 

04 Ekim 2006

Huzur ve afiyet içerisinde kendisine kavuştuğumuz Ramazan ayının sevgi ve kardeşliğimizin artmasına, şefkat ve merhamet duygularımızın coşmasına,birlik-beraberlik duygularımızın kuvvetlenmesine, ihtiyaç sahiplerini görüp-gözetmemize vesile olmasını dilerim.  Sevgi ve selamlarımla nice Ramazanlara…

Mehmet FIRAT (Karakaya Muhtarı ), eposta: karakayamuhtari@mynet.com

 

 

29 Eylül 2006

10-14 Eylül 2006 tarihleri arasında Adıyaman-Nemrut'dan güzel köyümüz Elyos'a kadar yürüdüm.  Az gittim uz gittim dere tepe düz gittim, köyümüzden de Elazığ-Sivrice'ye yürüdüm, yol boyunca çok güzel köyler gördüm ama bizim köy kadar güzelini görmedim.  Bu yürüyüşüme katılmak isterseniz günlüğüme "Nemrut'dan Elyos'a bir Yürüyüş" linkinden ulaşabilirsiniz.  Bu sıradışı yürüyüşüme katkısı olan herkese teşekkür etmek isterim...

Hüseyin Sarı (Edilegil), eposta: hsari90@hotmail.com

 

 

28 Eylül 2006

DÜĞÜNÜME HERKESİ DAVET EDİYORUM...
 
TARİH: 25 EKİM 2006 
SAAT: 19:00-23:30  
YER:   YUNUS EMRE DÜĞÜN SALONU KEÇİÖREN/ANKARA
 

TAYFUN İLHAN, eposta: tayfunilhan21@hotmail.com

 

 

26 Eylül 2006

Köyümüzün güzel insanlarının ve tüm  Alemi İslamın mübarek Ramazan Ayını  tebrik eder, köylülerimize  tüm Alemi İslama ve insanlığa hayırlara vesile olmasını Cenab_i Hak'tan niyaz ederim...

Mustafa Ergün (Değirmencigil), eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

 

25 Eylül 2006

Aslen Karslıyım köy sitelerine bakıyordum ama doğuda bir köy bulmaya çalışıyordum rastgele köyünüzün ismine tıkladığımda doğuda bir köy olduğunu gördüm ve siteyi iyice inceledim.her ne kadar sizin köylünüz olmasamda inanın sizler kadar gururlandım.Köyünüzün resmini bilgisayrıma masaüstü arka plan olarak seçtim.bu siteyi hazırlayanlara teşekkür ediyorum.Tüm islam aleminin ve Malkayalıların ramazanı şeriflerini kutlar hayırlara vesile olması temennisiyle...

Ayda Koca, eposta: ayda_koca@hotmail.com

 

 

25 Eylül 2006

mubarek ramazan ayınızın hayırlara vesile olmasını dilerim...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

 

25 Eylül 2006

KÖYÜMÜZDEN HABERLER. Bu sene köyde tarla ve bahçe sulamaları, sular çok az olduğundan, çınarlık, yazıucu, ortaarkların keseceklerinde çay yatağına muhtarlık ve köylü ortaklaşa kepçeyle göl yeri açtırarak az da olsa zarzavat ve bahçeleri kurumaktan kurtarmışlardır.

 

Bu sene havaların sıcak geçmesi ve ramazan ayı nedeniyle okulların erken açılması bağ bozumuna 15 gün erken başlanmıştır. Ancak baharda dolu vurgunu ve asmaların kül alması sebebiyle yok denecek kadar gıt mahsul olmuştur. Olan da yağmura camura tutulduğundan damlarda hayıf teref olmuştur. Yine bu sene  ceviz ve bademler de doludan dolayı çok az olmuştur, olan da fıs siyah, iyilerini deyinler kış hazırlığına gömmüşler, yine de yok sayılır, şehirden gıynağ alıp ihtiyaç görülmeye çalışılmıştır.

 

Sevindirici haber ise, köyümüz ve gurup yolu kaza ila Elazığ arası bağlantı olacağını yetkililer önceden ilan etmişti, yavaş yavaş iş makinaları yolun üst kısmından genişletme ve harfiyeti yolun altına sererek kumlamaya hazırlık yapılmaktadır. Baraj yolu da ilk seneler bizim sınırlardan çalıştı sonra değişti bu fırsatı çok iyi değerlendirip yetkili ve görevlilere yardımcı olmak lazım, hayırlı olur inşaallah.

 

Bir diğer haber, tüm köylerde bulunan canlı hayvanlar tarama yapılarak aşıya tabi tutularak aşı yapılmaktadır. Bizim köy de akşamdan hopörloyla ilan edildi 25/9/2006 günü köylü yabana  hayvanını götürmeden aşı yaptıracak. Az da olsa köyden kısa haber vermeye çalıştım. 11. ayın sultanı  tüm köylü hemşeri ve islam alemine hayırlı olmasını yüce ALLAHDAN dilerim. Selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

19 Eylül 2006

Köyümüz sakinlerinden sofu Pembe kızı Emine Yıldırım (72 yaşlarında) 16 Eylül 2006 Cumartesi akşamı hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhume,  D.bakır Yeniköy mezarlığına defnedilmiştir. Yine köyümüz sakinlerinden NAZİFE  kızı Edime Güldalı (70 yaş üzerinde) İstanbul'da 17 Eylül 2006 Pazar sabahı vefat etmiştir. Cenazesi D.bakır üzerinden köye getirilerek köyde aile mezarlığına defnedilmiştir. Merhumelere Allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

17 Eylül 2006

Hakın rahmetine kavuşan sayın Hasan GÜLDALI'nın ANNESİ'ne ALLAH Rahmet eylesin dileklerimle, geride kalanlara ve ailesine sabırlar diler. Başınz Sağolsun Dileklerimi iletir ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN...

Baki ERGÜN (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

 

17 Eylül 2006

Tüm elyoslulara selam ederim.  Nasip olursa köye bu sene gelmeyi düşünüyom.  Osman abime selam ederim...

Ramazan İşgör (İşgilgil), eposta: -

 

 

17 Eylül 2006

Köyümüzün internet sayfalarındaki mesajlar bölümünde köylülerimizin dışındaki mesajlara çok ama çok önem verelim...

SALİH TURAN (HAVVAGİL), eposta: salih_turan21msn@msn.com

 

 

07 Eylül 2006

berat kandliniz mübarek olsun...

Amasya'dan Betül Çiftçi (İnceoğulları),  eposta: betul_ciftci05@hotmail.com

 

 

07 Eylül 2006

ISLAMIN NURLU GUNESI KALBINIZE DOGSUN, MEKANINIZ CENNET, HZ MUHAMMED KOMSUNUZ OLSUN, GUNLERINIZ MUTLULUK VE SAADETLE DOLSUN, DUALARINIZ KABUL OLSUN...

Mersin'den Suzan Yücel (Mollagil), eposta: suzan_yucel_69@hotmail.com

 

 

07 Eylül 2006

GUNLER BIZE DOSTLARIN GUZELLIGI ILE, GECELER ONLARIN DUALARI ILE MUBAREK OLUYOR. UMUDUMUZ DOSTLARIN HEDIYESI, DUAMIZ SIZLERIN SEVGISI...

Mersin'den Aydın Yücel (Mollagil),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

07 Eylül 2006

tüm köylülerimin kandilini kutlarım..

Cemal Yıldırım (Cemalgil),  eposta: cemalyildirim21@hotmail.com

 

 

07 Eylül 2006

Allahın rahmetinin gökyüzüne indiği efendimizin şafaat dilediği tövbelerin kabul edildiği BERAT KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN...

Mustafa Altay (Demirgil), eposta: mustafa.altay@mynet.com

 

 

07 Eylül 2006

BERAT GECESİ, hemşeri ve dostlarıma ve tüm islam alemine  hayırlara vesile olmasını yüce mevladan niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

06 Eylül 2006

TÜM İSLAM ALEMİNİN VE KÖYLÜLERİMİN BERAT KANDİLİ MUBAREK OLSUN DUALARINIZDA BİZLERİDE UNUTMAYIN,  SELAMLAR...

Hayrettin Yıldırım (Mollagil), eposta: hayretttin_yildirim21@hotmail.com

 

 

06 Eylül 2006

Mübarek Berat Kandilinin, Alem_i İslama, memleketimize ve köylülerimize hayırlara  vesile  olamsını  Cenab_ı Hak'tan niyaz ederim....

Baki ERGÜN (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

 

06 Eylül 2006

Mübarek Berat Kandilinin, Alem_i İslama, memleketimize ve köylülerimize hayırlara  vesile  olmsını  Cenab_ı Hak'tan niyaz ederim...

Mustafa Ergün (Değirmencigil), eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

01 Eylül 2006

Ağustos ayında köyde onbeş güzel gün geçirdim. Köyümüzün doğa güzelliğini anlatmama gerek olmadığı kanısındayım, ama güzelliği koruma adına neler yapıyoruz derseniz kocaman bir hiç. Özellikle çöp konusu ele alınmalı ve ortalık yerlere atılmamalı. Bu konuda hepimizin daha duyarlı davranması gerekiyor.  Selamlar..

Zülküf Altay (CEBECİGİL), eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

31 Ağustos 2006

ÇÜNGÜŞ ile Geçit köyü (Ğhoya) arasında henüz keşf edilmeyen dünyada belki eşine rastlanmayan, muhteşem ve ihtişamlı bir görünümü olan ve insanı büyüleyen bir kanyon olduğunu biliyormuydunuz? Mağara ve dağcılığa hobisi olan ve bu spordan haz alan hemşeri ve doğaseverleri bu doğa harikasını görmelerini tavsiye ediyorum. Çüngüş’den Kale mahallesi Üsttepe, Küçüktepe ve Gaban tepepesinden bu güzel kanyonu izleme imkanınız olacaktır...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

30 Ağustos 2006

ÇÜNGÜŞ ve yöresinde EYLOS çirpiti üzüm çeşidi meşhurdur. Bu da Cebeli mevkisinde çokça lezzetli ve mığal tuttuğunu biliyormuydunuz?...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

30 Ağustos 2006

Herkese selamlar sonunda köye gelebildim 8 sene sonra köyümüz epey gelişmiş yepyeni evler yapılmış bu haliyle çüngüşü geçer diyorum ben :) Bütün Dostlara selam ederim...

Said Akgündüz (Bozogil), eposta: akgunduz1@gmail.com

 

 

30 Ağustos 2006

Değerli hemşerilrim; Milletimizin tarihinde bir dönüm noktası olan 30 Ağustos Zaferinin 84. yıldönümünün tüm milletimize kutlu olmasını  diliyorum...

Serdar Sarı (Edilegil), eposta: ssari1907@hotmail.com

 

29 Ağustos 2006

ÇÜNGÜŞ’ün, jeoloji yapısı itibarıyla, 3 B’si meşhurdur: BASTIĞ, BAL, BADEM, biliyormuydunuz? Saygılarımla...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

25 Ağustos 2006

selamun aleyküm hocam bu yaptığınız çok hoşuma gitti etkilendim aslında bende yapmayı düşünmüştüm ama imkanlarım kısıtlı olduğu için yapamadım...

Süleyman Kızılelma (Paşagil), eposta: www.akrep2186@hotmail.com

 

25 Ağustos 2006

21.08.2006 günü dünya evine girerek yaşamlarını birleştiren  NİMET & AYKAN ÇİFTÇİ'ye ömür boyu mutluluklar dilerim...

İSTANBUL'DAN  AYŞEGÜL UYSAL , eposta: yaprak555@hotmail.com

 

20 Ağustos 2006

İslam Aleminin ve Tüm Akraba ve Dostların Mübarek Miraç Kandilini Kutlarım, Herkese Selam ve Hürmetlerimi SUNARIM...

Baki ERGÜN (Değirmenciğil), eposta: bakiergun@msn.com

 

20 Ağustos 2006

Miraç Kandili malkaya köyü, hemşeri dost ve islam alemine hayırlara vesile olmasını yüce rabbimden niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ (İnceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

18 Ağustos 2006

ÇİFTÇİ AİLESİNDE ÇİFTE DÜĞÜN: 19 Ağustos 2006 tarihinde, saat 12:00-15:00 arası Duygu ve Yusuf çifti, yemekli ve mevlüt okutularak bu mutlu günlerine imza atacaklardır.  Yine ÇİFTÇİ Ailesi’nden Nimet ve Aykan çifti, aynı salonda, 21 Ağustos 2006 tarihinde, Saat.19:00’da dünya evine gireceklerdir.  Tüm hemşerilerimizi, dostlarımızı ve sevenlerimizi bu iki ÇİFTİN mutluluklarını paylaşmaya davet ediyoruz, Hepiniz DAVETLİMİZSİNİZ..

 

Tarih: 19 Ağustos 2006, Saat: 12:00-15:00 (Duygu ve Yusuf)
           21 Ağustos 2006, Saat: 19:00-22:00 (Nimet ve Aykan)
 
Yer:    MİRYILDIZ Düğün Salonu, ALIPINAR Köprüsü yanı

 

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

23 Haziran 2006

HERKESE  SELAM  ABİLER  VE  ARKADAŞLAR  BU KÖYÜMÜZÜN  KIYMETİNİ BİLELİM HERKESE  SAYGILAR VE  SEVGİLER..

Mustafa Yücel (Vahdettin Yücel'in  oglu),  eposta: alex20_musty@hotmail.com

 

 

18 Haziran 2006

Bütün babaların gününü kutluyorum. Babaların Erdemleri Çocuklarının Servetidir. Saygılarımla...

Mersin'den Aydın Yücel (Mollagillerden),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

14 Haziran 2006

 

KÖYÜMÜZDE GEÇMİŞ DÜN BU GÜN İZLENİMLERİ

9-11 Haziran 2006 tarihlerinde köyde bulundum. Bağ-bahçe bakımı, sebze dikimi ve sulama işini gücüm yettiğince yapmaya çalıştım. Pazar gününü de stres atma ve kır gezisi maksadıyla güzden diktiğim dut fidanlarının bakımı için Dağucuna gittim. Diplerinin kazımı sırasında  bir adet göl gözmeği, bir adet evlek gavar taşı ve bir tane külbe küpü paslanmış, efsafını kaybetmiş çıktı, çok duygulandım doğrusu. O kadar itina ve zahametle yapılmış ki o zamanın şartlarında. Geçmiş ecdat çalışkan ve üretgen dede ve ninelerimizi saygıyla anıyor, ALLAH’dan rahmet diliyorum. Çünkü onların çalışkan, kanaatkar, üretgen oldukları çakıl yığınları, harman yerleri, su gözelerinden belli olmaktadır. Yaban mallarının bir karış toprağı dahi boş değil, hep işlendiği anlaşılmaktadır. Doyran, Dağbağı, Ağıl Deresi, Keklik Pınarı, Garı Bağlar, Mercimekli yağmurun altında çukur alanlarında bir geziye çıktım, doğa manzarası çeşitli kuş sesleri, rengarenk çiçekli ot ve kelebekler insanın ruhunu tazeliyor. Bu manzaraları gördüğüm ve yaşadığım için kendimi şanslı ve batiyar hissediyorum, zaman zaman bazen köylü hemşerilerimle de bu duyguyu paylaşdığım ve yaşadığım olmaktadır. Madalyonun öbür yanı doğrusu pek de iç açıcı değil. Çünkü yöremiz ve köyümüzde hayvancılık ve reşberlik, tarımla uğraş yok denecek duruma gelmiş, öylesine iş olsun diye yapanlar ve mecburen yapanlar azınlıkta. Diğerleri ihtiyar dul kadınlar onlar da irad elde etme maksadı olmadığından, kuvvetleri yetmediğinden dolayı tarla bağ bahçeler ğhopan ve atıl duruma gelmiştir. Kaldı ki yaban mal ve tarlalarından çoktan vazgeçilmiştir. Öyle ki komşu köylüler çayırları dermiş birde üstüne üstlük nahğrlrı şimdiden sürekli içlerinde otlanmaktadır. Öbür taraftan meşe bağlarındaki genç fidanlar, yarısından dehreyle kesilip yakacak amacıyla yoldan uzak yerlerden gece ve geç saatlerde, ak ciğerlerimiz konumundaki varlıklarımızı talan etmektedirler, hırsızlıkla. Yine yöremiz ve köyümüz dağlarında o kadar keklik, tavşan, yaban tavuğu vardı ki vadi ve derelerden geçildiğinde insan ürkerdi kanat sesi ve ani sıçramalardan korkardık.  Güzün ava giderken Kire, Nişanlar ve Malkaya’dan keklik seslerini dinler öyle yönelirdik. Oysa ben akşama kadar gezdim allah için bir tane bile göremedim. Üç yerde yabancı avcılara rastladım, her üç yerde de azarladım. “çok şükür sonunda yok ettiniz bu dağların canlı varlıklarını“ diye haykırdım, ellerinde meri erkek çatılar, tüfenk ve tuzaklarla dolaşıyolar utanmadan, ne diyelim çok üzüldüm doğrusu zaten incin top oynuyor dağlrda hiç bir ne köylü ne çobana rastlanmamaktadır. Oysa köyümüz yörede hatırı sayılır dürüstlüğüyle, çalışkanlığı ile örnek davranışları ile örnekti, komşusuna zarar vermeyen, malı olmayanlar kimsenin malına zarar vermezdi, kimsenin otunu, meşesini kesmez, müsadesiz hiç kimsenin malına dokunmazdı. Evine götürmez harama helal diye yeltenmezdi. Çok acı yaşanan toplumlarda çalıp-çırpma, harama el uzatma, vermeden alma hakkı olmayan mala tecavüz edenler sonu hep hüsranla sonuçlanmıştır. Ben de buradan “haram olsun hayrını görmesinler” sloganıyla bir birey olarak haykırıyorum.

 

KÖYÜMÜZDE DÜNLER. Ben 53 yaşına geldim 35-45 sene evvelinde, bizler gördüğümüzü ve bizzat yaşadığımı anlatmaya çalışacağım. Şöyleki Sovulcak, Dağucu, Yukarı Kaynaca, Aşağı Kaynaca, Doyuranlarda buğday, mısır, nohut, darı ekilir, göl sularıyla nöbetleşe sulardık. İyide hasat elde ederdik. Hemen hemen her evde 10 ile 40 baş arası büyük ve küçük baş hayvan bulunurdu. Ot zamanı gelince muhtarlık ilan ve tellalla ilan edilir, önce erken kuruyan meşe bağları mercimekliğe kadar, iki haftada buralarda otlar toplanır, sonra dağlara düşülürdü.  Sınır komşu köylerle kordinalı olarak herkes kendi sınır ve çayırlarını dererlerdi.  Hayvanı çok olanlar, köye ait meralardanda faydalanırdı, herkesin belli sınır ve çayırlarından kendileri faydalanırdı.  30-40 gün yalnız ot dermeyle uğraşılırdı. İki kişi ortalama 3-4 part günde yerine göre ot dererdi. Bir part, 30 burmadır. Dağlar, köy arası yollar çocuk çan hayvan sesleriyle inlerdi. Öğlen olunca su gözelerinde oturulur, yakın komşular davet edilir, herkes ALLAH ne verdiyse öğlelik bohçaları açılır, haşlama yumurta, tere yağı, çökelek, soğan erkeği, soğuk suda bekletilen sitillerde yoğurt, yayık ayranı, sac ekmeği gibi kumanya yemekleri iştah ve zevkle yenir, biraz gaylelu ve istirahattan sonra gölgeler döner, yardımlaşmayla derilen otlar bükülür, gölgeler dönerken hayvanlar yüklenir köye yol alınır, inek otu olarak sağımda çayır ve holus sarmaşık otlarından birer bohça genelde kadınlar sırtlarına taşıyarak köye guruplar halinde koyu sohbetle yol alınırdı. Tabiki köyde dağdan gelen hayvanlar, kimsenin malına zarar vermesin diye herkes malına sahip çıkar, sütlü hayvanlar sağılır, sırtla Yukarı Çay, Aşağıdere, Alı Pınarı, Mulla Pınarı’ndan eve ihtiyaca göre su getirilirdi. Daha çokca bedenen meşagatli reşberlik ve hayvancılık yapılırdı. Bunun yanında kekik hemen hemen her ev 5.yük temin ederdi. Siverek, Elezığa seferler düzenlenirdi, becayş şeklinde ve ticaret yapılırdı, her ev kısga, soğan, sarımsak, patates ve cevizi yiyeceği dışında satar, ihtiyacını temin ederdi. Ben buları gördüm ve yaşadım bu köyde.

 

GEÇMİŞDE KÖYÜMÜZ. Baba ve dedelerimizden, duyduğumu aynen naklediyorum. Şöyleki: ipek yolunun, bir kolu Arapgir, Karakilise, Çüngüş, Çermik, Çayönü, Karacadağ, Halep yolları güzergahının bir kolu da bizim köye yakın güzergahlardan geçtiğini söylerler. Çüngüş’de yük ve binek hayvanlarını ikmal yaparlarmış. Ayak nalları, semer ve eğerleri palanları, yara ve hasta olan hayvanlar baytarlarla tedavi edilerek bir nevi servis bakım istasyonu konumundaymış, iyi ve tercübeli ustalar çokçaymış. Bezirgan ve taşıyıcıların çoğu Çüngüş ve civarından oluşurmuş. Bunların yanında, şarap, deri, hediyelik eşya, el işleri gibi kıymetli taş ve altın, gümüş ve pirinçten yapılan takılar, sipariş usulu yaptırılırmış. Ancak bunları fırsat bilen asker kaçakları, mahkumlar bu dik ve coğrafi alanlardan eşgıyalık ve gasplerle bu yolcu bezirganları son zamanlarda soyarlar, hüsrana uğratırlarmış. Bu yol güzargahları ve yiğitleri askere giden, geçimi için gurbete gidenlerin köylerini ve mallarını acımasızca hayvan kab-kacak ne varsa talan ederlermiş. Öyleki artık bu yollarda çalışan bezirgan ustalar memleketi terk etmişler, küçük köy ve mezralar bir araya gelmeye çalışmışlar korkudan, yolları tepelerle gitmeye çalşmışlar, maruz kaldıklarında bağırarak yardım ve gelen eşgıyalara karşı kaçma ve savunmaya geçmeleri için evden eşyayla gitmek çok zor bir hale gelmiş. Bizim yörede iki köyü talan ederek köylüler yerlerini terk etmişler. Biri Bahçebaba, yarısı Çüngüş tekkeye bir kısmı bizim köye sığınmış, diyeri Alacakaya kökü geçmiş onlardanda bize gelen olmuş. Köyümüzde o dönemler lakabı el yazıymış el yazarlar bulunurmuş, alim ve hocalar ihtiyar cocuklar, gurup gurarak köyümüz sınırllarını dolaşarak KURANİ KERİM okunarak dua edilmiş, “ya rab sınırlarımız içinde bu fikri bozuk insanlara fırsat verme” diye dualar yapılarak yedi defa tur atılmış ve bizim köye hiç bir zaman eşgıya girememiş, hırsızlık yapılamamış, bizim mallarımıza insanlarımıza kim sataşsa hüsrana uğramıştır. ALLAH, ona bir musibet musllat etmiştir bu dualar köy içinde de ayda bir devam edermiş, bizim sınırlarımızda Gevher Baba, Mümin Baba ziyaretleri alim ve okumuş zatların alamat ve garip olayları zaman zaman bazı kişilere rastlanmaktadır. Diğeceğim odurki biz ve malımıza kim hain ve kötü gözle bakarsa ben inanıyorum hüsrana uğrayanlardan olacaktır, bizler ve büyüklerimiz sağ olanlar görmüştür, helal lokmayla geçinen, kendisinin malı olmadığı yerden faydalanan insanlardan ALLAH bizleri uzak eylsin. Kusurum ve bilmeden yanlış lanse ettiysem affola selam ve saygılar sunarım..

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

31 Mayıs 2006

KOYUMUZUN BOYLE BIR SITESI OLMASI GURBETTE YASAYAN BIZLERE GURUR VERIYOR BU SITEYI HAZIRLAYAN VE EMEGI GECENLERE CANI GONULDEN TESEKKUR EDER TUM KOYLULERIME SAYGILARIMI SUNARIM..

BEHSAT SEVLITOPU (MOLLABEKIRGİL), T.H.Y A.O.  VAN, eposta:  bselvitopu@thy.com

 

 

29 Mayıs 2006

ÇİFTÇİ AİLESİNDE ÇİFTE DÜĞÜN: 19 Ağustos 2006 tarihinde, saat 12:00-15:00 arası Duygu ve Yusuf çifti, yemekli ve mevlüt okutularak bu mutlu günlerine imza atacaklardır.  Yine ÇİFTÇİ Ailesi’nden Nimet ve Aykan çifti, aynı salonda, 21 Ağustos 2006 tarihinde, Saat.19:00’da dünya evine gireceklerdir.  Tüm hemşerilerimizi, dostlarımızı ve sevenlerimizi bu iki ÇİFTİN mutluluklarını paylaşmaya davet ediyoruz, Hepiniz DAVETLİMİZSİNİZ..

 

Tarih: 19 Ağustos 2006, Saat: 12:00-15:00 (Duygu ve Yusuf)
           21 Ağustos 2006, Saat: 19:00-22:00 (Nimet ve Aykan)
 
Yer:    MİRYILDIZ Düğün salonu, ALIPINAR Köprüsü yanı

 

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

22 Mayıs 2006

19-21 mayıs 2006 tarihleri arası izlediğim kısa kısa faaliyetler ve haberleri köyümüzden vermeye çalışıyorum. Baharın yaza geçişiyle kırsal alanlarda olan uğraş ve hazırlık teleşları, bağ bahçe, evlerin bakımı gibi faaliyetler köyümüzde de hummalı bir çalışma tenposu ile devam etmektedir. Şöyleki köyde surekli kalanlar bağ bahçe, zarzavat yerlerini büyük ölçüde bitirmişler, belli ritimlerle güncel olarak devam etmektedirler.  Ağırlıklı olarak ağhmun taşıma yaz için yakacak, çalıodun temini ve hayvanı olanlar kırsal alanlardan ot temini başda olmaktadır. Köyümüzde toplam 21 evde büyük baş hayvan sahipleri sığır nöbetine gitmektedir, bu yanı malesef acıdır. Köyümüzde emekli yazlıkçı ve çalışan haftasonu iziniyle gelen, eski yaptığı reşbelik ve bağ bahçe zarazavat bostan işlerini bir haftalık işi iki günde yaparım hesabıyla hummalı bir tenpoyla dengesiz çalıştığından, akşam çayda ofunu isyanlı yorgunluk çayını yudumlarken söylenmektedir ve camide de vakit namazlarına gelenler her hallerinden yorgun oldukları anlaşılmaktadır.

 

Köyümüzde geçen hafta çok kuvvetli bir dolu vurmuş, bundan yörenin hemen hemen her tarafı nasibini almış. Öyleki özellikle meyva ağaçlarının mığalı dökülmüş, ne garipki ağaçlar korkmuş, olayın şddetinden çoğu da kurumuş hallerinden belli. Köyümüzde dışardan gelen misafir köylülerimiz, piknik amaçlı dağlarda hem stres atma ve bahar yemeklerinde kulanılmak üzere kenger, yarpuz, livinç, kuşpepi, körmen, beze, bıçlıhğ, sakal otu, sakıpiri gibi tabii yaban bitkileri temin edenler görülmektedir. Ben de Zülküf YILDIRIM, Nevzat Çiftçi ile birlikte eski yemek kültürünü anımsayarak beraber beze temini için Cennet Pınarı Kurtini, Akpınar, Deveboynu cıvarına, Gızgozu’ndan gittik. Birer poşet temin ettik, harika bir stres atma, dağcılık gezintisi ve o harika bakir doğayı kuş sesleri su ve hafif rüzgar, görünüm doğa sakini bütün yorgunluklarımızı götürdü doğrusu. Beze turşusu peynir otuna benzer, dere otu kokusu gelmekte, ortasından çıkan sürgüsünden olmakta, yapılışı bayağı turşu yapımı medodları gibi ancak yazın yenilmekte yararlı yöreye münhasır, çok güzel iştah açan, güzel bir kokusu olan turşudur.

 

Köyden faaliyetler. Baş ark, orta yazıucu, çınarlık arkları mutarlığın ilanıyla mal sahipleri tarafından imeceyle açılmıştır. Yine geçen sene başlayıp, yapımı devam eden malkaya taları önünde nahır çeşme inşaatı devam etmektedir, Ğholağanın suyu Çüngüş’e cazibeli olarak kanal boru döşeme inşaatı Aksu ile Ğhollağan arası devam etmektedir. Yine Yeniköy-Çüngüş arası yol güzargahından görünen bağcılık faaliyetleri insanı duygulandırıyor ancak özenti, ilkel bağcılık. Gönül ister ki modern sistem ve kollektif metodlar, kooparetif çalışma sistemiyle olunmadığında pazar ve desdekleme eğitimi alınmadan ticari bir yol alınamayacağı kanısındayım bir kooparetifçi olarak. Selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

21 Mayıs 2006

Köyümüz sakinlerinden, Keleşevler'de ikamet eden Kanbergil lakaplı Safügül Hanım, 19/5/2006 tarihinde vefat etmiştir.  82 yaşında olan merhumeye ALLADAN RAHMET, yakınlarına baş sağlığı dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

21 Mayıs 2006

Kardeşlerim çok güzel bir site hazırlamışsınız.çalışmalarınızın devamını diliyorum. Kıbrıs'tan selamlar...

MUSTAFA UĞURLU ARSLAN (Yunus dayının oğlu), eposta: mustafaugurluarslan@mynet.com

 

 

16 Mayıs 2006

Anneler gününü kutluyor, Hakkın rahmetine giden annelerimize de ALLAHDAN, Mağfiret ve Rahmet vermesini niyaz edrim...

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

14 Mayıs 2006

Birgün değil, hergün Annelerin günü olsun..

Suzan Yücel, eposta: suzan_yucel_69@hotmail.com

 

 

14 Mayıs 2006

dünyanın bütün güzelliklerini,,nerde imkansız olan varsa onu,,herseyi ama herseyi vermeye hazır bu cocuklar  annalerine...belki imkansız gelebilir ama gercek bu..tüm annelerin bu özel günlerini kutluyor ellerinden öpuyorum...ne guzel demiş atalarımız ANA GİBİ YAR VATAN GİBİ DİYAR OLMAZ DIYE..biliyoruzki CENNET ANNELERIN AYAKLARI ALTINDA GİZLİDİR..saygılarımla.

aydın_suzan_tugba_burak YÜCEL (Mollagil torunu),  eposta: aydin_yucel_64@hotmail.com

 

 

14 Mayıs 2006

Köylümüz ve tüm annelerimizin Anneler Gününü kutlarız...

Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

 

11 Mayıs 2006

Ali Yıldırım, Şenol Ali Yıldırım'ın babasına geçmiş olsun dileklerimle.Allah'tan acil şifalar dilerim. En kısa zamanda ayağa kalması dileğiyle...

Baki ERGÜN (Değirmencigil), İnşaat Teknikeri Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü,

eposta: bakiergun@msn.com 

 

 

11 Mayıs 2006

sigarasız bir yaşam diliyorum köylülerime...

Zülküf Kırık  (Kırıkgil),  eposta: zulkufkirik@hotmail.com

 

 

10 Mayıs 2006

Karakaya Barajı'ndaki abim Vahdettin Yücel'e selam eder ellerinden öperiz. Bu yaz tatilinde de onları ailece Mersin'e bekliyoruz. Herkese selam.

Aydın Yücel (Mollagillerden),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

08 Mayıs 2006

bu siteye emeği geçenlere teşekkür ederim.köyünüzde bu çalışmadan dolayı çok onurlandım.Benim dedemin köyü olduğu için sevindim.köyünüze slm ve saygılar.lütfen cevap yazın.

RAMAZAN GENÇ (Arduva köyünden),  eposta: ramazan_50_@hotmail.com  

 

 

18 Nisan 2006

Sitenizi çok beğendim. Bu siteyi kuran malkayalı hemşerilerime selam ve şükranlarımı sunarım. Sitenizi görünce memleket hasreti gideriyorum. Emeği geçenlere teşekkür ederim.

RAMAZAN GENÇ (Arduva köyünden),  eposta: ramazan_50_@hotmail.com  

 

 

17 Nisan 2006

Aniden rahatsızlanıp kısmi felç geçiren Zahide Hala'mın eşi Ali Yıldırım, Şenol Ali Yıldırım'ın babasına geçmiş olsun dileklerimizi iletir.Allah'tan acil şifalar dilerim.

Aydın Yücel (Mollagillerden),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

09 Nisan 2006

Tüm Köylülerimizin Kutlu Doğum Haftasını Kutlar Hayırlara Vesile Olması Dileğiyle...

Baki ERGÜN (Değirmencigil), İnşaat Teknikeri Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, eposta:bakiergun@mynet.com

 

09 Nisan 2006

Tüm köylülerimin mevlid kandilerini kutlarım saygılar...

Faruk Yüce (Avutlugil), eposta: elyoslu_faruk@hotmail.com

 

 

09 Nisan 2006

TÜM İSLAM ALEMİNİN VE MALKAYA KÖYÜNÜN MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAR TÜM KÖYLÜLERE SELAM EDERİM..

Cihangir Yıldırım (Mavalioğulları-mitat cemalgil), eposta: cihangir_yildiim@hotmail.com

 

 

09 Nisan 2006

Mübarek Kandil Gecesinin Tüm İslam Alemine ve Tüm  Köylülerime Hayırlı Olmasını Diler Saygılarımı Sunarım..

Zülküf Yıldırım (Mavalioğulları-mitat cemalgil), eposta: zulkufelyosi@hotmail.com

 

 

09 Nisan 2006

tüm köylülerimin ve yüce alem-i İslamın Mevlid Kandilini tebrik eder, Cenab-ı Hak'tan hayırlara vesile olmasını temenni ederim...

Berat Yıldırım (mollagi-niyazi oğlu), eposta: beratyildirim21@mynet.com

 

 

09 Nisan 2006

mevlid kandiliniz mubarek olsun sizlere ve tüm islam alemine hayırlar getirsin inşaallah...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

09 Nisan 2006

Tüm Köylülerimizin Mevlüt Kandilini kutlarız...

Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

31 Mart 2006

tüm  hemşerilerime  saygı  ve  sevgiler...

Mehmet Güler (KAMBERGİL), S. Ü.,  K. MARAŞ, eposta: -

 

 

30 Mart 2006

ben ali aydın düzce ilinin gümüşova ilçesinin hacılar köyündenim kıbrısta barış harekatında bende bulundum 1974...

ALİ AYDIN  (HACILAR KÖYÜ HALİKIZLAR SÜLALESİ),  eposta: selcuk-81-@hotmail.com

 

 

25 Mart 2006

Köyümün güzel insanları merhaba..sitemize hep belli insanlar yazı yazıyo, fazla ragbet görmüyo oysa bizler bu siteyi hazırlayıp sunan insanlara minnet borçluyuz çünkü bu güzelim yurdumuzun ücra bir köşede örfüyle, ananesiyle şivesiyle yiğitliğiyle güzelliğiyle ve yetiştirip bu güzel ülkemizin her ücrasına yerleşip köyünden özünden ve sözünden bişey kaybetmemiş insanlarız varız var olacagız ve varlıgımızı malkayalılar olarak sürdürecegiz...

AYDIN SUZAN TUGBA BURAK YÜCEL AİLES (Mollagillerden),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

22 Mart 2006

Avukat Halit Özdoğan'ın vefatını siteniz aracılığı ile öğrenmiş bulunuyorum. Allah'tan rahmet diler, kederli ailesine baş sağlığı dileklerimi iletirim...

Baki ERGÜN (Değirmencigil), İnşaat Teknikeri Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, eposta:bakiergun@mynet.com

 

 

14 Mart 2006

Sayın Hüseyin sarı ve siteye emeği geçen herkese saygılarımı sunuyor ve teşekkürü bir borç biliyorum...

Aydın Yücel (Mollagillerden),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

 

14 Mart 2006

Köyüme selam; beni köylülerim tanımayabilir. Ben Mersin Üniversitesi Güvenlik Şefiyim. Ağbim Vahdettin YÜCEL Karakaya Barajında görev yapmaktadır. Dilerim Köyümüz gençlerinden Mersin üniversitesinde eğitim gören vardır. eğer sitemizi takip edenlerin bir yakını varsa kim olursa olsun elimden gelen yardıma hazırım. Saygı ve selamlarımla...

Aydın Yücel (Mollagillerden),  eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

 

12 Mart 2006

Öncelikle tüm köylülerime saygı ve selamlarımı sunarım. Bana ulaşa bileceginiz yeni meillerimi yazıyorum...
Hayrettin Yıldırım (Mollagillerden), eposta: hayrettinyildirim@msn.com
hayretttin_yildirim21@hotmail.com

 

 

08 Mart 2006

selamün aleyküm arkadaşlar benim iletmek istediğim şey msn ve web sitemin isminin değiştiğini bildirmek yeni web sitem : www.akgunduz.net.tc dir. Tüm köylülere selamlar ve sevgiler...

Said Akgündüz(Bozogil), eposta: sakgunduz@hotmail.com

 

 

02 Mart 2006

Teşekkürler...

Mehmet Güler (KAMBERGİL), K, S .Ü   K..MARAŞ, eposta: -

 

 

01 Mart 2006

Avni ve Nurettin yıldırım kardeşler sanırım aynı soydanız bizler de mollagillerdeniz. Dedem rahmetli Hacı Hasan Yücel yani mollagillerden Kırıkçı Hasan'ın torunuyum. Hepinize ve köylülerimize saygı ve selamları iletir, işlerinizde başarılar dilerim...

Aydın Yücel (Mollagillerden), Mersin Üniversitesi Koruma ve Güvenlik Şefi,

eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

27 Şubat 2006

köyümüz sakinlerinden Avukat Halit ÖZDOĞAN, 27.02.2006 sabah saat 05 saatlerinde dicle üniverstesi kastrolaji bölümünde tedavi görmekteydi. Hastalığı nedeniyle hakın rahmetine kavuşmuştur. Merhum, köye götürülerek aile mezarlığına defnedilmiştir. Merhuma Allahtan rahmet yakınlarına sabır ve baş sağlığı dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

25 Şubat 2006

ben Avni Yıldırım'ın en büyük torunu NurettinYıldırım. Dedemin isteği üzerine bu siteye girdim. bu site çok güzel olmuş başarılrınızın devamını dilerim...

Avni ve Nurettin Yıldırım (Mollagillerden), eposta: nurettinyildirim1993@msn.com

 

 

18 Şubat 2006

ben neye geri galam bu sayfadan oğğğğğ yazdım işte..
Murat Güldalı (İsmailağagil), eposta: muratguldali21@hotmail.com

 

 

14 Şubat 2006

“Arkadaşını söyle seni tarif edeyim, LAKABINI söyle seni tanıyayım” diye söze başlanırmış. Web sayfanıza, ileti gönderenlerin lakapları bırakmayla isabetli bir tanıtım ve bilgi alış verişi olacağını düşünüyorum. Başarılar ve yeni bilgi, aydınlatma, tanıtım olma temennisiyle, selam ve saygılar sunarım.

Ahmet ÇİFTÇİ (inceoğulları), eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

11 Şubat 2006

selam malkaya köylüleri burdan hepinize çok teşekkür ederim hep merak ederdim çüngüş yörelerini malkayayı çok beğendim eğer kısmet oluda gelip görmek istiyorum oraları bana bu adresi veren arkadaşım nurdana sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum sayfayı hazırlayana sevgiler inşallah daha çok ve net olan görüntüler yansıtırsınız...

Fuat Karakaş, eposta: fuat793@hotmail.com

 

 

01 Şubat 2006

Tüm köylülerime saygılarímı ve selamlarımı sunar. Köyümüzün gelişmesi için lütfen birlik ve beraberlik içerisinde olalım. Mersin'deki köylülerimle tanışmak isterim. Cep tel : 0532 626 12 07 saygılarımla...

Mersin'den Aydın Yücel, eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

17 Ocak 2006

tüm köylülerimim bayramını kutlar en içten dileklerrimle sağlık mutluluk ve huzur dilerim...

Ercan utlu, eposta: latinruhu@hotmail.com

 

 

09 Ocak 2006

Herkezin bayramı kutlu olsun.Büyüklerimin ellerinden öperim...

Hazal Altay, eposta: hazal_21@hotmail.com

 

09 Ocak 2006

tüm hemşerilerimin Mübarek Kurban bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını Allah'tan dilerim. saygılarımla...

Mersin'den Aydın Yücel, eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

09 Ocak 2006

kurban bayramınız mubarek olsun sigarasız sağlıklı bir yaşam  dileğiyle...

Timur Can Altay, eposta: altaytimur_21@hotmail.com

 

08 Ocak 2006

Tüm   Alemi İslamın   ve  bütün   köylülerimizin Mübarek Kurban Bayramını  tebrik eder  hayırlara  vesile  olmasını Cenab_ı Haktan   niyaz ederim...

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

08 Ocak 2006

mubarek kurban bayramınızı kutlar iyi bayramlar dilerim...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

07 Ocak 2006

sizin mezdinizde tüm köylülerimizin mubarek kurban bayramını kutlar, tüm islam alemine ve köylülerimize hayırlara vesile olmasını cenabı hakdan niyaz ederim. sevgi ve saygılarımla...

Mehmet ERGÜN, T.B.M.M. Bakanlıklar/ANKARA, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

 

07 Ocak 2006

Tüm köylülerimizin mübarek kurban bayramını kutlar islam alemine hayırlara vesile olmasını temenni ederim. ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN...

H. Harun Güldoğan, eposta: harun1453@yahoo.com

 

 

06 Ocak 2006

Tüm Köylülerimizin ve dostlarımızın Kurban Bayramını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

 

03 Ocak 2006

BAŞ KAPMA  Köyümüzde genelde medrese ilmine başlayan çocuklar, verilen dersleri zamanında bitirme ve yüksek performansla bitiren talebeleri hocaları ilan eder, talebe de ebeveynlerine sevinçli haberi verirler, onlar da evde tepsi içinde su böreği, kalbur bastı veya kuru yemişler bohçalanıp talebeye teslim edilir, o da başının üzerinde medrese veya ders aldığı yere götürür, ders sonrası hoca taksimat tepsinin içinde yapılı ikramı çocuk başı üstüne alarak dağıtır, bölece güzel bir paylaşım ve ilmin önemiyle konuşmalar yapılırdı. "Keşke bende bu dersleri verseydim" gibi hayıflanmalar düşünülür. İşte ilim ve hicazet olarak bir üst kademeye geçildiğinde tertiplenir. Bu güzel yarışma niteliğindeki adetler köyümüzde olurdu. Yad etmeye dilim döndüğünce çalıtım, sürçü lısan oduysa aff ola. Selam ve saygılar sunar, 2006 YILI TÜM HEMŞERİ  DOST VE İNSANLIĞA HAYIRLI  BEREKETLİ UĞURLU SAĞLKLI BİR YAŞAM DİLERİM.

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

31 Aralık 2005

yeni yılın ülkemize dostluk,bariş, sağlık ve mutluluk getirmesi dileğiyle tüm hemşerilerimin yeni yılını kutlar nice sevgi dolu yıllar dilerim...

Timur Can Altay, eposta: altaytimur_21@hotmail.com

 

31 Aralık 2005

2006 yılının türk milletine ve islam alemine hayırlar getirmesi dileğiyle YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

 

31 Aralık 2005

Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle tüm dostların yeni yılı kutlu olsun...

Aydın Yücel, eposta: aydin_yucel_64@mynet.com

 

 

30 Aralık 2005

Tüm Malkaya'lı hemşerilerimin, Yeni Yılını ve Kurban Bayramini içtenlikle kutlar saglik, mutluluk, esenlik içinde geçmesini dilerim...

Doç. Dr. Ahmet Ergün, eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr

 

 

30 Aralık 2005

YENIYIL MESAJINIZ ICIN TESEKKUR EDER SAHNIZIN VE AILENIZIN YENI YILINI KUTLAR SAGLIK,MUTLULUK VE HUZUR DOLU NICE YILLAR DILERIM...


B. SEVLITOPU, T.H.Y A.O.  VAN, eposta: 
VANSATIS@THY.COM

 

30 Aralık 2005

yeni yılda tüm güzelliklerin sizlerle birlikte olmasını dileriz,  MUTLU  YILLAR...Sarı Ailesi adına...

Serdar Sarı, eposta: ssari1907@hotmail.com

 

29 Aralık 2005

Tüm Malkayalı köylülerimizin ve köylü dostlarımızın yeni yılını kutlar, yeni yılın sağlık, mutluluk ve başarılar getirmesini dileriz...

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

 

29 Aralık 2005

Tüm  köylülerimizin  yeni  yılını  tebrik  eder , Cenab_ı  Haktan hayırlara  vesile  olmasını  temenni ederim...

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

 

28 Aralık 2005

Her Yeni Yıl, yeni tazelenen umutların, çoğalan sevgilerin habercisidir. 2006 yılı da böyle olsun ama hep güzel olsun.. Nice Yıllara...

Suzan Yücel, eposta: suzanyucel_1@mynet.com

 

18 Aralık 2005

KÖYÜMÜZDE YOLCU ÇOBAN VE NAHĞIR FAYDALANMASI İÇİN ÇEŞME İNŞAATINA BAŞLANMIŞTIR. Dağ ucu yolu altından malkaya yol kavşağına su getirilerek tekne ve curunlu olarak yolcu, çobanlar ve hayvanların su ihtiyacının karşılanması için köylü muhtarlık işbirliyi ile faaliyet başlatılarak sürdürülmektedir.  Bu hayır kervanına katılmak isteyen köylü, hemşeri, dost bizleri seven hayır hasenete duyarlı olanlara sesleniyrum. Muhtarlığa müracaat edilmesi gerekmektedir.  Bu yarım kalan inşaatı bitirmeye çalışmak ümidiyle, saygı ve selamlar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

18 Aralık 2005

Köyümüz sakinlerinden Leyligil lakaplı Aişe ÇATALAĞAÇ, 104 yaşında Diyarbakır’da 13/12/2005 tarinde vefat etmiştir. Köye götürülerek aile mezarlığına defnedilmiştir.  Merhumeye ALLAHTAN RAHMET, yakınlarına başsağlı dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

08 Aralık 2005

Selam Malkaya; Mollagilden Rahmetli Kırıkçı Hasan Yücel'in torunu Aydn Yücel'in eşiyim.bizler çalışan insanlar olduğumuz için memleketlerimize ancak senelik izinlerimizde gidebiliyoruz. bu sene Karakaya Barajında görev yapan canım ağbimiz Vahdettin Yücel'in oğlu Turgay'ın düğünü için ziyarette bulunduk. inanın köyümüzde ve barajda kaldığımız süre içinde bizleri bağırlarına basan tüm akraba ve dostlara saygılarımızı sunuyor, göstermiş oldukları yakın ilgiden dolayı teşekkürü bir borç biliyorum. görüşmek ümidiyle hoşçakalın...

Suzan Yücel, eposta: suzanyucel_1@mynet.com

 

 

05 Aralık 2005

köyümün sitesini ilk kez ziyaret ediyorum. harika bir site olmuş.tüm emeği geçenlerin eline ve yüreğine sağlık.Mersin'de görev yapmaktayım.Rahmetli Dedem Mollagillerden Kırıkçı Hasan Yücel. Karakaya Barajında görev yapan Vahdettin Yücel...

Aydın Yücel, eposta: aydinyucel1964@mynet.com

 

03 Aralık 2005

merhaba ben adana dan mehmet kızılyamaç  site çok güzel olmuş ellerinize saglık  ama laakin güncellemeyi biraz daha sık yaparsanız daha iyi olur  ama yinede  siz bilirsiniz   harik olmuş  6 yıldır  O güzelim beldeye gidemiyorum  burdan sanal ortam dan  hasret gidermeye calışıyoruz  ama olmuyor  Yüce Allahım beni En kısa zaman da  O güzelim beldeye  kavuşturur  İnşallah...

Mehmet Kızılyamaç, eposta: mehmet116@hotmail.com

www.vefasizx.gen.ms

 

30 Kasım 2005

DUT. Her yörenin iklimine göre meyva çeşitleri vardır. Akdeniz narenciye üzerine Arabistan hurma ve muz üzerine kırsal alanlar yöre ve arz ve talebe göre meyva çeşitleri dikilme aşılama gibi mevsimine gore insanlar faydalanmıştırlar. Köyümüzde de kırsal dağ köyleri ve yerleşimlerde olduğu gibi köyümüzde de dut ağaçları yetiştirmeye çok önem vermiştir. Şöyle ki benim, dedemin dedesinin, dağ ucunda, diktiği ve oğlu Ahmed dedemin Gülo ninemin dikdikleri dut ağaçları iri ve heybetli, asırlık canlı, tarih olarak kırmızı ve beyaz aşılı çekirdeksiz dutları verimli, insanlara kuş ve hayvan canavarlara eksiksiz hayır hasenetini yaparak hizmet vermektedir. Halen köyümüz yüksek dağlarında dikili olan Dağ Ucu’nda, Doyuran’da Kütkütü Kayası’nda, Mercimekli’de, Dutluca’da, Kaynaca’da, Soulcağh’da, Cumaanıngöl’de, Ağgöl’de, Gökkaya’da, Çelemli’de, Kazangölü’nde, Çatalkaya’da, Yeruçmuşn’da, Ganganlık’da, Gocaçimenler’de, kırdaş’da, Yukarısu’da, Aşağısu’da, kurda, kuşa, yolcu garip insalara meyva ve yiyecek olarak sebil amaçlı, büyük uğraşı ve meşagatle, yetiştirme, aşılama, koruma, senede bir dibini kazma,suyunu verme gibi uğraşlarla mığal verene kadar gözlem ve yetişmesine belli kişiler öz verilerle vakıf olmuşlardır. Yeterki hayır hasanetten faydalanma uğruna bu köyümüzdede ecdadımızdan kalan bir mirastır. Çok yerlerde de vardır devam etmektedir. Saygı rahmetle bu hayırsever ecdadımızı anıyoruz. Hani büyüklerimiz der "et bulamassan dut ye" aynı kalori ve tokluğa ulaşırsın. Her yerde olduğu gibi köyümüzdede dut meyvasına ayrı bir yaz ve kış meyvası ve değişik merhale ve beceri ile toplanıp saklanan dut meyva çeşitleri her zaman meye ve katık olarak ikram ve ihtiyaca göre tüketilmektedir. Şöyle ki cevizli dut unu ,dut pestili, pekmezi ve çekirdeksiz beyaz kuru dut her zaman cevizle tüketilmektedirr. Köyümüzde dutun bir kaç türü vardır; kara dut, rum dutu, kallem kuş, balakdut, kıllı dut, beyaz çekirdeksiz dut, yediveren,kırmızı dut, morik dut gibi türleri vardır. Bunların en güzeli karadutun taze yeyişi çekirdeksiz dutun friklemes taze cevizle yenmesi makbuldur. Bir diğer özelliği karadutun ağaçta yemek makbuldur. Ancak ne kadar itinalı davransan mutlaka bir tarafına leke dokunur, leke çıkarmak için ğhagi ile silindimi daksil gibi lekeyi çıkaracaktır. Bu da bir dut yeme sırrıdır dutun her türü vücutta iyot dengesini sağlar, kışın vücudu sıcak tutar uzun müddet kuvvet dengesi ve acıkmayı önler. Ancak bir dönem yöre ve köyümüzde ipek böcekçiliği üretim ve işleme merkezi konumuna soyunmuş çok dut ağaçları heba olmuş. Köyümüzde ilkel baba,dede usulü bir kaç çeşit dut meyva aşıları yapılarak bu meyvalardan faydalanma cihetine gidilmekte ağaç ve kerestelerinden faydalanılmaktadır. Çeşitli vitaminle ve faydalı organik asitler yaın da mikrop öldürücü esanslarıda ihitiva eder kansızlık için çok faydalıdır. Dut veya şurubu şeker madeni, maddeleri ve vitaminleri ile vücudu kuvvetlendirir. Karadut daha şifalıdır. Bol miktarda p vitamini bulunan dut damarları yunaşıtır. Böylece iç ve dış kanamaları ve bu sebeble meydanba gelecek felçleri önler. Yemekler üzerine yenildiği zaman suzluğu keser, aç karna yenilip üzerine biraz su içilirse çok fazla ishal yapar, peklik olanlara faydalı olur. Yemeklerden önce içilen şurubu mide ve ince bağırsak iltihabının iyileşmesini çabuklaştırır, bağırsağı rahatsız olanlar şurubunu içmelidirler. Bolca yenilen karadut meyvası bağırsak iltihabına iyi gelir dut kurusu fazla miktarda iyot ihtiva ettiği için iyot sıkıntısı çekenler arasıra dut kurusu yemelidirler aç karna beyaz dut kurusu yenirse kastrite iyi gelir iyice acıkıncaya kadar başka bir şey yememelidir. Aç karna yenilen beyaz dut bağırsak solucanlarunun düşürülmesini sağlar dut yaprağıda şifalı olup ateş düşürür idrar söktürür vücutta biriken suyu boşaltır. Kanda ve idrarda şeker düşürücü özelliği vardır, ateş düşürmek için bir bardak kaynar suya 10 Gr yaş veya kuru beyaz dut yaprağı konur demliendikten sonra içilir. Bu terkip aynı zamanda ishalada iyi gelir. Bir litre kaynar suya 50 gr kuru karadut yaprağı konur ve yemeklerden önce birer bardak içilir böylece zamanla dışardan ünsiline ihtiyaç kalmaz. Dut yaprakları aynı zamanda ipek böceği yetiştirilmesinde çok önemlidir. Dut meyvasını anlatmaya çalıştım. Bu meyva türlerinin her türünden faydalanması amacıyla anlattım, saygı ve selamlar sunarım

 

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

25 Kasım 2005

HORASAN. Eski tarihlerden süre gelen doğal, ilim ve yöntemlerle adlandırılan, daha kireç çimento yapı malzemeleri bulunmadan evvel yapılan bir inşaat ve eski köy yerleşim yerlerinde, ilkel ve tabii malzeme olan taş, toprak, çamur ve ağaçla yapılan evlerin genelde oturma, yatma odalarının zeminine yapılmak üzere kırmızı sakızlı toprak, çakmak taşı tozu veya ince kumu, kiraz, erik, keven, kitiresi, karıştırarak suyla uzun müddet ölçü ve uğraşı usta ve bilen kşilerle karıştırılıp kıvama geldikten sonar zemine yapılan, kırma paket taşları, ustalıkla dizilip çakıldıkdan sonra, üzerine 10/20/ cm arası yapılan çamur malzeme serilip üzerine silindir veya loğla uzun müddet sıkıştırılıp 3 gün sonra üzerine küçük kaygan olan çay taşlarıyla ikinci yapılan sıvı kitire itina ile sürülüp yedirilecek, ta ki parlaklık olana kadar. İşlem bitince 1 hafta üzerinde gezilmeyecek, sonrası, tabii mozaik, görünümünde parlak ve istenilen motiflerde nakş edilmektedir. Genelde temmuz ağustos aylarında yapılmakta, uzun müddet dayanmakta kullnışlı ve sıhtlı olmaktadır. Çok yerlerde genelde köy evleri inşaatlarında yapıldıkları rastlanmaktadır. Bu ilmi köyümüzün eski evlerinde uygulamışlar. Bir kısmına bizler de yetiştik, kalıntıtılar bulunmaktadır. Horasan ilmi eski roma ve bizans dönemlerinde yüksek yerlerde, altın sikke gibi kıymetli akçelerini derince kazılan yere küp içine yerleşimden sonra Horosan kömürtozu, klit taşlarla sıkıştırılp binlerce yıl yer altında kitle olarak kalmasını oksitlenme ve bozulma olmadığı söylenmektedir. Eski kitaplarda dalanse edilmiştir. Her yerde olduğu gibi köyümüzde bir dönem çanak çömlek ustaları olduğundan, bu kültürün bir dalı horasan ilmi yaşanmıştır,anlatmaya duyum ve gördülerle çalıştım..

 
Alıntıla devam ediyorum:
 
Çok çalışmakla zengin olunabilseydi eşeğin semeri altından olurdu.
 İnsan önce para kazanmak için sağlığını, sonrada sağlığını kazanmak için parasını verir.
Kavak ağacını seven pek az kişi vardır çünkü dosdoğrudur.
Köpeğe gem vurma kendisini at sanır.
Sadakanı kör dilenciye ver. Seni göremiyeceği için nankörlüğünden kurtulursun. 
Daima bilirim diyorsa gençtir. Herşeye olabilir diyorsa yaşlıdır.
Doğru en kısa yoldur. Ama çağımızda çoğu zaman sonu safalete çıkar.
Başarı en büyük leke temizleyicisidir.
Yanlış bildiklerimizi atsak kafamızın yükü o kadar hafifler ki.
Ünversiteye girip bir daha çıkamayanlara profesör denir.
Duman öksürük, para ve aşk uzun süre saklanmaz.
Düşün. Hiç ALLAHIN sevebileceği adamlardan paralı adam gördünmü. ALLAH parayı sevmez. Sevmediği içinde ancak sevmediklerine verir
Herkes kendisini akıllı sanmasaydı dünyada bu kadar aptallık olmazdı.
Beni korkutan öldükten sonra cehenneme gitmek değil,hiç bir yere gitmemektir.
El diğer işler gibi,alkıştan da yorulur.
İnanmak istemeyeni hiç bir mantık inandıramaz
Saklanan çirkinlik iki kat çirkin görünür.
Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha çok ayak patırtısı yapar.
İltifat parfüm gibidir. Onu hiç birimiz yutmayız ama içimize çekeriz.
Erkekler, kadınların içlerinden geçenleri bilseler daha atılgan olurlardı.
Çirkin kadın yoktur,az rakı ve şarap vardır.
Eşkıyaya paramızı, canımızı alır oysa siyasiler ikisini birden alır.
Körler onları görmese de yıldızlar vardır.selam ve saygılar sunarım.

 

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

14 Kasım 2005

TÜM KÖYLÜ HEMŞERİ VE YÖRE HALKINA SESLENİYORUM.AĞAÇ YEŞİL VE DOĞA CANLILARA HAYAT VEREN UNSUR OLDUĞUNU BİLENLERE SESLENİYORUM. Dünyada ve yurdumuzda orman ve yeşiller azaldığından, biz bireyler, ağaç dikme, mevcudu koruma, çoğaltma, bilinçsiz faydalanma ve kullanma yaptığımızdan ekoloji dengelerin bozulduğunu uzmanlar sürekli görsel ve medya aracılığı ile ikaz şeklinde lanse etmektedirler. Köyümüz ve yörede bağcılık ve kara saban reşberliği yapan ejdat ve atalarımızın torunları olarak onlar kadar yapmasakta ağaç yeşil ve doğaya saygılı olmaya çalışmaktayız. Eski bağ yerleri efsafını kaybederek yerini ormancı olarak bilinen çokta emeği olan sincaplar doğa ortamında hizmetleri, çeşitli, kuzuk, palamut, badem, ceviz, kozalak türlerinden yiyecek olarak gömdüğü toprak altından yiyemedikleri tasarufları bizlere ve diğer canlılara hizmet olarak dönmektedir. Tabiiki köyümüzde ve yörede bağcılık yanında reşberlik ve hayvancılıkla da geçimlerini yöre halkı ve köylülerimiz orman bakımında budama ve genç fidanları korumada hiç taviz vermeyerek bugünlere gelmiştir. Çoğu yerlerin bağ tapusu olarak senedihakani olarak Osmanlı tapuları mevcuttur.aileler adına onun için yakacak ve ihtiyaç hasılı dolduğunda bir çinemelik dahi kesmeye eli gitmez. Kışın yakıp ısınmaya diğer ihtiyacı olmasına rağmen savurganlıklara ve gençlere büyüklerimiz tema vakfı gibi ikaz ederlerdi “sakın genç ve yeşil ağaç kesmeyin”, “yaş kesen baş keser” gibi sürekli ikaz ederek bir loğdırgıç kazma balta sapı bile çift olan sürgülerden kesilirdi. Yakacak olarak orman içinde kurumuş karımış kurukaz ağaçlar itina ile büyüklerimizden referans alarak kesilirdi. Köyümüz sınırları içinde yörenin akciğeri konumunda olan bahse konu meşe bağları başka yerlerde yok denecek kadar kırsal ve dağlık olmasına rağmen yeşil orman konumuna erişmektedir. Ancak orman bölge şefliği iki defa zamnsız ve projesiz metezori kararlarıyla geçmiş yakın tarihlerde ehil olmayan taşaron ve müteahitlere vermiştir. Çeşitli vaka ve olumsuzluğa sebebiyet vermiştir. Köylüyü ormandan canı pahasına baktığı malından soğutmtştur. Çünkü çoğu genç ağaçlar kesildi kontrol edilmeden ilan ve gündemsiz olduğundan telefiyetlere sebep olmuştur. Yine orman bakanlığı bölge şefliği köyümüz sınırları içinde yüksek çıplak dağlara orman dikme adı altında yakın geçmişte Gevherbaba, Tanışman, Soulcak dağları arasına orman dikim adı altında teraslama yapılarak çok miktarda palamut ve orman ağaç fideleri, dikim zamanı olmadığı halde, belli uğraş yapılıyor göstererek kendi yandaşları ve ehil olmayanlara verildi. Onlar da yüzde yirmi gibisini dikmişler diğerlerini dere yataklarına greyder vekazmayla gömdükleri yağmur selleri gelince ortaya çıktığı. Köylü ve vatandaşlar ilgililere lanse ettiysede kaale alınmadı. Yine ekilen yerlerin yüzde on gibileri tutmuştu. Bunları da büyüyen fideler içine çevre köylerin küçük baş davarları özellikle Kilise, Akbaşak yöyü yaz boyu iki üç senedir tahrifat etmektedir. Ne ikaz eden nede yazıktır diyen olmadığından küçük davarlar bu fideleri kemirip yok etmektedirler. Öte yandan bu yöre ve köyümüz eğer orman statüsüne girmişse diğer orman köylülerine uygulanan orman köyleri vasıflarından faydalanma ve koruma orman ve ağacı sevme tahribatında doğacak cezai müeddeler uygulama gibi uzman kişiler ve muhtarlık köylü işbirlilğiyle bu mevzuatları aydınlatma eğitim konulu bilgi verilmesi arzumuzdur. Yöremizde dikim ve bakım ihtiyacı yöre halkından teminine ve ihale bakımı verilirse tabiki sorumluda tutulacktır. Yöreyi ve ağacı sevmede kusur etmeyecektir. İşte biz bunları ne zaman diktik nasıl ama gibi haklı ve bekçiliğini yapacak beceri ve bağlılık sahipliği ortaya çıkacaktır. Köyümüzde reşberlik ve hayvancılıkla fazla uğraşılmadığından güzden köy evleri müsait olmadığından kışı şehirlerde ikametle geçirdiği için köyde çok az mal sahibi kalmaktadır. Kalnlar da ihtiyar ve çocuk olduğndan bunu fırsat bilen özellikle Kilise, Akbaşak köyü en fazla zarar verenler arasında. Bunun yanında kündeci köyü Çüngüş üstbaş mahalle oturanlarının bir kısmı organizeli bir şekilde beş ile onbeş eşek ve katırlarla kesimini derheyle yaparak hırsızlıkla sabah akşam ve ayışığı olduğu geceler yoldan uzak yerlerde çalışarak korkunç bir ağaç katliamı yapmaktadırlar.meşe bağlarının uç noktası olan Dağucu, Mercimekli’ye kadar günlük ihtiyaç dışında kapı önleri ve ötmelerinde odun yerine genç fidanlar kesilerek yığınlar oluşmuştur ve talan edilmektedir. Mal sahipleri de arada bir rastladığında hiçe sayıldıkları ve tahrik ederek “erkeksen bırakma” gibi tehditlerde bulunmaktadırlar. Bizzat buna rastladık. Köyde de rastlayanlar mevcuttur. Güzel ormanlarımızı neredeyse bitirmişler, bu defa tarla ve bahçe kenarlarında Akpınar, Cennet Pınarı, Kızkozu, Hollağan’dan aşağı derelere kadar meyve fidanlarını dahi hunharca kesmişlerdir ve devam etmektedirler. Yol güzargahı üzeri kolluk kuvvetleri arada bir devriye gezmektedir. Muhtar ve köylü de zaman zaman takip etmekte ancak bu hırsız kesimi patika ve büyük dereler olan görünmeyen yerlerden işlemektedirler ve rastlanması çok az olasılıktır. Önerimiz bu fırsatçı ve saygısız kişiler yörede kötü örnek ve kişiliklerini taşımamaktadırlar. Köyden dahi olsa yasak ve en ağır müeyedeler kanun ve yönetmelikleri ile cezai işlemin uygulanması, orman ve ağacı sevme levhaları kavşak ve yol güzergahlarına uyarı niteliğinde ve yeşili sevme koruma tahrifatta doğacak tabiat ve doğa dengesi cezai işlemler hakkında ihbarı telefon benzeri müracatlar batı ormanlarındaki yazılar gibi lanse edilmesi, Kaymakamlık ve kolluk kuvvetleri koordineli ihbar edilip gerekli orman kanun ve yönetmeliklerine göre cezai işlem yapılması, köylünün malı dahi olsa gelişigüzel odun ve ihtiyaç maksadı ile genç ağaçlar kesimemesi, bu mevzuatlarla ilgili köy içinde toplantıyla koruma, kollama, üretme gibi uzman kişiler tarafdından seminer şeklinde eğitimle ikaz edilmesi, ağaç yeşil büyük doğa erozyonu ve rahmet bereket canlılara star ve rısk temininde en büyük unsur olduğunu anlatma, sevme gibi yaklaşımlarla köylümüz ve yöre savurganlarını bağlayacağı kanaatindeyim. DOĞAYI SEV YEŞİLİ KORU temennisiyle saygı ve selamlar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

11 Kasım 2005

Hemşehrilerimin ve tüm islam aleminin geçmiş mubarek ramazan bayramını kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim..

Zülküf Altay, eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

09 Kasım 2005

KÖYÜMÜZDE İLK SOBAYLA TANIŞMA MİLADI. 80-90 yıl evvel tanışmış. Dünyanın ve memleketimizin her yerinde olduğu gibi köyümüzde de soğuk kış aylarında ısınma ihtiyacı,yemek yapma ve benzeri faydalanmalarda kullanılmaktadır. Ancak şimdi köyümüzde bir kaç  çeşit soba türleri kullanılmsı insanların zevk ve alışkanlığından en fazla kullanılan kuzuneli, fırınlı, kovalı sobalar kullanılmaktadır. Çünkü çay bişirme, yemek pişirme, ekmek pişirme ve kızartma gibi çok yönlü kullanılan zaten yörede kış şartları ağır olduğundan birde ihtiyarlık ve tembellik olunca ortaya bir tercih hakkı doğmaktadır. Oysa başka yerleşim yerlerinde olduğu gibi çeşitli ısınma araç ve yerler çokça düşünülmüş faydalanma yararlanma cihetine gidilmiştir. Şöyleki; köyümüzde ilk sobayı mollagillerden zamanın muhtarı olan rahmetli Niyazi amca köyümüze ilk sobayı getirmiş.  “işte size ısınmak için ve belli ihtiyaçları gidermek için” odanın ortasına sobayı kurmuş. Köylüler toplanmış taacup ederek yadırgamışlar.  Muhtar odada hiç ateş yakılırmı gibi herkes sobayı görmeye gitmiş, hayretle bakınıp ısınmışlar. İkinci sobayı yine rahmetli Kanber Mevlüt yine muhtarlık zamanında getirmiş. Yörenin namıdar sayılan mutarlarından imiş. Üçüncü sobayı yine rahmetli İmam Mevlüt amca getirmiş böylece herkes biri birine bakarak sobadan faydalanma kış aylarında ihtiyaç giderilmiş.  Tabii ki daha önceleri köyümüzde alt katlar olan toprak evlerin yer damları çift duvarlı yerler seçilerek akşam güneşi net alan içeriev, gezeme gibi evin yatacak oturulacak yerleri ısıtabilir ve aydınlatan yerlerde şömine, bıheri eski tip yapıyla uzun kış gecelerinde iki köçle hem yemek hem kinoğuda ekmek pişirme, onun önünde çiğrik eğirme, bedrük yapma ışığından eldiven, çorap, kazak, aba örme gibi yün çeşitlerinden boş zamanlar değerlendirilirdi. El işi yemek yeme hep bu ateş evi denilen yerlerde oluşmaktadır. Kitap ve derslerde idare lambası ve çırayla münhal yerlerde faydalanırlarmış. İnsan vücudu doğa ve soğuğa alışkın olmakta uzun ömürlü olarak vücut direnci düşmez imiş. Hayat böyle devam eder .İşte ilk sobanın miladını köyümüzde oluşunu anlatmaya çalıştım alıntıyla devam ediyorum. Bilmek aydınlığın; bilmemek karanlığın, inanmak mutluluğun; inanmamak sefaletin, düşünmek hakikatın, düşünmemek dalaletin; çalışmak refah ne mutluluğun; çalışmamak zilletin, üretmek bolluğun; üretmemek yokluğun temelini teşkil eder, sorumluluk duygusuda görev başarı oranına katkı sağlar,saygı ve selamlar sunarım..

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

08 Kasım 2005

LAFLA PİLAV PİŞERSE TEPE TARLA KADAR TERE YAĞI BENDEN.  Rahmetli olan, köyümüzde lakabı Cin Hüseyin olarak tanınan, kalender kişiliği ve çokta güzel sesiyle yaban yoldaşlığında gazel ve türküleri meşhur, “hele bi gazel Hüseyin Dayı” dedinmi başlardı; bir mektup yazdırdım, anam urfalı kızına, yemen türküsü, kohğangin yollarında gibi.  E.İ.E.Baraj yolu Soulcak, Hacının Düz, Malkaya yollarında mesaiye gider gelirken, 1960-65 arası, hemşerilerle bende, babam yazılmıştı.  Ben, gözelerden çalışanlara içme suyu susayanlara dağıtırdım ve yolda “Hüseyin Dayı hele, bi türkü” dendi mi başlardı. Halen kulakları çınlıyor doğrusu. Ben de talepte arada bulunurdum.  Her kelime başı espiriyle “lo” demesi ayrı bir ekoldu. Hele boş boğaz edenlere, “atma kardeşim atma lo” gibi ikaz ederek ve ekleyerek derdi “LAFLA PİLO, bişerse depe talla gadar tere yağı benden ha lo” derdi. Bu, rahmetli Hüseyin ALÇİÇEK’in meşhur bir deyimidir. Konuşma ve sosyal paylaşımı, toplumda sevilen-sayılan, giyimine çok titizlik gösteren ve o döneme göre şık, kimseyi incitmez, imece ve komşu yardımlarına koşan çok iyi bir hemşeri dostu idi. Çoluk çocuğu yoktu, onun için sağlığında tüm mallarını camiye müftülük kananalıyla bağışladı. Evi de yeri de kaybolmuş, bu dünya böyledir işte. Saygı duyduğum bu zatı rahmetle anıyor, bir nebze olsun yad etmeğe çalıştım. Saygı ve selamlarımla..

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

08 Kasım 2005

KÖYÜMÜZDE BURUK BİR BAYRAM TATİLİ. Doğrusu ben bu yaşa geldim, bu kadar az köylü hemşerilerimi köyde görmedim, havaların da yağışlı ve soğuk olduğundan bu sene bayrama rağbet azdı. Zaten köyde şimdiden toplam 40 evde oturan kalmış, bunlardan 9’u dul kadın yaşlılarımız kalmış, 11’i de yaşlı ihtiyar kalmış. Geriye 20’ye yakın evler de eh şöyle böyle. Eski köy evlerinin birçoğu yıkılmaya yüz tutmuş. Yeni yapılan yazlık ve beton evler de bonboş, küçeler, ötmeler, yollar ayrı bir ziyaretçi ve şenlik eksikliği var. Yaşlı ve dul analarımız, oğul ve torun, akraba, komşu, hemşeri gözledikleri her halleri ve pencere, kapı aralarından farklı bakışları, eski bayram kutlamaları, el öpme hayır DUALAR alma sılayı rahim olan memleket, ziyaretleri. Köyümüzde bulunan 4 adet müslüman mezarlıkları, göz yaşları ve KURAN, Okumayla geçmiş merhumeleri, rahmet ve dualarla yad  edilirmiş ve edilirdi, malesef çok az ve buruk diyecem çünkü Cuma akşamları ve bayram akşamları, derlerdi ki ”Sakın ha ikindiden sonra kabir ziyareti ve evde bir Yasini şerif oku ve çırayı yak, çünkü ikamet edilen evine merhume gelir bakarmış, hele bir ,KURAN, Okuyan, hayır hasenet, yapan, geçmiş, rahmetliklere, bağışlayanının olup olmadığına, bakarmış. Geçmişine, ihtiyar, dul yetimine, saygılı ve daha hassas olma temennisiyle, geçmişini unutmayan, bizler de o uzun ve dönüşü olmayan yolun içinde hızla ilerlemekteyiz. Amacım hatırlatma babındadır, SÜRÇÜ LİSAN ettiysem af ola. Saygı ve selamlarla, nice bayramlara diyorum..

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

03 Kasım 2005

ramazan bayramınızı tebrik eder sağlık, huzur ve esenlikler dilerim selam ve dua ile...

Yakup Arslanoglu, eposta: yakuparslanoglu@hotmail.com

 

 

03 Kasım 2005

tüm köylülerimi selamlar bayramlarını kutlarım...

Emre Yıldırım, eposta: emre12_21@hotmail.com

 

 

03 Kasım 2005

bibimin oğlu zülküf ALTAYla çoğdandur görüşemiyim gönderdügüm meillere cogapta vermi lütfen bibi oğlu bu köyün sitesine girersen bu iletiyi oku cevap verir...

Yıldırım Yıldırım, eposta: yildirimelyoslu@hotmail.com

 

 

03 Kasım 2005

Mevlüt YILDIRIM'ın 29/10/2005 tarihinde DENİZ adında bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. ALLAH analı babalı büyümesini nasip etsin....

Yıldırım Yıldırım, eposta: yildirimelyoslu@hotmail.com

 

 

03 Kasım 2005

TÜM HEMŞEHRİLERİMİN RAMAZAN BAYRAMINI TEBRİK EDER, SELAM VE SEVGİLERİMLE...

Yıldırım Yıldırım, eposta: yildirimelyoslu@hotmail.com

 

 

02 Kasım 2005

Tüm Köy Halkının Ramazan Bayramını Kutlarım Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim...
 

Baki ERGÜN, eposta: bakiergun@mynet.com

 

02 Kasım 2005

Ramazan bayramınız mübarek olsun.Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle...

Tolga İlhan, eposta: tolgailhan@gmail.com

 

02 Kasım 2005

butun koylulerimizin Ramazan bayramını tebrik ederim...

Serdar Sarı, eposta: ssari1907@turkcell.com

 

 

02 Kasım 2005

Şehzadeler şehri Amasya'dan Saygıdeğer tüm hemşehrilerimizin Mübarek Ramazan Bayramını kutlar, nce bayramlarda da ha buluşmayı Mevla'dan Niyaz eder,Sağlık, Mutluluk ve başarı dileklerimle saygılar  sunarım...

Ziya ÇİFTÇİ, eposta: ziyaciftci_05@hotmail.com

 

02 Kasım 2005

Mubarek ramazan bayramının tüm müslüman alemine ve malkaya köylülerine mubarek  olmasının dilerim ölmüşlerimize rahmet sağ olanlarımıza hayırlı ve sağlıklı uzun ömürler dilerim...

Hasan İlhan, eposta: ilhan1960@mynet.com

 

02 Kasım 2005

Tüm köylülerimizin ve Alem_i islamın Mübarek Ramazan Bayramını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab_ı Hak'tan niyaz ederim...

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

02 Kasım 2005

Tüm köylülerimin ve akrabalarımın bayramını en içten dileklerimle kutlar selam ve dua ederim nice bayramlara beraber ulaşmak dileği ile...

H.Harun GÜLDOĞAN, eposta: harun1453@yahoo.com

 

1 Kasım 2005

memleketime gidemediğim bu bayramda tüm köylülerimin bayramı mübarek olsun...

dvan Baldık, eposta: ridvan_baldik@mynet.com

 

 

1 Kasım 2005

Dağlara heybet, okyanuslara intizam veren, gece ile gündüzü yaratıp nizama sokan, kudreti sonsuz, RABBİMİZİN RAHMETİ üstümüzde olsun, Bayramınız mubarek olsun..

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

1 Kasım 2005

Tüm Köylülerimizin ve dostlarımızın Ramazan Bayramını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

 

31 Ekim 2005

Güzel köyümüzdekilerin ve Köy hasretiyele uzaklarda bulunan tüm köylülerimizin Ramazan Bayrami mübarek olsun...

Ahmet İlhan, eposta:  ailhan1@muhasebat.gov.tr

 

 

31 Ekim 2005

islam aleminin kadir gecesini kutlar, hayirlara vesile olmasini dilerim..

Zülküf Altay, eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

 

30 Ekim 2005

TÜM İSLAM ALEMİ VE HEMŞERİLERİMİN BİN AYDAN HAYIRLI OLAN MUBAREK KADİR GECESİ’nin bereketli, kabülü nasip olmasını yüce ALLAHDAN niyaz eder, sağlık, sıhat ve afiyetler dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

28 Ekim 2005

slm...

Mehmet Akkılıç, eposta: veysew@hotmail.com

 

 

26 Ekim 2005

Mubarek kadir gecesinin malkaya köyü halkı ve tüm islam alemine hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim...

Hasan İlhan, eposta: ilhan1960@mynet.com

 

 

24 Ekim 2005

ben yıldırım yıldırımın oğlu sadullah emre YILDIRIM KÖYÜMÜZÜ ÇOK SEVİYORUM hersene yazın köydeyim  büyüklerimin ellerinden öper  arkadaşlarıma selamlar...

Emre Yıldırım, eposta: emre12_21@hotmail.com

 

 

24 Ekim 2005

(Gönderen Ahmet Çiftçi)

Ahmet Çiftçi'nin köy kültürümüze katkılarını içeren çeşitli dinlenceleri için tıklayınız (Köy Kültürümüze Köylülerimizin Katkıları-Anılar)

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

23 Ekim 2005

21/10/2005 tarihinde, uzun müdet hasta olan 80/85 yaşları arasında yaşamış olan Salih AKMEŞE, Hakkın rahmetine kavuşmuştur.  Merhuma ALLAH’dan rahmet, acılı ailesine baş sağlığı ve sabırlar niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

22 Ekim 2005

YILIN İLK KARI SOULCAĞA DÜŞDÜ. Havalar birden bire soğudu, sebze ve meyvallar üşümeye başladı. Köylü ve ihtiyaç sahipleri, hazırlıksız yakalandı. Sebze ve meyvaların bir çoğu bağ ve bostanlarda telef olmaya yüz tuttu. Odun, çalı gibi yakacaklar temin edilemedi. ALLAH, köylü fakir ve ihtiyaç sahiplerinin yardımcısı olsun temennisiyle selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

21 Ekim 2005

11 AYIN SULTANI RAMAZAN-I ŞERİF. Köyümüzde de, her memlekette olduğu gibi, RAMAZAN ayına ayrı bir hörmet, saygı, hoş görü, yardımlaşma, fakirlerle samimi maddi manevi yardım etme, fitre ve sadakalar, önce kendi içimizdeki fakirlere verilip daha sonra ihtiyacı olan yurt ve kurumlara verilir. İbadetle meşgul olmak ile yad edilir. Bu hafta köyde idim eski ramazan havası olmasada yinede çok iyi geçti, çok sakindi. Rüzgar, su, kuş ve horoz sesleri gün batarken ve doğarken ayrı bir manevi dinlenme havası vermektedir. Günün ibadetleri ve teravih namazı çok güzel geçmektedir. Allah makbul ve kabul eylesin, cümle islam aleminin ve Türkiyemizin ibadet ve hayırlarını kabul eylesin, günahlarını affetsin. Köyümüzde 800 seneye yakın selçuklu mimarisi olan dikdörtgen camisi vardır. Yörede ilklerden yapılı bir ibadethane olarak tanınmaktadır. Cemaati de kıraat üzerine tadili ekran üzere ibadet yapılmaktadır ve yapılıyor. Köyümüzde medrese hocaları, kitap yazarları tecvid hoca ve imamları Diyarbakır’ın cami ve medreselerinde, Elazığ’ın da bir kaç camisinde köy ve mezralarda fahri imam ve okutucu olarak hemen hemen her dönemde köyümüzden temini ve  hizmet babında hele hele ramazan aylarında arz ve yalebe icabet edlirdi. Bunların talebe ve yaşlıları köyümüzde sürekli bulunmakta ve tadili erkan sünneti saniye olan dinimiz tertiplerine göre ibadet yapılmaktadır.  Şöyle ki; Ramazanın ilk haftası karşılama, ortaları ağırlama, son hafta uğurlama olarak cuma akşamı teravihler arası dört rekatta bir haftasına göre kısa beyitler kafiyeli ve cezbedici bir müezzin iki sesi güzel ve kıraat ve ehiller eşlik ederek Ramazan-ı şerife ayrı bir saygı huşu içinde bir duygu yaşanır idi. Yine de azda olsa yaşanmaktadır. Diyanet tebliğleri Kur'anı kerim tefsirleri doğrultusunda namaz öncesi oruç ve namaz ibadetleri hakkında dersler yapılmaktadır. Yine de azda olsa yapılıyor. Teravih Namazı be diğer ibadetler hiç zor gelmemekte huşu içinde ibadetler hanefi mezhebine göre yapılmaktadır. Sahura çağrı cami minaresinden sala ve beytlerle uyandırılmaktadır güzel bir seda ile.  Sevgi ve saygılar...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

19 Ekim 2005

köylülerimi selamlarım...

Yıldırım Yıldırım, eposta: yildirimelyoslu@hotmail.com

 

19 Ekim 2005

LİG. Köyümüz dağlarında çokça bulunan keven, büyükbaş hayvanlara yem desdeği olarak kalorisi çok yüksek olduğundan, dövülüp didilerek doğranır ve yedirilirdi. Çayır otu, yonca, saman karışımı yapılarak kış aylarında akşam öğünlerinde rasyonal yapılarak yedirilir. Liğ, Kevenlerin bir çeşidi olan çubuk kevenini çekmeye yarayan ilkel bir alettir. Belli ağaçlardan ve merhaleden sonra yapılır. Şöyle ki, köyümüz dağlarında kevenin bir kaç türü vardır. Garı keven, parmak geven, tosnak keven türleri kazmayla etrafı kazılıp 25-30 cm gibi derinden kesilip diken ve kılları ütülüp, dalları ve kökü darplenerek küçükçe doğranıp yemle karıştırılıp yedirilir. Ancak çubuk kevenlerin dalı az ama kökleri 1-1,5 metre  toprağın altında, sap kalınlığında, çok artırımlı ve kalorisi yüksek olduğundan, hayvanlar çokça sever ve kiloda da üstün gelir. Kuvvet vericidir. Tabi ki kuvvetli hayvan sahibi köylüler ve gençler 2-3 kişi beraber, belli yer ve yamaçlardan güz ayları toprak yağmura doyduktan sonra, LİGLE çekilerek stok ve günlük tüketim yapılmaktadır. LİG, yemi gıt (az) olan büyük baş hayvan besleyen köylülerimizde bulunurdu, şimdi bilemiyorum. Bizde halen var. Şöyle tarif edeyim; LİG, 2 metre uzunluğunda, ortsı oval delik, yarıdan aşağısı yassı, kalın, yukarısı sap kalınlığında, alt kısmı hafif eğik, genç düşbudak, meşe, gürgen, ağacından seçilerek belli köylü reşber ustalar tarafından hesaplanarak yapılırdı. Delik yerine genç ayva ağacı ucları çatal olan ateş üzerinde düzenli ve itinalı olarak bir kaç defa bükülür bir iki gün öyle kalır, sonra 50-60 cm kazma sapı kalınlığında  ucu sivri dışbudak ve merhem ağacından kazık denilen ikinci bir ilavesi yapılarak burguya dolandırarak bekletilirdi. İşte çubuk keven olan ve gele bilen yamaçlar seçilir, kevenin gövde ve dalları burguyla sarılıp işkenceye verilerek yer üstünde liğin kolunda yukarı doğru ani hamle ile çekilerek işin sonuna gelinir, dal ve gövdesi tütsüler ateşlenerek ütülür balya yapılıp pendeklenerek yük hayvanları ile getirilip yeme destek olarak hayvanlara verilirdi. İşte böylece keven çekme aracı olan ilkel yapılı “ligi” anlatmaya çalıştım, sevgi ve saygılar...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

17 Ekim 2005

ÜLKİ. Eski kuruluşundan son 100 seneye kadar, köy evlerinin arka tarafları yer yer kaya dibi, dik ve yamaç olan, üzeri yekpare taş kemerle çevrili, hava akım ve rüzgarı en az alan, yönü gıblaya bakan, kış güneşini net alan bir yerde olduğundan evlerin arkası yerle irtibatlı ama önü iki üç kat yüksekti. Arka tarafına, yerden 1-1,50 yükseklikte yapılan duvar taşı toprak çamurlu ağaçla köc, halakan, köstekli çift yüzlü derzli üzeri özel sallarla sümük bağlı su almaması için yapılır. Yol ve irtibatı kesmek için bir nevi fiziki bariyer yani hayvan ve insanlar duvar arkası ve duvar arkası yapılan yolda çalışması için bir engeldir. Köyümüz tabi ki hep toprak ve tarımla rızkını idame ettiğinden damlarda kazanılan zahire oy ve benzeri ihtiyaçlar kurutulurdu yaz boyunca. Şimdi bu tip evler yok denecek kadar az. Üçer katlı reçber evi tek tük. Şehir tipi beton çatılı evler hem köy kültür ve geleneğini yok etmiş hem de görünüm estetiğini bozmuştur. Sokak yolları kapatılıp ihlal edilmiş, bir o kadar da tarla ve bahçeler de ihlal edilmiş, “banana, boşver mantığı” almış başını gidiyor. İrat alınan yerde evler yapılmaya başladı. Böylece köyde ölmüş olduğunu, tarla ve bostanlar da köyün akıbetine düşmüş oldu. İşte kaybolan bir tarih deyimi olan “ÜLKİ” adıyla anılan bir geçmiş deyimi anlatmaya çalıştım. Selam ve saygılar sunarım. Tüm islam alemi ve siz hemşerilerime Ramazanı şerifin bereketli ve hayırlar getirmesini cenabı Allahtan niyaz ederim...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

10 Ekim 2005

Ramazanı şerifiniz mubarek olsun sizlere ve tüm islam alemine hayırlar getirsin...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

 

10 Ekim 2005

Hatıra defterinden köyde kaldığımız zamanın meşakatli anısı: 1967 senesi  bu gün, Aşağıbağ, Ğohopanlar Çayı’nda ben,  abim ve babam şafakla ikindi arası 345 bağ yaprak kırdık, terekleyip bağ yaparak biri çınar ağaçlarına yığın, diğeri yerde iki yığın yaptık. O sene 800 bağ yaprak kırdık, diğerini hep eve getirdik. Öyle yoğun senemiz olmadı diyebilirdim. Çift eşeğimiz vardı, yokuşdan şafakla davar sığır gidene kadar 5 sefer, yani 100 bağ, köm ögünden 3 sefer 60 bağ, gündoğumu çayırından 3 sefer,60 bağ, ağıl deresinden 3 sefer yapardık. Bir haftada yaprağı ve odunu bitirdik abimle. Abim, çoğu ağaca çıkmadan yerden kırardı, çok hareketli ve kuvvetli idi. Şimdi amaliyat sonrası gördğümde “vay yalan dünya” dememek elde değil. Şimdi köyümüzde küçük baş hayvan yok denecek kadar az, hayvanı olan yaprağı mecburi temin edecekti. Şimdi köyde yaprak odun zamanı.  O zamanlar meşe de kıymetli idi. Hayvanda, odunda, bir doğunluk örken başlığı, loğdurgıç, kazma sapı kesmek için meşe sahibinden musade alınır, çok makbule sayılırdı. Meşe verimden düşer diye yaşlı ağaç ve tetikler ihtiyaçlara göre kanaat edilerek kesilirdi. Orman köylünün her şeyiyidi, gazalı çalı kötmeği, mazısı darken çok ihtiyaçlar temin edilir, köylülerimizde kümelerini temizleyip ağaç olmasına komşulardan koruma el birliği ile beklenir, korunurdu. Yakın zamana kadar bekçi parasını öderdik. Güneydoğu’da bu konudada örnektirköyümüz. Ağaç dikme ve ağaca saygıya davet edyorum.  Saygı ve selamlar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

10 Ekim 2005

 "1945’de ilkokula başladım.  Üç sene köyümüzden eğitmen okuttu, sonra Çüngüş’den Sedat isminde bir öğretmen geldi.  İlkokulu, hocamın zoruyla bitirdim.  Beni kendi halime bırakmışdı.  "İlla sana ilkokul diploması verecem" dedi ve verdi de.  Bana çok faydalı oldu. Ben o adamdan çok razıydım, Allah da ondan razı olsun.  Ben ilkokulu bir defterle bitirdim.  Sebebine gelince param(ız) yoktu ki alayım." (Mustafa Sarı'nın hatıra defterinden)

Hüseyin Sarı, eposta: hsari90@hotmail.com

 

 

10 Ekim 2005

 "Sene 1959, o zaman 15 liraya Çüngüş’lü Cemil Dayı’dan bir merkep supası aldım.  Fakat param yokdi ki bir çul yaptıram.  Evde bir palas var, anneme dedim "onun şakasını (yarısını) ver ki (çul) yaptıram" dedim, vermedi.  “Ben son(ra) para bulam da sen yaptır” dedi.  Aradan bir ay geçti, para bulamadı.  Biz de perişan bir durumdayız.  Nihayet (Kambergilin) Zülküf Dayı, Maden’den izinli gelmişdi.  Annem gitti ondan 5 lira aldı.  Ben de birkaç gün davara gittim, 2 lira da ben topladım.  Nihayet yedibuçuk liraya çulu İsmail Dayı’ya gittik yaptırdık. Böylece merkeple köylere gittim, yumurta ve iplik ve kibrit gibi ufak işlerle biraz uğraştım.  Ondan sonra yavaş yavaş Canab-ı Allahın yardımıyla ve annemin faydasıyla biraz ilerledim.  Aynı sene, davar beslemeye başladım.  Arduvalı Kör Yusuf’a 2 tane tekeyi 15 liraya sattım ve dağa kadar da götürdüm.  Bana (dağa kadar götürdüğüm için de) 50 kuruş verdi." (Mustafa Sarı'nın hatıra defterinden)

Hüseyin Sarı, eposta: hsari90@hotmail.com

 

 

06 Ekim 2005

Köyümüzde "deyin gömme ve başşağa gidelim" olayı: Eskilerden süregelen, medrese ve okul çağı çocuk ve gençlerin “hadi beraberce başşağa gidelim” dedikleri bir sosyal eğlence vardı.  Maharetine göre, küçük çarpı külbe, bel, heybe, süzekler alınarak tarla, bağ, bahçe, bostan hasadı alınmış, bozması yapılmış, artık mahsulü alınmış, badem ceviz, üzüm asmaları, tarlaladan pattez yer elması için, tarlalara gidilirdi.  Mal sahiplerince iradı alındıktan sonra, çünkü mal sahibinin müsadesi, olmadan mümkün değil, kimse tenezzül de etmez, geleneklerimize de yakışmaz.  Okul sonrası, hafta sonu gibi, müsait ve arkadaş gurubu oluştuğunda kendi akranlarıyla ekip olarak biri ağaca çıkar, biri yönlendirir, diğerleri çarpılan ve dökülenleri süzek ve heybelerle toparlar. Köyümüzde de yemiş ağaçları çok olan yerlerdedeki gibi sincaplar çokcadır. Bunlar doğada ve köyümüzde en büyük zıraatçıdır. Palamut, meşe, ceviz ve badem ağaçları hep bunların eseridir. Acı tarafı, kışın köydeki evlerin çoğu boş olduğundan kediler aç kaldığı için kollektif ekip olarak biri peşinden ağaca, diğerleri dal ve yerden hamle yaparak bu ağaç arslanlarının neslini tüketmektedirler.  Bizzat ben şahit oldum. İşte biz bu üretken ses ve hareketleri doğanın esas sahibi olan bu mahlukatına köyümüzdeki lehçeyle "deyin" demekteyiz. Seçmece olan ceviz ve bademleri kışın yemesi için belli yerlere uzmanlık alanı olan tarla ve tumlara, yamaçlara itinalı olarak gömerler. Yağmur yağmadan önce bu ayalarda yerleri belli olur, birer şeble ve çomakla rahat seçilmiş kombalağh yağlı cevizler çıkarılır, süzeklerle toplanır, ortaklaşa paylaşılır. Yer elması ve patateslerde mahsulu kalkan tarlalardan bel ve kürbe ile başşağh  edilir. Toplanan patatesler harman ve tarla araları müsait yerlerde büyükçe ocak yeri yapılarak açık toprakla gömülür, üzerine ateş koru olan kuru dal ve tetik çalılar yakılıp közde mısır kebabı altında patates kebabı yapılıp hep beraber muhabbet ve “bak bunları ben buldum, nasıl?” gibi muharetleri benimsenir, afiyetle yenilir. Bizde bu hafta, geçmiş çocuk ve gençliğimizi yad ederek bu güzel anıyı paylaştık! çokta güzel ve ağız tadıyla yeme nasib olmuştur. Temennim, her yaşayanın geçmişini hatırlayarak örf ve adetini yerine getirmesi arzumdur.  Saygı ve selamlar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

04 Ekim 2005

“Bir bastonum olsa havaya atsam, yere düşene kadar padişah olsam” ATA SÖZÜDÜR, köyümüzde hep söyleyen Merhum Zait YILDIRIM.

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

04 Ekim 2005

02.10.2005 tarihinde, ben, Şadan YILDIRIM, Tayfun SELVİTOPU, Zülküf YILDIRIM ve Şenol YILDIRIM, sabah 9.00 ila 15.00 arası kooparatifte durum değerlendirmesi ve yazışmaları yapmakla uğraştık.  16.00-19.00 saatlerı arası Vali Çeşmesi’nde bolca cevizli bulamaç yedikten sonar egzersiz ve gezi maksatlı arabayla Malkaya, Kaynaca, Dağucu, Doyran, Sarı Taşlar, Ağıl Deresi, Keklik Pınarı, Dağ Bağı, Derkn,mis gibi, taşlıca armut, böörtlen doyuncana kadar yedik. Harika bir geziydi ve stress attık. Manzara ve hava çok güzeldi, ne sıcak ne de soğuktu. Eski günlerimizi hatırladık, atış ve avcılık yaptığımız anılarımızı yaşadık. Tüm, orda yaşayan ve köyümüze gitme fırsatını yakalyan hemşeri ve dostlarıma tavsiyem, Savulcak’la Kire Tepesi arasında o güzel meşe bağlarının havasını akciğerlerini tenefüs etmesini, o güzel doğa harikasını yaşamasını tavsiye ediyorum. Hele bu mevsimde, o köylü olupta, bu doğadan faydalanmama, tenefüs etmeme, bir taş üzerinde durupda doyunca tamaşa etmeme eksikliktir diyorum. Kim gelirse gelsin başımın üzerine, Gevher Baba’ya kadar araçla götürme imkanı olmayanı götürür ve mihmandarlık dahil bu  güzel doğa harikasını yaşamaya davet ediyorum. Herkese nasip olma temennisiyle. Sevgi ve saygılar sunarım...

 

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

04 Ekim 2005

22 AĞUSTOS 2005 HİNDİBABA DERVİŞLER GÜNÜ KUTLANMAKTADIR. BU SENE DE 18 KEÇİ KURBAN KESİLEREK ESKİDEN BERİ SÜREGELEN BİR GELENEK YAD EDİLEREK KUTLAMALAR GÜN BOYU SÜRDÜRÜLEREK YÖRE VE TAŞRADAN GELEN MİSAFİRLERE KÖYLÜLER TARAFINDAN KAVURMA İKRAM EDİLMİŞTİR. BU DA YÖRENİN  JEOLOJİK YAPISINDAN SARIKAYA HAREKETLİLİĞİNE VE KÖYLÜLERİN KAZA VE MÜSÜBETE UĞRAMAMA GAYESİ İLE DERVİŞLER MEZARLIĞINDA SÜRDÜRÜLMEKTEDİR

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

03 Ekim 2005

Alemi islamın ve tüm köylülerimizin mübarek ramazan ayını kutlar ve hayırlara vesile olmasını Cenab_ı Hak'tan niyaz ederim...

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

 

29 Eylül 2005

KÖYÜMÜZDEKİ FAALİYETLER: 1) Çay üzeri gurup köprüsü altından cami köprüsüne kadar bölümü Çevre Bakanlığı, Çüngüş Belediyesi, Muhtarlık ve köylü işbirliği ile, tavsip edilmeyen çay yatağı görüntülerinin yarısı kapatılarak bir park ve köy meydanı olarak çok güzel bir görüntü oluşmuştur. 2) 1968 yılında yapılan köyün içme suyu 3740 metre 90.lık boru ile yenilenmiş, ilave menba ve gözler katıştırılmıştır. Şöyleki: Çelemli ve Öküz Pınarı dere ve gözeşleri ilave edilmiştir. Sular kesintisiz hizmet vermektedir. Muhtar ve köylülerin yardım ve yön değişiklikleri takdir edilecek niteliktedir. 3) Tarla ve bahçe sulamaları organizasyonu çok kötüydü, şöyleki mal sahipleri kadın ve çocuk olunca ark açma ve yön verme metotlarını reşberlik kurallarına göre yapamadıklarından sebzelerin kurumasına, suların iş göremez duruma gelmesine sebeb olmuştur. 4) Bu sene köyümüzde izlediğim çocuklar ve gençlik 53 yaşına gittin bu sahfada ve bu kadar olumsuz ve terbiye kuralları dışıba çıktığını görmemiştim doğrusu. Genelde taşradan tatil için gelenler bu kural ve düzeni bozmaktadır, bu da Anne ve Baba köylü yakınlarının izleyemediği, kontrol edemediği için kötü örnek olmaktadır. Çocuklar, gençlik geleceğimizin teminatıdır, ortak kullanılan çeşme, lavabo, tuvalet, oturma yerleri, çevreyi kirletme, laubali hitap, şakanın dozunu kaçırma gibi hareketlerdir. Nasıl görmek istersen öyle bırak, sana hoş olmayanı arkadaş ve toplumuna hitap etme çok yerindeymiş. Bunları sık sık iğnelemek gerekmektedir. Tabii ki bu olumsuz ve davranışların sorumlusu birinci derecede ebveynlerdir. Bu kültür çaydan eve taşına bilir. Allah muhafaza köyümüze ve geçmiş atalarımız ve geleneğimize yakışır bir toplum temennisiyledir dileğim. 5) Köyümüzde sevindirici ve özentileriyle gelmiş ve geçmiş imam ve öğretmen köylülere ve muhtarlığa rehber ve yardımcılığı takdire şayandır. Bu arkadaşlar cami ve okulun düzen ve çehresinin değişmesine görevlerinin bilincinde oldukları insani vasıfların en güzelini sergilemekle örnek olmuşalardır. Okul ve cami toplumun aynasıdır, bu arkadaşları yürekte kutlar, başarılarının devamını dilerim. Saygı ve selamlar...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

28 Eylül 2005

(Gönderen Ahmet Çiftçi)

Ahmet Çiftçi'nin köy kültürümüze katkılarını içeren çeşitli dinlenceleri için tıklayınız (Köy Kültürümüze Köylülerimizin Katkıları-Anılar)

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

 

27 Eylül 2005

BU SITEYI HAZILAYANLAR COK IYI BIR IS YAPMISLAR HEPSININ ELLERINE SAĞLIK YANI INSAN UZAKTA OLSADA BU SITEYE GIRINCE ANILARIN CANLANMASI ICTEN BISEY BU SITEYI KURAN HERKESE SONSUZ SAYGiLARiMLA...

İrfan Turan, eposta: aleminkrali21_26@hotmail.com

 

26 Eylül 2005

(Gönderen Ahmet Çiftçi)

Ahmet Çiftçi'nin köy kültürümüze katkılarını içeren çeşitli dinlenceleri için tıklayınız (Köy Kültürümüze Köylülerimizin Katkıları-Anılar)

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

14 Eylül 2005

 "Sene 1959, Hasan Dayı’nın (Deli Mılla) oğlu Mehmet, benim üvey kardeşim, evlendi.  Hindibaba’dan aldı (evlendi).  Çok muazzam bir düğün oldu.  Ben köylere davetiye götürdüm.  Bir günde 3 köye gittim, Lido, Arduva, Avut.  İkindi zamanı köye geldim" (Mustafa Sarı'nın hatıra defterinden)

Hüseyin Sarı, eposta: hsari90@hotmail.com

 

 

12 Eylül 2005

"Sene 1952, Aloşgilin Ramazan Dayı (Ramazan Özdoğan), Halit ve Mehmet’i bir sünnet ettirdi ki, (düğünde) öyle bir davul çaldı ki bütün komşu köyler gelmişti. Davulcunun ismi Kasım’dı.  Köyümüze bir eser oldu.  (Kasım) 10 sene bütün köyümüzde olan düğünlere geldi.  O zamanın parası ile 8 lira aldı dediler.  O para hiç bitmez!" (Mustafa Sarı'nın hatıra defterinden)

Hüseyin Sarı, eposta: hsari90@hotmail.com

 

 

05 Ekim 2005

...ne kadar ferah bir duyguydu sayfanızda dolaşmak! Gelip konuğunuz olmak, orada oralıymış gibi dağlarınızda dolaşmak çok istiyorum; altı yaşındaki oğlumla dağ tepe bayır size geliyoruz! Ellerinize, yüreklerinize sağlık...

Gönül Kırca, eposta: bulutuma@yahoo.de

 

 

05 Ekim 2005

KÖYÜMÜZDE BİR HAFTA SONU ANISI:  AĞUSTOS TARİHİNDE ÜZÜNTÜLÜ VE DUYGULU OLDUĞUNDAN KALEME ALMA İHTİYACI HASIL OLMUŞTUR. Köyümüzden, ileri yaşta olan Ganime KIRIK, 16 AĞUSTOS'da köyde eceliyle, ÇÜNGÜŞ’den Karakaya'da (Ü.A.Ş) çalışan Tuncay Özer çok genç yaşta Site'ye yakın yerden, nisan pikapla yoldan uçarak hayatını kaybetmiştir...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

31 Ağustos 2005

Yükü sevgi, özü saygı, güçü barış, süsü hoşgörü olan Mubarek Miraç Kandilinizi kutlarım. Bütün hemşerilerimizin MİRAÇ KANDİLİNİ kutlarım...

Aytekin Çiftçi, eposta: hasbihal21@msn.com

 

31 Ağustos 2005

Tüm Köylülerimizin ve Alemi İslamın Mübarek Miraç Kandilin kutlar, hayırlara vesile olmasını Cenab_ı Haktan niyaz ederim...

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun99@hotmail.com

 

31 Ağustos 2005

MUBAREK MİRAÇ KANDİLİNİZİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM DİLBER AİLESİ ADINA UFUK DİLBER...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

31 Ağustos 2005

Tüm köylülerimizin kandili mübarek olsun...

Tolga İlhan, eposta: tolgailhan@gmail.com

 

13 Ağustos 2005

 

Merhaba,

Sizlere Ankara'dan yazıyorum. Aslen Malatyalıyım. (Malatya ili Doğanşehir İlçesi Kurucaova Kasabası. Köyümüzün web sayfası: www.kurucaova.beldesi.com)

 

Ben TDE öğretmeniyim. Aynı zamanda Gazi Üniversitesi'nde Türk Dili alanında doktora yapıyorum. "Körmen (kenger)" kelimesi hakkında bir makale hazırlıyorum.

 

Sizin sayfanıza da "körmen(kenger)" kelimesi hakkında araştırma yaparken rastladım. Coğrafi olarak köylerimiz birbirine yakın. Web sayfanızdaki sözlüğü inceledim, birçok sözcüğümüz ortak. "Körmen" kelimesi Türkçe sözlükte yer almıyor. Ben bu ve buna benzer bazı sözcüklerin tarihsel gelişimleirni bilimsel olarak inceleme niyetindeyim. Sizden ricam şu: köyünüzün büyükleri ile de görüşerek bu bitkinin nerelerde kullanıldığı, değişik türleri ve isimleri olup olmadığı (mesela büyük yapraklısına farklı,küçük yapraklısına isim verilir mi vb.), değişik söyleyiş şekilleri olup olmadığı hakkında bilgi vermeniz. ayrıca bu bitkiye neden "körmen" adı verildiği de çok önemli bir bilgi olur. Makalemde "körmen" kelimesinin yaşadığı yerler olarak köyünüzün ismini ve web adresini de kaynak olarak vereceğim. araştırma sonucu  ortaya bir yazı çıkaramasam da öğrendiğim bütün bilgileri sizlere göndereceğim. saygılar sunarım

 

Sedat Balyemez,  www.turkolog.com.tr.tc

www.uzmanogretmen.com.tr.tc

 

11 Ağustos 2005

MÜBAREK REGAİP KANDİLİNİZİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM. DİLBER AİLESİ ADINA UFUK DİLBER...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

07 Ağustos 2005

kandiliniz mübarek olsun. selamlar...

Nihat Coşkun, eposta: nihatcoskun@mynet.com

 

07 Ağustos 2005

Sitenin kurulumu için çalışaları tebrik ederim.başarılarınızın devamını dilerim.selamlar...

Nihat Coşkun, eposta: nihatcoskun@mynet.com:

 

20 Nisan 2005

Bütün Köylülerimizin Mev lüt Kandili Mübarek Olsun...

Tolga İlhan, eposta: tolgailhan@gmail.com:

 

04 Nisan 2005

Merhabalar…Köyünüze ait açmış olduğunuz siteden dolayı sizleri kutlar başarılarınızın devamını dilerim.. Diyarbakır Sigorta İl Müdürlüğü’nden Salih Sarı ve ben sonsuz selamlar ve başarılar dileriz...

Not: Hüseyin Yurt ‘un ellerinden öperiz.

EYYÜP OZAN, eposta: eozan@ssk.gov.tr

 

01 Nisan 2005

Hüseyin Bey, ben Çanakkaleye Almanyadan bir grup ile gittim ve bir rehber abinin önderliğinde Çanakkalenin büyük bir bölümünü gezdik. Bu ziyaretimde birçok hadiseye şaşırdım. Dedelerimizin ne kadar fedakar olduğunu orada bizzat hissettik ve şunuda hemen belirtmeliyimki biz orada iken ta uzaklardan (mesela Avusturalyadan) gelen yabancılar orada vefat etmis olan Dedelerini ziyarete geliyorlardı. Bizim birçok insanımız maalesef kendi memleketinde bulundugu halde Çanakkaleye gitmiyor. Bu çok üzücü bir manzara. Çanakkalede bir tarih yazılmış ve bunu dil ile ifade etmek çok zor, görmek ve hissetmek lazım. Hüseyin Bey, sizin sorunuza gelelim Orada ben şahsen kendi büyük Dedelerimin adını aradım ama bulamadım, çünkü tespit edilen ve oraya yazılan isimler çok az ve şehit olan Dedelerimiz 250 binin üstünde. Hepside 22 veya 23 yaşını geçmiyor. Bizler ise bunlari nasıl görmezden geliriz bilemiyorum. Inşaallah köyümüzdeki insanlar ile birlikte birgün Çanakkale ziyaretleri yaparız.  Herkese hayırlı günler diliyorum ve sağlıcakla kalın Malkayanın vefakar insanları!; Almanyadan Ali Yildirim

 Ali Yıldırım, eposta: Ali.Yildirim@gmx.de

 

25 Mart 2005

18 Mart Çanakkale Şehitlerini anma gününde düşündüm de acaba köyümüzden Çanakkale savaşlarına katılanlar oldu mu? Köyümüzden kaç şehit verdik?  Çanakkale Savaşı gibi yakın zamanlardaki savaşlara katılan, örneğin 1. Dünya savaşı, Kurtuluş savaşı, Yemen veya Sarıkamış gibi, köylülerimize ait bilgileri toparlarsak şehitlerimizi  anmış, böylece onlara olan vefa borcumuzu isimlerini unutmayarak bir ölçüde ödemiş oluruz.  Bildik ve tanıdık köylülerimizin isimlerini web sayfamıza yazın lütfen...

Hüseyin Sarı, eposta: hsari90@hotmail.com

 

16 Mart 2005

Bütün köylülerimize selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.6 yıldır gelemesem de...

Said AKGÜNDÜZ, eposta: akgunduz1@gmail.com

 

11 Mart 2005

Herkesi sevgiyle selamlıyorum. Ben Sadullah YILDIRIM'ın torunu, Ali YILDIRIM'ın oğlu Mevlüt. Yaklaşık 9 yıldan beri İstanbul'dayım; bu süre zarfında köye hiç gidemedim. Fotoğraflardan bayağı değiştiğini görüyoum. İnanınki tarif edilmez derecede hasretini çekiyorum o doyumsuz  topraklarının, yeşilinin, insanın... En kısa sürede Tanrı'nın beni o güzelim beldeye kavuşturmasını diliyorum...

 

Mevlüt Yıldırım, eposta: myildirim@teb.com.tr

 

09 Mart 2005

(Gönderen Ahmet Çiftçi)

 

Ahmet Çiftçi'nin köy kültürümüze katkılarını içeren çeşitli dinlenceleri için tıklayınız (Köy Kültürümüze Köylülerimizin Katkıları-Anılar)

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

08 Mart 2005

(Gönderen Ahmet Çiftçi)

 

Ahmet Çiftçi'nin köy kültürümüze katkılarını içeren çeşitli dinlenceleri için tıklayınız (Köy Kültürümüze Köylülerimizin Katkıları-Anılar)

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

 

08 Mart 2005

Köyümüz ve bütün dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlarız....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

06 Mart 2005

(Gönderen Ahmet Çiftçi)

 

Ahmet Çiftçi'nin köy kültürümüze katkılarını içeren çeşitli dinlenceleri için tıklayınız (Köy Kültürümüze Köylülerimizin Katkıları-Anılar)

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

05 Mart 2005

(Gönderen Ahmet Çiftçi)

“Kaybolan Değerlerimizi Yeniden Canlandırma” kampanyasına çağrı?!

Tarih boyu büyüklerimiz ve atalarımızın gelir kaynakları reşberlik ve bağcılık olmuştur. Atalarımızdan kalan bu değerli mirası bizde yeni ve en iyi biçimde aktarmak amacıyla unutulmaya yüz tutmuş bu değerli mirası bizde yeniden canlandırmak amacıyla böyle bir kanpanya yapmayı sunuyoruz.

Köyümüzün kışı uzun, iklimi karasal, rakımı 1200’ün üzerinde bir yerleşim yeri.  Atalarımız bu işleri severek yapmışlar huzurlu ve bereketli helal kazançlar sağlamışlar. Mart ayı denince bağ, bahçe, tarla bakım ve yenileme ayı olarak bağ dikelim. Ecdadımızı biraz olsun yad edelim ve yaşatmaya çalışalım. Çünkü ecdadımız Galacuğ’dan Ganberlik Tepesi’ne kadar yol boyu alt ve üst tarafı kuru taş duvarla adam boyu yükseklite yapılan bariyer tipi duvarlarla bağ olan yerlere hayvan zarar vermemesi için önlem alırmış. İlk bağcılık yeri olarak Kalendere, Karagouhğlu, Nişanlar, Dağ Bağları gibi Meşe Bağları tam bir bağcılık banma üzerine yani vengi üzüm çeşitleri üzerine yerinde terbiye edilir kurutulup, Aşağı Bağ’da panayır ve pazarlama, Şam ve Arap bezirganlarına satılır, çok iyi berketli kazançlar elde ederlermiş. En iyi üzüm çeşidi bizde Heris ismindeki lakaplı kişi Çüngüş’de Mırgan yolunda Cebeli olan yerde sofra üzümü taşı delerek dikilen yerlerde bir katır yükü her teyekten kazanırimiş. Çünkü asma taşlı yerde kökleri taş altına gidince uzun müddet terbis saklar, mığalı çok ve bereketli olurmuş. Bağ dikmede erken mığal vermesi uzun müddet dayanması mahsül fazla alınması için. Önce bağ yeri taraslanıp bir sene fehlen kalacak çubuklar hazırlanıp sulu yerde bir sene çimlenmeğe alınarak çimlenen fideler 11-12.ci aylarda taraslanan yerlere bağ usulüne göre dikilmektedir. Hem bir sene erken mahsül verir ve kuvvetli çok kaliteli mahsül alınır.

Köyümüz ve yörede şöyle bir deyim vardır “BAĞI YAPIP BAKAYIM Kİ ÜZÜM OLA, ÜZÜM YEMEYE BAĞA GİTMEĞE YÜZÜM OLA" derler. Halen bağı yapmayan üzüm için bağa gitmez!

Yöre ve köyümüzde üzüm çeşitleri: Sofra üzümü MAZIRANLI ABDIHERİ ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM, KIZIL VENGİ DEYROTO. Kurutmada BEYAZ VENGİ ÇEŞİTLERİ. Pestil(bastığ) için BEYAZ MAZIRANLI GENÇ MEHMET PARMAK ÜZÜM ÇEŞİTLERİ. Pekmez ve kesme için ÖKÜZ GÖZÜ SİYAH ŞIRA ÜZÜMLERİNDEN YAPILIR. Çok zahmetli ve meşagatli bir itina ile hazırlanır ve yapılır. Ayrıca belli aile ustaları ile yönlendirilir. Yörede misafire ikram edilen en güzel kış yiyeceğidir. Saklama ve kullanma kabları genelde topraktan yapılmış içi sırlı küplerde saklanır. Bir yıl kalsa ne özelliğinden ne tadından eksilme olmaz. Bu güzel geleneğimiz kaybolmaması için bağ dikmeğe davet ediyor, “rast gele“ temennisiyle selam ve saygılar sunarım...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

Ahmet Çiftçi'nin köy kültürümüze katkılarını içeren diğer yazıları için tıklayınız (Köy Kültürümüze Köylülerimizin Katkıları-Anılar)

 

28 Şubat 2005

Herkese selamlar siteniz cok güzel ama yenilikler yaparsanız daha ii olacak sanırım diger arkadasa katılıyorum sayfanın yenilenirse daha iyi olacak herkese selamlar sevgiler...

Emel Yıldırım, eposta: adibende_sakli21@mynet.com

 

24 Şubat 2005

Selamlar. Öncelikle bu siteyi hazırlayıp devam ettridiğiniz için sizi tebrik ederim. gerçekten bravo. yalnız sitenin görünümü hep aynı. biraz değişiklşik yapsanız daha çok ilgi toplarsınız diye düşünüyorum. ayrıca anasayfada bulunan sayaç yan tarafdaki linkler bölümünde olması gerekirdi. çünkü her seferinde aynı kullanıcı anasayfa linkine bastığında hep 1 artıyor. Sayacı yan tarafa alırsanız öyle bir problemin yaşanacağını zannetmem. eh tabii her güzelin az da olsa hatası vardır. Hataları dostlar söyler. Tekrar etmek gerekirse siteniz içerik olarak gerçekten çok iyi... Başarılarınızın devamı dileğiyle...

Erdem Selvitopu-Elazığ, eposta:erdemselvi@yahoo.com

 

22 Şubat 2005

Tüm malkayalılara sevgilerimle...

Emel Yıldırım, eposta: adibende_sakli21@mynet.com

 

20 Şubat 2005

Ne mutlu elyosluyum diyene herşey köyümüz için...

İbrahim Akmeşe, eposta: sakincali21@hotmail.com

 

20 Şubat 2005

Siteniz için sizi tebrik ederim. Sizden ricam mesajlar bölümünde yollanan mesajları iyi kontrol ederek süzgeçten geçirerek yayınlamanız çünkü köyün diğer sitesinde başkası yazmış gibi başkasının adı kullanılarak karalayıcı yazılar mesaj olarak yollanmıştır. Sizin sitenizde böyle şeylerin olmaması için sizden ricam mesajları iyi süzdükten sonra yayınlanmayacak mesajları yayınlamamanızdır. Yoksa bu güzel site bazı art niyetli kimseler için bir meydan olacaktır. Bu kimselere fırsat vermeyeceğinizden eminim. Sitenizi yeni takip etmeye başladım bu konuya dikkat ederseniz sevinirim. Başarılarınızn devamını dilerim...

Kemal Yüce, eposta: kemal_20000@hotmail.com

 

20 Şubat 2005

Muharrem ayı, Kur’an-ı Kerim’de, kıymet verilen dört aydan biridir. Yerlerin ve göklerin yaratılması, Hz. Adem’in tövbesinin kabul olması, Hz. Nuh’un tufandan kurtulması, Hz. Yunus’un balığın karnından çıkması, Hz. İbrahim’in ateşte yanmaması, Hz. Musa’nın Kızıldeniz’i kavmi ile geçmesi Firavun’un helak olması, Hz. İsa’nın doğumu ve göğe çıkartılması ve de üzerinden asırlar geçmesine karşın, bir türlü içimize sindiremediğimiz trajedi!; Peygamberimizin torunu, 4. Halife Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hüseyin’in Kerbela’da pınar başında su içerken şehid edilmesi Aşure Günü gerçekleşmiştir... Aşüre Gününün Bütün İslam Alemine, Hayırlara Vesile Olmasını Temenni Ederiz. (Ramazan Necmi Meya-Bilgisayar)...

Ramazan Necmi, eposta: RamazanNecmircetinyamac@gmail.com

 

15 Şubat 2005

SİGARAYI BIRAK KANPANYASINA BİR ALINTIYLA BEN DE KATILIYORUM...

 

Sigara içen ihtiyarlamaz  çünkü GENÇ ÖLÜR

Sigara içenin, evine hırsız giremez GECE BOYUNCA ÖKSÜRDÜĞÜ İÇİN

Sigara içeni, köpek ısırmaz BASTONLA DOLAŞTIĞI İÇİN

Sigara iç erken öl CESEDİN GENÇ OLSUN

Sigara içenlere öncelik tanıyın  ÇÜNKÜ ONLAR BU DÜNYADA MİSAFİRDIRLER

Sigara mekruhtur maddi olarak zarar vererek düşmanına muhtaç eder, HEMDE SÜRÜNDÜRÜR

Sigara içen bir kişiyi öpmek KÜL TABAGASINI YALAMAK GİBİDİR

Sigara bulaşıcı hastalıktır  ARKADAŞ İÇİN BELKİ ÖLÜNÜR AMA SİGARA İÇİLMEZ

 

Sigaranın neresinden dönersen kardır. SİGARA İÇ DEDENİ GÖR, İÇME TORUNUNU GÖR.  25 SENE BİR FİİL İÇEN, SİGARANIN "KÖTÜ ARKADAŞDAN DAHA İYİDİR" ZİHNİYETİNİ TAŞIYIP ZORUNLU BIRAKAN Ahmet ÇİFTÇİ olarak bu "sitede sigara içmeme" kampanyasını destekliyorum...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

15 Şubat 2005

"Sigarasız Web Sayfası" kampanyasına köyümüzden-eskilerden bir anı ile-katkı (Gönderen Ahmet Çiftçi)

 

Geçmişde köyümüzde sigara tiryakiliği çok yaygındı hem yapılır hemde çok güzel gelir elde eden tecrübeli aileler vardı. Köyümüzden bahar mevsiminde kazaya külbe yaptırmak için eşekle yoldaşlı gidiyor, külbe yerine muşta tipi taş çakmağı demirciye yaptırıyor, “külbeği komşudan amanet alırım, taş çakmağı bana her zaman lazım” deyip alıyor. Eşeğine atlayıp bir buçuk saat boyunca, ağzında lülesi ÇO, HA ÇO, ÇAT, ÇIT habire vurmuş. Esefinboğaz’a girmiş, ateş almış. “Demirci aldığın para helal olsun bir vuruşta aldı gördünmü komşu” demiş. Komşuda yenidir hğacil etme demiş. Köyümüzde bizler de yetişdik(gördük). Sigara tiryakilerinin cebinde torba kese kesenin içinde bir tutam KAV ve çakmak taşı çelikten özel muştaya benzer parmaklara geçirilen işlemeli demir. Çakmak taşı, köyümüzün yabanlarında çokça bulunur. Kavda mazı ağaçlarında, kitreler halinde yumru olarak kozalak büyüklüğünde yaz aylarında toplanır. Asma külüyle su karışımı kaynatılır. Kuruyunca kav haline dönüşür. Enfes bir kokusu vardır, sinek haşere uzak kalır. Köyümüzde üç-beş çeşit tütün çeşidi ekilir çok iyide tütün kıyılırdı çokda tiryaki vardı bağımlısı çoktu. Çoğu zararlı olduğu için bırakmıştır. Temennim bu siteyi izleyen dost ve hemşerilerimin en kısa zamanda “sigarayı bırak” kampanyasına katılmaları temennisiyle, SELAM VE SAYGILAR SUNARIM...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

10 Şubat 2005

BU SİTE DE EMEYI GECEN VE YARDIM CI OLAN HERKESE TEŞEKKÜRLERİMİZİ İLETİYOR VE HEPSİNİN ELLERİNE SAGLIK DİYORUZ...

ADANA /SEYHANDAN MUTLUCAN_MEHMET, eposta: mehmet116@hotmail.com

 

08 Şubat 2005

Bu siteyı yapan herkese ve yardım eden kişi ve kişilere sonsuz teşekkür ederim...bu site sayesinde köyümüzü görmüş oluyorum ve oluyoruz...teşekkürler...

Mehmet Kızılyamaç, eposta: mehmet116@hotmail.com

 

29 Ocak 2005

Panoroma resimi calismaniz icin cok tesekkür ediyorum. Gercekten cok sahane olmus. Insaallah köyümüzü daha canli bir sekilde seyretme imkanimiz var artik. Bu gayretlerinizden dolayi sizlere cok tesekkür ediyorum ve bu gibi hizmetlerin kiymetlerinin bilinmesini arzu ediyorum. Bütün güzel malkayalalirimiza candan selamlarimi iletiyorum!..

 Ali Yıldırım, Almanya, eposta: Ali.Yildirim@gmx.de

 

20 Ocak 2005

Tüm köylülerimizin Mübarek Kurban Bayramını kutlar, dostluğa, birlik -beraberliğe ve huzura vesile olmasını dilerim...

Ömer İpek, eposta: omeripek21@hotmail.com

 

20 Ocak 2005

TÜM İSLAM ALEMİNİN VE KÖYLÜLERİMİZİN MÜBAREK KURBAN BAYRAMINI KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM..

Abdurrahman ARSLANOĞLU, eposta: -

 

19 Ocak 2005

Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim...

H.Harun GÜLDOĞAN, eposta: harun1453@yahoo.com

 

18 Ocak 2005

Kurban Bayramını birlik ve hayırlara vesile olmasına kavuşma şansına ulaşan dost ve hemşerilerimin bayramını canı gönülden kutlar sağlık ve mutluluklar dilerim...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

18 Ocak 2005

TÜM MALKAYALILARIN KURBAN BAYRAMINI KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI ALLAHTAN NİYAZ EDERİM...

Yusuf ÇİFTÇİ, eposta: -

 

18 Ocak 2005

Değerli köylülerim, mubarek kurban bayramınızı kutlar sağlık ve afiyet getirmesini temenni ederim.saygılarımla...

Memet Muslu, eposta: sari_firtina-86@mynet.com

 

18 Ocak 2005

mubarek kurban bayramınızı kutlar iyi bayramlar dilerim...

Ufuk Dilber, eposta: asdu@mynet.com

 

18 Ocak 2005

Tüm Malkaya Köyü halkının dışarıda ve köyde yaşayan herkesi Mubarek Kurban Bayramınızı Kutlar Büyüklerin Ellerinden Küçüklerin Gözlerinden Öperim...
 

Baki ERGÜN, eposta: bakiergun@mynet.com

 

18 Ocak 2005

Tüm hemşerilerimin kurban bayramını kutlar, sevdiklerinizle beraber sağlıklı,huzurlu ve mutlu nice bayramlar dilerim...

Zülküf Altay, eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

18 Ocak 2005

MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZI EN İÇDEN DUYGULARLA KUTLAR SİZE AİLENİZE VE TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLMASINI CENAB-I HAKTAN NİYAZ EDERİM.  SELAM SAYGI VE HÜRMETLERİMİ İLETİRİM...

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

18 Ocak 2005

Merhaba Malkayalılar.  Tüm köylülerimin Kurban Bayramı mübarek olsun, hep birlikte nice bayramlara...

dvan Baldık, eposta: ridvan_baldik@mynet.com

 

17 Ocak 2005

Benim burdan ulaşamadığım bütün köylülerimin mübarek kurban bayramını kutlar ve mutluluklarla geçmesini diler, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim.   İYİ BAYRAMLAR...

Rıdvan Turhan, eposta: crazy_men83@mynet.com

 

16 Ocak 2005

Bütün islam aleminin KURBAN BAYRAMINI kutlar nice bayramlar dileğiye...

Mehmet Savcı, eposta: mavis_savci_21@mynet.com

 

16 Ocak 2005

Bütün Malkayalıların Kurban Bayramını şimdiden kutlar sağlık ve başarılar dilerim...

Ramazan ÇETİNYAMAÇ, eposta: rcetinyamac@gmail.com

 

15 Ocak 2005

Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, Cenab-ı Hak'tan, hakkınızda dünya ve ahiret saadeti niyaz ederim...

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun33@hotmail.com

 

14 Ocak 2005

Tüm Köylülerimizin ve dostlarımızın Kurban Bayramını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

05 Ocak 2005

Selam, tüm malkayalıların kurban bayramını kutlarım...

Metin Sevlitopu, eposta: son1_defa@hotmail.com  

 

03 Ocak 2005

BU SİTEYİ HAZIR LAYAN VE YARDIMCI OlAN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM.. KÖYDEKİ GENÇLER İÇİNDE BİR BÖLÜM AYIRIRSANIZ COK MEMNUN OLURUM...

Mehmet Kızılyamaç, eposta: mehmet116@hotmail.com

 

01 Ocak 2005

Bütün Malkayalı hemşehrilerimin yeni yılını kutlar sağlık mutluluk içinde geçirmesini dilerim...

Aykan Çiftçi, eposta: aykanciftci@elyos.com

 

01 Ocak 2005

Yaşamın kaynağı Sevgi ise sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri birileriyle paylaşmaksa, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlamaksa eğer hep aklımdasınız! Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice MUTLU YILLAR!...

Fatih Bayındır,  eposta: kampus_net_fatih@mynet.com

 

01 Ocak 2005

Sevgi ve hoşgörülüğü ilke edinen haset ve olumsuzluktan, uzak duran memleketine, hemşeri ve insanlar için, hizmetlerde kendini imkanlarını amade etmiş, dost ve hemşerilerime 2005 yılı hayırlı, bereketli, uğurlu, başarılı olması temennisiyle, selam ve saygılar sunrım...

Ahmet ÇİFTÇİ, eposta: ahmedciftci@msn.com

 

31 Aralık 2004

Behzat, evlenmişsin. Çok sevindim. Ömür boyu mutluluklar dilerim...

Zülküf Altay, eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

31 Aralık 2004

2005 YILININ  KÖYLÜLERİMİZE VE TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLMASI DİLEĞİ İLE SELAM VE SAYGILARIMI SUNARIM...

Ufuk Dilber, eposta:  asdu@mynet.com

 

31 Aralık 2004

Yeni yılın ülkemize sağlık, mutluluk, barış getirmesini dilerim...

Zülküf Altay, eposta: zulkuf.altay@unilever.com
 

31 Aralık 2004

Selamlar..Yeni yılın sevdiklerimizle beraber sağlık, huzur, bol kazanç getirmesi dileğiyle yeni yılınızı kutlarım...

Mehmet Tüysüz, eposta: mtuysuz@mynet.com
 

31 Aralık 2004

2005 YILININ SİZE AİLENİZE VE TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLMASI DİLEĞİ İLE SELAM VE SAYGILARIMI SUNARIM...

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

30 Aralık 2004

Tüm elyosluların yeni yılını kutlar saglık ve mutluluklar dilerim...

Hasan Yüce, eposta: cicegim710@hotmail.com

 

28 Aralık 2004

Tüm hemşerilerimin 2005 yılını kutlar, sevdikleri ile birlikte sağlık, mutluluk, esenlik içinde geçmesini dilerim...

Doç. Dr. Ahmet Ergün, eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr

 

27 Aralık 2004

Yeni yılın herkese mutluluk ve huzur getirmesini Cenab-ı mevladan dilerim... Ben vatani görevimi Bingöl/Genç'te Subay olarak yapmaktayım, dualarınızı beklerim selametle...

H. Harun Güldoğan, eposta: harun1453@yahoo.com  

 

26 Aralık 2004

Tüm Malkayalı köylülerimizin ve köylü dostlarımızın yeni yılını kutlar, yeni yılın sağlık, mutluluk ve başarılar getirmesini dileriz...

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

21 Aralık 2004

Bütün Köylülerimizin Yeni Yılını tebrik eder, 2005 yılının hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim...

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun33@hotmail.com

 

18 Aralık 2004

Herşey çok güzel olmuş sadece harika demek istiyorum...

Mehmet Kızılyamaç, eposta: mehmet116@hotmail.com

 

15 Aralık 2004

SN THY VAN SATIS MUDURU BEHSAT SEVLITOPU 24.12.2004 TARIHINDE VANLI HEMSEHRIMIZ SULE SAYLIK LA DUNYA EVINE GIRIYOR. TUM MALKAYA KOYLULERI DAVETLIMIZDIR. OMUR BOYU MUTLULUKLAR DILERIZ, VAN SATIS MUDURLUGU PERSONELI OLARAK KOYLULERINIZI AGIRLAMAKTAN GURUR DUYARIZ SEVGILER...

SEMA AYDIN, eposta: -

 

13 Aralık 2004

Elyosluların yılbaşını kutlar, sağlık ve mutlu günler dilerim...

Metin, eposta: son1_defa@hotmail.com

 

15 Kasım 2004

Bütün güzel Malkaya köylülerimizin Ramazan bayramini kutlar ve daha nice güzel Ramazanlara diyorum. Sizlerle köyde beraber olmak istegimi ne kadar cok arzuladigimi bilemezsiniz. Hepinizi cok ama cok özlüyorum. Hepinizi sevgiyle ve muhabbetle kucakliyorum ve lütfen köyünüzü ve yurdunuzu unutmayin diyorum...

 Ali Yıldırım, Almanya, eposta: Ali.Yildirim@gmx.de

 

13 Kasım 2004

Memleketimden ayrı geçireceğim bu ramazan bayramı tüm malkayalılara  mubarek olsun...

dvan Baldık, eposta: ridvan_baldik@mynet.com

 

12 Kasım 2004

TUM KOYLULERIMIN VE BU SITEYI BU KADAR GUZEL DUZENLEYENLERIN BAYRAMINI KUTLAR SAGLIKLI VE BASARILI GUNLER DILERIM...


B. SEVLITOPU, T.H.Y A.O.  VAN, eposta: 
VANSATIS@THY.COM

 

11 Kasım 2004

MUBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇDEN DUYGULARLA KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI CENAB-I HAKTAN NİYAZ EDERİM.  SEVGİ VE SAYGILARIMLA...

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

11 Kasım 2004

Ramazan Bayramınızı içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

09 Kasım 2004

GECENİN FEYZİ ÜZERİNİZE RAHMETİ GEÇMİŞİNİZE BEREKETİ EVİNİZE NURU AHİRETİNİZE DOĞSUN KADİR GECENİZ MUBAREK OLSUN...SEVGİ VE SAYGILARIMLA

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

25 Ekim 2004

Ramazanınız mubarek olsun, selamlar...

Ufuk Dilber, eposta:  asdu@mynet.com

 

29 Eylül 2004

Berat Kandilinizi Kutlar, tüm İslam Alemine Hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan Niyaz Eder, Selam saygı ve hürmetlerimi iletirim...

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

29 Eylül 2004

Berat Kandiliniz mübarek olsun...

                                                    Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

14 Temmuz 2004

11 Temmuz, 2004 Pazar, Malkaya Köyü gezisi izlenimlerim (Doç. Dr. Ahmet Ergün)

 

Köye Çüngüş’den yakınım fırıncı İsmail’in arabası ile, saat 10 sularında, ulaşıldı. Çayda Salih dayının kahvesinde oturan köylülerle yarım saat kadar oturuldu ve çay içildi. Akraba ve dost ziyaretleri, yapıldı ve öğlen yemeği yendi. Yemeği takiben bir ekip oluşturularak köy gezisine çıkıldı. Gidilecek hedef olarak Soğulcak seçildi. Ekipte muhtar, Ahmet Çiftçi, Hüseyin Sarı, köye tatil için gelenlerden İbrahim Kırık ve Şadan Yıldırım ve ben vardım.

 

Önce köyün arka tarafındaki meşelikteki son durumu yoldan gözledik ve gördüğümüz manzara karşısındaki hayranlığımzı hiç birimiz gizleyemedik. Bu güzelliklerin korunması, yok olmaması için neler yapmamız gerektiğini tartışdık. Köyümüze ait bu meşeliğin dahada geliştirilebileceği, koruma altına alınabileceği kararına vardık.

 

Soğulcak’a çıkdığımızda gördüğümüz manzara inanılmazdı. Bir tarafta Hazar Gölü'nün yüksek dağları, karşıda Zoğar tepesi, Çüngüş Dağları, Mırgan Ormanları ve Fırat Vadisi, diğer tarafta  Atatürk Barajı'nın oluşturduğu baraj gölünün uzantıları ve Karakaya Barajı'nın etrafındaki yüksek tepeleri hayran hayran seyrettik, Temmuz’un bu sıcağında ne kadar serin buz gibi suların aktığı pınardan sular içdik, serinledik. Tabiatın bu el değmemiş noktalarında her türlü kır çiçeği, kımılın yatağı olarak bilinen kevenler, kekik kokuları, solmaya yüz tutmuş dikenli kengerler, meryemhort otu, aluça ağaçları, ibibik kuşları, çay kuşları, uçuşan kelebekler, arılar, önümüzde kaçışan uzunluğu 1 m’ye, kalınlığı 1-2 cm varan zararsız yılanlar, kertenkeleler bizleri hayran bıraktı.

Sadece, meşelikten ve Soğulcağ’a çıkarken gördüğümüz bizim köylülere ait olmayan, 10’dan fazla, çok sayıda arı kovanı kümesi, bu güzelliği bozuyordu.

 

Seyrine doyamadığımız güzelliklerden köyün hemen yakınında eski bir yerleşim yeri kalıntılarının bulunduğu kaleye (Mamile Baba) gidildi. Bir tümülüse benziyordu.  Üzerine çıkıldığında ağaçlardan bir saklı kent havası vardı. Bilinçli bir kazı ile bir tarihi değerin ortaya çıkacağı belli gibiyidi.

 

Sonra  yukarı gölde rum dutu yiyişimizde, üzerimize leke yapmasın diye giydiğimiz önlükde ve elimizdeki lekelerin çıkması için aynı dutun olmamış yeşillerinin ezilerek çıkarılması benim için çok enteresan oldu.

 

Yine burada bir tarlanın altının kapalı göl olduğunu görmek benim için unutulmayacak bir görüntü oldu.

 

Gezimiz bitmişdi, köylülerle tek tek vedalaşmak, köylülerin arasında Çüngüş belediye başkanını görmek, Çayda'ki derenin üstünün kapatılacağını duymak, çöplerin düzenli toplanıp imha edileceğini öğrenmek ve köy içi yolların yapılacağını işitmek sevinci ile ayrılıyordum köyümden. Mutlu ve umutlu,14.07.2004

Doç. Dr. Ahmet Ergün, eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr

 

25 Haziran 2004

02-03 Temmuz 2004 tarihilerinde, Osman OZDOGAN' ın kızı Meral ile Hayatımı birleştirecem. Dügünümüzde siz değerli hemşehrilerimizi yanımızda görmekten gurur duyarız.  Kına gecesi 02 Temmuz 2004 cuma günü saat 19.00 da Elazığ da istasyon cad. Ünal dügün salonunda, gün yemegi ise köyde verilecek olup 02 Temmuz 2004 cuma günü aksam yemeği ve  03 Temmuz 2004 cumartesi sabah hoşaf ile köyümüzün meşhur geleneksel dügün yemegi olan KEŞKEK verilecektir. Tum köylülerimiz ve dostlarımız davetlidir.           

Ahmet İlhan, eposta:  ailhan1@muhasebat.gov.tr

 

28 Mayıs 2004

Bütün elyoslulara selamlar siteyi güzel yapmışsınız ama oldukça eksiğiniz var bir profesyonelin yardımına ihtiyacınız var ama yinede köyümüzü sanal ortama taşımanız güzel bişey bizde elyos ismini yüzbinlerce kişinin üzerinde taşımasını sağlamak amacıyla elyos jeans adıyla ürünlerimizi üretmekteyiz....
 

Hakan Durak, eposta: hdurak2182@superposta.com

26 Mayıs 2004

Bu siteyi düzenlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Lütfen Köyün çayını ve yaşlı insanların resimlerini yayınlarsanız seviniriz Köye ait hikayeleri yeni ad altında yayınlarsanız sevinir. Ayrıca destek isterseniz yardımcı olmaya çalışırım...
 

Baki ERGÜN, eposta: bakiergun@mynet.com

14 Mayıs 2004

Muhterem köylülerimiz, köyümüz eşrafından Mevlüt SAVCI (Hocagillerden) 10.05.2004 Pazartesi akşamı saat 17:30'da Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma ALLAH'tan rahmet diler, iki oğlu ve eşine sabr-ı cemil niyaz ederim. Merhum 1947 doğumluydu. Taziyeleri sunmak için Telefon No: 0 212 548 58 23

Ali Başdemir, eposta: alibasdemir@mynet.com

 

01 Mayıs 2004

Mubarek Mevlüt kandilinizi en içden duygularla kutlar, Tüm İslam alemine hayırlara vesile olmasını Cenab-ı haktan niyaz ederim. Selam saygı ve hürmetlerimi iletirim...

Mehmet ERGÜN, Çevre ve Orman Bakanlığı, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

05 Nisan 2004

Tüm köylülerimize hayırlı günler ve selamlar.   Belki uzaklarda olan köylülerimizin haberdar olması açısından; Geçtiğimiz hafta yapılan Muhtarlık seçiminde Muhtarlığı ikinci dönem olarak Yusuf AKMEŞE kazandı. Yıllardır ilk kez iki adayla yarışılan seçimde Yusuf AKMEŞE 70 OY, Süleyman ASLANOĞLU ise 30 OY almıştır.   Yeni dönemde Muhtar: Yusuf AKMEŞE, Üye: Mustafa AKKILIÇ, Üye: Fahri YİĞİT, Üye: Ali YILDIRIM, Üye: Zülfü TURAN.  Köyümüzü bu dönemde yönetecek olanlara başarılar dileyerek. Hep birlikte köyümüzü geliştirecek güzelleştirecek ve birliğini dahada pekiştirecek faliyetlerde bulunmamız dileğiyle herkese selamlar. 

Ahmet İlhan, eposta:  ailhan1@muhasebat.gov.tr

 

2 Nisan 2004

Sevgili Ömer İPEK HOCAM, Evvela binler selam eder, eğitim ve öğretim görevinizde başarılar dileriz. Yukarıda kendisine ait bilgiler bulunan Ali Yıldırım, beni Almanyadan arayarak kampanyanıza katılmak istediğini belirtti. Siz de uygun görürseniz 1-2-7-8-9-10-11 ve 12. sıradaki ihtiyaçlarınızı Diyarbakır'dan temin edip 'Köyün Dolmuşuyla'size göndereceğim.  Selamlar ve başarılar...
(Katkıda bulunan: Ali Yıldırım, eposta: Ali.Yildirim@gmx.de)

Mustafa Ergün, eposta: mustafaergun33@hotmail.com

 

2 Nisan 2004

Bu internet sitesini hazırlayan Ensar ve Ramazan Sarı'ya çok teşekkür ederim...

Abuş AKKILIÇ

 

16 Mart 2004

İlk başta bu siteyi gördüğümde gözlerimin dolu dolu olduğunu ve size nasıl teşekkür etsem az olacağını bildirmek istiyorum. Ben incegilin Demo dayının torunu Mehmet İlhan'ın oğlu sait.:))))))))) Artık yapabileceğinizin en iyisini yapmışsınız. Size öneride değilde sadece teşekkürde bulunmak bence bize düşen görevdir. Sayenizde arkadaş çevremize iş çevremize harika köyümüzün harikulade özelliklerini artık görsel ve ıspatlı olarak anlatacağız. Bence bu köyün ilk sahipleri sizin gibi köyümüz adına birşeyler yapanlardır.  Sağolun...

Sait İlhan, posta: sait_ilhan21@?  

 

14 Mart 2004

Böyle iyi birşey yaptığınızdan Ali Başdemir sayesinde haberim oldu. Bende daha geniş ve detaylı olarak hazırlanmış 40-50 sayfalık bilgi vardı.Yanlız sözlük kısımındaki açıklamaların kimisi kısa ve yetersiz kalmış. Ayrıca köyümüze ait oyunlara hiç deyinilmemiş ve deyim ile dua-beddualardan çok eksik var.Bunları buradan kontrol edip yazma imkanım yok...

Sayıt Yıldırım, posta: sayit_yildirim@hotmail.com
 

12 Mart 2004

Ben Malkaya Köyünden Zülfü Mehmet ilhan’ın (imam musto gilin) damadı ALPASLAN BALCI 21.03.2004 tarihinde Karakaya hes işl. Müd. Lokalinde saat=12:00 ‘da Şükran İlhan ile hayatımı birleştirmem nedeniyle yemekli mevlüt’te siz malkaya köylülerini aramızda görmekten mutluluk duyacağım.  Sevgi ve saygılarımla...

ALPASLAN BALCI, posta: alpbalci@hotmail.com

 

12 Mart 2004

Önce bu sitede emeği geçen arkadaşları tebrik ederim.   Ancak bu görüntülerin yanında bilindiği gibi muhteşem kış manzaralarımızında olduğu bilinmektedir.   imkanlar dahilinde eğer bu fotoğraflar temin edilip yayınlanırsa  sevinirim. hayatınızda sağlık ve başarılar dilerim...

Ahmet Güloğlu (Çermik), eposta: sezerlek@mynet.com

 

11 Mart 2004

Sitenizde bulunmaktan çok mutluyum.  Muhabbetimizin devamlılığı dileğiyle...

Hayrettin Yıldırım, eposta:  hayrettinyildirim@ttnet.net.tr

 

1 Mart 2004

Meraba efendim ben elyosun yeğeni alostan kamuran sitenizi çok beyendim hizmetinizin devamini dilerim böyle bir çalışma yaptıgınız için sizlere teşekür ederim  kurum olarak SİNCAP CAFE  ÇIGIR GİYİM diyaloğuyla hizmetinizde başarılar dileriz  not:arzumuz site icin de sanal bi ortam kurulmasi ve cahat or tamýnýn bulun masi ve uzak diyarlardaki hemserilerimizle sohbet etme im kanına ermek saygılarla bu bir elestiriydi...

Kamuran, eposta: sincapce@mynet.com

 

29 Şubat 2004

Meraba ben Recep Ergün'ün torunu memet ilk defa siteye girdim ve çok beğendim. Bence çok başarılı bir çalışma sizlere teşekkür ederim böyle bir site yaptğınız için. İnşallah dahada başarılı olursunuz....

M. Şeyhmuz Karayol, eposta: cano_21@mynet.com

 

23 Şubat 2004

Muhterem Malkayalılar Hicri Yılbaşınızı  tebrik eder, hakkınızda, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan  temenni ederim...

Mustafa Ergün, eposta: naal21@mynet.com

 

19 Şubat 2004

Demir İLHAN (Demo Dayı) nın kızı Şahide bir süredir devam eden hastalığına yenik düşerek 16.02.2004 tarihinde İstanbul'da Hakkın Rahmetine kavuşmuştur.  Canazesi 17.02.2004 tarihinde Köye getirilerek defnedilmiştir  1967 Doğumlu Olan Şahide BİLEN 36 yaşında olup  5 yaşında bir çocuk annesi idi   Acılrımızın ve sevinçlerimizin tüm köylülerimizle paylaşmamıza vesile olan sizlelere teşekkür ederek başarılarınızın ve yeniliklerinizin devamını dilerim. 

Ahmet İlhan, eposta:  ailhan1@muhasebat.gov.tr

 

19 Şubat 2004

slm ben harun güldoğan ailesindenim hacı hasan güldoğanın oğlu rahmetli mevlüt güldoğanın torunuyum siteyi çok beyendim köye nekadar da uzak kalsak buradan bize yaklaştırmışsınız teşekkür ederim Selametle...

H. Harun Güldoğan, eposta: harun1453@yahoo.com
 

18 Şubat 2004

Hayirli Günler,

Malkaya köyünün güzel insanlari. Ben Mustafa beyin bu fikrine gönülden katiliyorum ve bu görüsmeyi yilda bir kere yapalim diyorum. Bu fikri ben Hüseyin Sari kardesimizede ilettim. Mesela köyümüzdeki Ögretmen arkadasimiz, garibim bas bas bagiriyor okul ihtiyacimiz var diye. Kimseden ses seda yok. Neden, cünkü bir birlik yok, beraberlik yok ve güven yok. Kimsenin kimseye güvenmedigi bir dünyada yasamak cok zor ama biz bu zorluklari basarmaya aday malkaya insanlari degilmiyiz. Bu konuyu hüsnü kabul gören köylülerimiz fikirlerini bu sayfaya iletebilirler...

 Ali Yıldırım, eposta: Ali.Yildirim@gmx.de

 

16 Şubat 2004

HİÇ OLMAZSA İKİ YILDA BİR BÜTÜN  KÖYLÜLERİN VE DAVETB EDECEĞİMİZ MİSAFİRLERİN KATILACAĞI  MEVLİTLİ  YEMEKLİ SÜNNET ÇAĞINA GELEN ÇOÇUKLARIN  SÜNNET EDİLDİĞİ KÖYDE MAHALLİ YEMEKLERİN PİŞİRİLİP  İKRAM EDİLDİĞİ  MASRAFINA BÜTÜN KATILANLARIN İŞTİRAK ETTİĞİ  BİR TOPLANT  YAPILAMAZ MI...

Mustafa Ergün, eposta: naal21@mynet.com

 

2 Şubat 2004

Hayırlı günler,

Malkaya Köyünün güzel insanları. Hepinizin güzel bayramını kutluyorum ve rabbimden daha nice böyle güzel bayramlar nasip etmesini diliyorum. Gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül muhabbet ister, sevgi ister, kahve bahane. sevgi ve hürmetlerimle...

 Ali Yıldırım (Almanya'dan), eposta: Ali.Yildirim@gmx.de

 

2 Şubat 2004

Sayın Malkayalılar,

Tüm köylülerimizin kurban bayramını en içten dileklerimle kutluyorum...

dvan Baldık, eposta: ridvan_baldik@mynet.com

30 Ocak 2004

Kurban bayramınız kutlu olsun...

Yakup Arslanoglu, eposta: yakuparslanoglu@hotmail.com

 

30 Ocak 2004

Dünyanın her yerindeki Malkaya köylülerinin ve tüm Müslüman aleminin mubarek kurban bayranını kutlar tüm müslümanların geçmişlerine ALLAHTAN rahmet yaşayanlarına uzun ve hayırlı ömürler dilerim, selamlarımı iletirim...

Hasan İLHAN, eposta: ilhan1960@mynet

 

29 Ocak 2004

TÜM HEMSERILERIMIZIN KURBAN BAYRAMINI SAGLIK MUTLULUK VE ESENLIK DILEKLERIMLE KUTLUYORUM...

Doç. Dr. Ahmet Ergün, eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr

 

28 Ocak 2004

Tüm Hemşerilerimizin ve Malkaya Köylülerinin Mubarek Kurban Bayramını canı gönülden kutlar, hayırlara vesile olmasını niyaz ederim. Selam ve saygılarımı iletirim...

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com

 

28 Ocak 2004

Kurban Bayramını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

16 Ocak 2004

Sesimizi duyan var mı?  Ben Diyarbakır-Çüngüş Malkaya Köyü İlköğretim Okulu Müdürü Ömer İpek. Okulumuz öğrencileri adına bu mesajı okuyacak değerli eğitim gönüllüsü büyüklerimize sesleniyorum!  Yarınlarımızın teminatı sevgili çocuklarımızın daha sağlıklı ve modern bir eğitim için yardımlarınıza ihtiyacı var. Okulumuzda sağlıklı ve modern bir eğitim için hiçbir imkan bulunmamaktadır. Bir okulda bulunması gereken en temel eğitim araçlarından hiçbirine sahip değiliz. Bu temel eğitim araçlarından sadece biri olan haritamız bile bulunmamaktadır. Öğrenci sayımızın az olmasından dolayı daha iyi bir eğitim için sesimizi duymanızı ve bize herhangi bir konuda yardım elinizi uzatmanızı istiyoruz.  Eğer sesimizi duyarsanız 0 (412) 541 2718 nolu telefondan bana ulaşabilirsiniz (bu e-maili ancak ayda bir ilçeye indiğimizde yazabiliyoruz).  Okulumuz öğrencileri adına saygılar ve bol kazançlı günler dilerim...

Ömer İPEK, eposta: omer_ipek@mynet.com.tr

 

13 Ocak 2004

Yakın zamanda vefat eden Mustafa Başdemir'e Allahdan rahmet diler, kederli ailesine Başsağlığı dileklerimizi iletirim. Ergün ailesi adına Mehmet ERGÜN..

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com
 

31 Aralık 2003

2004 yılının tüm hemşerilerimize hayırlara vesile olmasını diler, köyümüze ve hemşerilerimize huzur ve neşe getirmesini temenni ederim...

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com
 

30 Aralık 2003

Türkiyenin dört bir yerinde yaşayan Eylos halkının yılbaşını kutlar; sağlık ve mutluluk dolu günler dilerim.

MUSTAFA YILDIZHAN, eposta: desperado_007@mynet.com.tr

 

30 Aralık 2003

2004 yılının, dünyamıza sağlık, mutluluk ve barış getirmesi dileğiyle, NİCE YILLARA...

ZÜLKÜF ALTAY, eposta: zulkuf.altay@unilever.com

 

30 Aralık 2003

Malkaya Köyünün 2004 yılını en içten dileklerimle kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim...

ZÜLKÜF TEKIN, eposta: zülküf.tekin@trt.net.tr

 

29 Aralık 2003

Yeni yılın tüm dünyada barış ve huzur getirmesi dileklerimle ve siteye göstermiş olduğunuz duyarlılıklarınızdan dolayı kutlar daha nice başarılara imza atmanız dileğiyle bende yeni yılınızı kutlar gözlerinizden öperim...

Mehmet Tüysüz, eposta: mtuysuz@mynet.com
 

29 Aralık 2003

Tüm Malkayalıların yeni yılını kutlar, 2004 yılının hepimiz için sevgi dolu, hoşgörülü ve sağlıklı  geçmesini dilerim..

Doç. Dr. Ahmet Ergün, eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr

 

29 Aralık 2003

Sevgili köylülerim, bende yeryüzündeki bütün köylülerimin yeni yılını kutluyor, sağlık, mutluluk, başarı ve barış getirmesini diliyorum...

dvan Baldık, eposta: ridvan_baldik@mynet.com

 

29 Aralık 2003

Yeni yılınızı kutlar, herkese iyi yıllar dilerim...

SERDAR SARI, eposta: ssari1907@hotmail.com

 

26 Aralık 2003

Yeni yılınızı kutlar, mutluluk ve başarılar getirmesini dileriz...

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

25 Kasım 2003

FANİ DÜNYANIN PADİÞAHI DEĞİLİZ BİZ GÖNÜL HIRKASINI YAMAR GİYERİZ.  DOSTLARLA AĞLAR GÜLERİZ, SEVDİKLERİMİZE NİCE BAYRAMLAR DİLERİZ...

Nevzat Çiftçi, eposta: nevzat21@hotmail.com

 

24 Kasım 2003

Elyos halkının bayramını kutlarım. Umarım bu bayram herkese sağlık ve mutlukuk getirir...

ERKAN ÇİFTÇİ, eposta: efsane_erkan@mynet.com

 

21 Kasım 2003

Mubarek kadir gecesinin tüm köylülerimize ve müslüman alemine hayırlı olmasını diler, köylülerimin ramazan bayramının mubarek olmasını temenni ederim....

Hasan İLHAN, eposta: ilhan1960@mynet

 

21 Kasım 2003

Bütün köylülerimizin Ramazan Bayramını kutlar, sağlık ve mutluluklar dileriz.....

                                                    Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

21 Kasım 2003

Kadir Gecenizi tebrik ederiz....

                                                    Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

18 Kasım 2003

Tüm hemşerilerimin Kadir Gecesini tebrik eder, selam ve saygılarımı iletirim....

Doç. Dr. Ahmet Ergün, eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr
 

18 Kasım 2003

Tüm hemşerilerimin mubarek Kadir Gecesini tebrik eder, sağlık, sıhhat ve afiyetler dilerim.

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com
 

12 Kasım 2003

Tüm köylülerimizin mubarek ramazan bayramı kutlu olsun....

Sami  ÇATALAĞAÇ, eposta: elyos@mynet.com
 

12 Kasım 2003

Sevgili Hemşerilerimin ve Malkaya Köylülerinin, Mubarek Ramazan Bayramını en içten Duygularla Kutlar, yakın zamanda vefat edenlere Cenabı Haktan rahmet diler, merhumun yakınlarına başsağlığı dilerim.  Sevgi ve Saygılarımla....

Doç. Dr. Ahmet Ergün, eposta: ergun@medicine.ankara.edu.tr
 

11 Kasım 2003
Öncelikle böyle bir sayfanın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim, tüm Malkaya'lıların Mubarek Ramazan Bayramını canı gönülden kutlarım.  Herkese selam ve saygılarımı iletirim. Yakın zamanda vefat edenlere Allah'tan rahmet diler, kalanlara uzun ömürler dilerim....

Mehmet ERGÜN, eposta:  21mehmeter@mynet.com
 


11 Kasım 2003

Mübarek Ramazan bayramınızı kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim   Emir bu; “olan versin” Ver ki, bereketlensin, Olmayan da sevinsin  Açsa doysun insanlar, Bayram olsun bayramlar.  Sevgi ister küçükler, Saygı bekler büyükler, Son bulmalı küslükler,  Mutlu  olsun insanlar, Bayram olsun bayramlar.  Sözümüz anlaşılır; “Zor birlikte aşılır” Sevince kaynaşılır, Sevgi dolsun insanlar, Bayram olsun bayramlar.   Huzur bulsun insanlar, Bayram olsun bayramlar....

 Salih SARI, eposta:  salih@mynet.com
 

05 Kasım 2003
Bu kadar güzel bir sayfanın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim.  Çalışmalarınızda başarılar diler, selam ve saygılarımı iletirim.  Ancak  Köyün genel bir görünümünü gösteren fotoğraf ekleme imkanı olursa daha güzel olur kanaatindeyim....

 Mehmet Ergün, eposta: 21mehmeter@mynet.com
 

02 Kasım 2003

herşey güzel dört dörtlükte şu resimler bölümüne köylülerin resimlerinide koysanız daha güzel olmazmı :o) ha birde gençler ait bir bölüm olsa hiçte fena olmaz.....

Mehmet Kırık, eposta: mehmet_20002001@hotmail.com
 

02 Kasım 2003
Köy adına yaptığınız bu hizmetten dolayı sizleri kutlar devamını dilerim.  Saygılarımla...

Yavuz İLHAN, eposta: yavuzilhan@yahoo.com

 

26 Ekim 2003

Köyümüz halkının Mübarek Ramazan ayını tebrik ediyor; hayırların celbi şerlerin def'i için bir vesile olmasını temenni ediyorum....

Said Akgündüz

 

10 Ekim 2003

Berat Kandiliniz mübarek olsun...

                                                    Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

30 Eylül 2003

1983/3  tertiplere bol şans ve hayırlı tezkereler dilerim....
Rıdvan  TURHAN

 

23 Eylül 2003

Miraç Kandiliniz mübarek olsun...

                                                    Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

28 Ağustos 2003

Mübarek üçaylarınızı ve regaib kandilinizi tebrik eder hayırlara vesile olmasını Cenab-ı haktan niyaz ederim.....

Said Akgündüz

 

27 Ağustos 2003

1983/3 tertip, vatani görevini tamamlamak için askere giden Bastam Haydar'ın oğlu Abdurrahman Aslanoğlu Manisa-Batıkışla'daki birliğine teslim olmuştur.Kendisiyle birlikte askere giden eyloslu gençlere hayırlı teskereler dilerim....

Mustafa Yıldızhan

 

11 Şubat 2003

Bütün Köylülerimizin Kurban Bayramını içtenlikle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dileriz....

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

31 Aralık 2002

Yeni yılınızı kutlar, mutluluk ve başarılar getirmesini dileriz...

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

10 Aralık 2002

1982/4 tertibinde vatani görevlerini yerine getirmek üzere askere alınan köylü gençler birliklerine teslim oldular...

 Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

5 Aralık 2002

Tüm Malkayalıların Ramazan Bayramını kutluyoruz...

                                                                  Malkaya Köyü web sayfası adına Ramazan Sarı-Ensar Çiftçi

 

 Bu web sayfası boyunca sigara içmediğiniz için teşekkürler!

Dünyanın ilk Sigarasız Web Sayfası World's first Smoke Free Web Site

 

[ Geri Dön ]